Hukuka aykırı bir durumun neden olduğu; maddi problemlerin giderilmesi amacıyla sözleşmeden kaynaklanan alacak davası ve tazminat davaları açılabilmektedir.
Alacak Davası Nedir?
Alacak davası en çok karşılaşılan dava türlerinden biridir. Borçlar hukukunda borcun dört kaynağı bulunmaktadır. Bunlar: haksız fiil, sebepsiz zenginleşme, sözleşme ve vekaletsiz iş görmedir. Eğer bu nedenlerden biri yüzünden birine borçlanılırsa ve borç zamanında ödenmezse; alacaklı tarafından alacak davası açılmaktadır.
Alacak davasının açılması için şu şartlar gereklidir; borcun zamanında ödenmemesi, borçlu olan kişinin üstüne düşen görevleri yapmaması ve alacaklı olan kişinin bir kusurunun olmaması şartıdır. Bu şartlar sağlandığında alacaklı kişi davayı açar ve mahkeme dava edilen kişinin haksız olduğuna karar verirse davayı açan kişi karşı tarafa icra takibi başlatabilmektedir.

Sözleşmeden Kaynaklanan Alacak Davası Nedir?
Sözleşmeden Kaynaklanan Alacak Davası Nedir?
Sözleşmeden kaynaklanan alacak davasında üç önemli özellik vardır. Bu özellikler: hukuka aykırılık, sözleşmeye aykırılık ve ahlaka aykırılıktır. Bu sebeplerden dolayı maddi olarak zarar gören kişi sözleşmeden doğan alacak davası açabilmektedir. Fakat kanun gereği zarar gördüğünü ve zararı veren kişiyi ispat etmek zorundadır. Davanın sonuç kısmında ise tazminat bedeli eğer tam olarak belirlenemiyorsa burada hakim olayın tüm özelliklerini göz önünde bulundurarak karar verecektir.

Sözleşmeden Kaynaklanan Alacak Davası Görevli Mahkeme
Sözleşmeden Kaynaklanan Alacak Davasında Görevli Olan Mahkeme
Öncelikle bu tarz davalarda görevli olan mahkeme davanın konusuna göre değişim göstermektedir. Fakat Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 2. Maddesi olan “dava konusunun miktar ve değerine bakılmaksızın malvarlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir” denmiştir. Bazı istisnai durumlar vardır. Örneğin; iş sözleşmesinden kaynaklanan bir davayla ilgilenecek olan mahkeme İş Mahkemesi, kira sözleşmesine dayalı borç ilişkisinden kaynaklanan bir davaya ise Sulh Mahkemeleri bakmaktadır.
Sözleşmeden Kaynaklanan Alacak Davası Kararları
Bu tarz alacak davalarında genel olarak dava edilen kişinin borcunu ödemesi gerekmektedir. Eğer dava edilen kişi borcunu ödemezse davacı icra takibi başlatır ve ödenmesi gereken borç haciz yoluyla tahsil edilmektedir. Bu süreç kanunlar dahilinde işlemektedir. Bu davada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 10. Maddesine göre “sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir” denmektedir. Bu madde özel yetkiyle ilgilidir. Sözleşmenin nerede yerine getirileceği tarafların isteklerine göre belirlenmektedir. Eğer sözleşmenin varlığı taraflar arasında belirsiz ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6. Maddesine göre tarafların yaşadığı yerdeki icra dairesi ve mahkemesi sorumludur.

Tazminat Davası Nedir?
Tazminat Davası Nedir?
Tazminat davası hukuk kurallarına aykırı olan bir neden yüzünden maddi veya manevi olarak bir zarara uğrayan kişinin bu zararın karşılanması amacıyla kusurlu tarafa açtığı dava çeşitlerinden biridir. Tazminat davası açılabilmesi için gerekli bazı şartlar vardır. Bu şartlar: öncelikle tazminat davasını açacak olan kişi zarara uğradığını ve davayı açmak istediği kişinin kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Tazminat davasının açılma nedenine göre belli bir zamanaşımı süresi vardır; bu süre içerisinde açılması gerekir aksi halde mahkeme ret yanıtı vermektedir. Davayı açacak olan kişi haksız fiil ile bağlantılı olarak uğradığı zararı ispatlamalıdır. Bu şartlar manevi tazminat davaları için de geçerlidir. Hakim kişinin uğradığı zarara bakarak (maddi ve manevi), olayın tüm boyutlarını değerlendirerek karar vermektedir.
Tazminat Davası Çeşitleri
Tazminat davaları, hukuk kurallarına aykırı olan bir neden yüzünden zarara uğrayan kişi tarafından kusurlu kişiye karşı açılmaktadır. Tazminat davalarının açılması için çeşitli nedenler vardır. Bu nedenler genel olarak şunlardır; boşanmadan kaynaklanan tazminat davaları, iş kazası sebebiyle açılan tazminat davaları, yanlış doktor veya yanlış tedavi sonucunda oluşan zararlar için açılan tazminat davaları, maddi ve manevi tazminat davaları, telif haklarından doğan sorunlar için açılan tazminat davaları, hakaretten dolayı açılan tazminat davaları, ölüm ya da yaralanma ile sonuçlanan trafik kazaları için açılan tazminat davaları, kişilik haklarına zarardan dolayı açılan tazminat davaları ve destekten yoksun kalma durumunda açılan tazminat davaları şeklindedir.

Tazminat Davalarında Zamanaşımı
Tazminat Davalarında Zamanaşımı
Tazminat davalarında zarar gören kişinin, uğradığı zararı ve kusurlu kişiyi öğrendiği zamandan itibaren 2 yılın ve haksız fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğramaktadır. Bu zamanaşımı boşanma davalarında ise boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıldır. Tazminat davaları istenilirse boşanma davalarıyla aynı anda istenilirse de boşanma davalarından sonraki 1 yıl içesinde açılabilmektedir.
Tazminat Davaları Ne Kadar Sürmektedir?
Tazminat davalarının sonuçlanma süresi; davanın açılmasına neden olan duruma göre değişiklik göstermektedir. Tazminat davasının sonuçlanmasında şu aşamalar vardır: tarafların iddiaları, tanıkların dinlenmesi, maluliyet oranının tespit edilmesi, kusurun tespit edilmesi, oluşan maddi zararların hesaplanması aşamalarıdır. Mahkeme olayın tüm detaylarını göz önünde bulundurarak bu aşamaları incelemektedir. Karşılıklı olarak davalı ve davacının itirazları dinlenip bir karar verilmektedir. Tazminat davalarının sonuçlanması ortalama 1,5-2 yıl sürebilmektedir.
Tazminat Davasında İndirim Olabilir Mi?
Tazminat davasında belirli sebeplerden dolayı indirim uygulanabilmektedir. Bu sebepler şunlardır:
- Tazminat davasında zarara uğrayan kişi, zararın oluşmasına neden olan fiile razı olmuşsa
- Tazminat davasında zarara uğrayan kişi, zararın oluşmasında veya zararın artmasına neden olmuşsa
- Tazminat davasında zarara uğrayan kişi, zararın oluşmasına sebep olan kişinin durumunu ağırlaştırmışsa
Tazminat indirimi söz konusu olmaktadır. Bu gibi durumlarda savunmanız iyi bir tazminat avukatı ile yapılmalıdır. Tabi hakim ve görevlilere davanızda olmasını gerekenler çok iyi izah edilmeli, anlayacakları şekilde yargıtay kararları derlenerek bir dilekçe hazırlanmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası nedir?
Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası, işçi ile işveren arasında yapılan sözleşmeden doğan alacakların ödenmemesi durumunda açılan davadır. İşçi, emeğinin karşılığını alamadığında veya sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığında bu dava türüne başvurabilir. Mahkeme, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesini, yapılan işin niteliğini ve alacak miktarını değerlendirerek karar verir. Genellikle bu davalarda iş mahkemeleri görevli olmaktadır.
Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası görevli mahkeme hangisidir?
Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası görevli mahkeme, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca İş Mahkemeleridir. Eğer bulunduğunuz yerde iş mahkemesi yoksa, bu davalara Asliye Hukuk Mahkemesi bakar. Görevli mahkeme belirlenirken davanın konusuna, işin niteliğine ve taraflar arasındaki hukuki ilişkiye dikkat edilir.
Sözleşmeye aykırılık nedeniyle alacak davası nasıl açılır?
Sözleşmeye aykırılık nedeniyle alacak davası, taraflardan birinin sözleşmede belirlenen yükümlülükleri yerine getirmemesi sonucu ortaya çıkan zararların giderilmesi amacıyla açılır. Davacı, karşı tarafın sözleşmeyi ihlal ettiğini ve bu ihlalin kendisine maddi zarara neden olduğunu ispatlamalıdır. Bu tür davalarda delil olarak yazılı sözleşme, fatura, yazışma ve tanık beyanları kullanılabilir.
Sözleşmeye aykırılık nedeniyle maddi tazminat talep edilebilir mi?
Evet, sözleşmeye aykırılık nedeniyle maddi tazminat talep etmek mümkündür. Taraflardan biri sözleşmede belirtilen yükümlülükleri ihlal ederek diğer tarafa zarar verdiyse, mağdur taraf bu zararın giderilmesi için maddi tazminat davası açabilir. Hakim, zararın miktarını, sözleşmenin ihlal derecesini ve tarafların kusur oranını dikkate alarak karar verir.
Sözleşmeye dayalı alacak davası nedir?
Sözleşmeye dayalı alacak davası, iki taraf arasında yapılan sözleşmeden doğan bir borcun ödenmemesi durumunda açılan davadır. Taraflardan biri borcunu yerine getirmediğinde, alacaklı taraf mahkemeye başvurarak alacağını talep eder. Bu davalarda, sözleşmenin geçerli şekilde yapılmış olması ve borcun muaccel hale gelmesi önemlidir.
Satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası nedir?
Satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası, mal veya hizmetin teslim edilmesine rağmen bedelinin ödenmemesi durumunda açılan davadır. Satıcı, alacağını tahsil etmek için alacak davası açabilir. Bu tür davalarda delil olarak fatura, teslim belgeleri ve taraflar arasındaki sözleşme önemlidir. Mahkeme, satışın geçerliliğini ve ödeme yükümlülüğünün ihlal edilip edilmediğini değerlendirir.
Sözleşmeye dayalı alacak zamanaşımı süresi ne kadardır?
Sözleşmeye dayalı alacak zamanaşımı süresi, Borçlar Kanunu’nun 146. maddesine göre genel olarak 10 yıldır. Ancak bazı özel sözleşme türlerinde bu süre daha kısa olabilir. Örneğin, iş sözleşmelerinden doğan alacaklarda zamanaşımı süresi 5 yıldır. Taraflar arasında sözleşmede özel bir zamanaşımı süresi belirtilmemişse, kanuni süre uygulanır.
Sözleşmeden doğan alacak zamanaşımı ne kadar sürede dolmaktadır?
Sözleşmeden doğan alacak zamanaşımı, borcun muaccel hale geldiği yani ödenmesi gereken tarihten itibaren işlemeye başlar. Genel olarak 10 yıl içinde alacak davası açılmazsa zamanaşımına uğrar. Ancak hizmet veya kira gibi süreli sözleşmelerde bu süre 5 yıl olabilir. Zamanaşımı süresi dolduktan sonra alacak hakkı ortadan kalkmaz, fakat borçlu ödemeyi reddedebilir ve mahkeme davayı reddeder.