İstanbul İş Kazası Avukatı 2026
İstanbul’da iş kazası yaşadıysanız önünüzde iki ayrı süreç birden açılır. Biri SGK ile yürüyen sosyal güvenlik süreci, diğeri işverenle yürüyen tazminat sürecidir. İki süreç birbirinden bağımsız işler, süreler kısadır, kanıtlar hızla kaybolur. İstanbul iş kazası avukatı, SGK başvurunuzu, maluliyet raporuna itirazınızı ve işverenden talep edeceğiniz tazminatı tek strateji altında yürütür. Çözüm Avukatlık ve Arabuluculuk Ofisi olarak İstanbul merkezli çalışıyor, dosyanızı adliye adliye takip ediyoruz.
Sayfada kazanın hukuki tanımından tazminat hesabına kadar merak ettiğiniz noktaları anlatıyoruz. Zamanaşımı süresinden SGK’nın işverene rücu sürecine kadar her aşamayı adım adım ele alıyoruz. Türkiye genelinde dosya takibi yapan ekibimiz, SGK uzmanı, adli tıp uzmanı ve aktüer hesaplama uzmanıyla birlikte çalışır. Amacımız, kaza sonrası zor geçen dönemde net ve uygulanabilir yol haritası sunmaktır. Aşağıdaki başlıklardan doğrudan ilgilendiğiniz konuya geçebilirsiniz.
Ücretsiz ön değerlendirme için dosyanızı iletebilir, ilk görüşmede durumunuzu netleştirebiliriz.
İstanbul İş Kazası Avukatı Ne İş Yapar?
İş kazası avukatı, çalışanın kaza sonrası karşılaştığı üç ayrı hukuki alanda rol alır. Alanlar SGK süreçleri, işverene karşı açılacak tazminat davası ve gerektiğinde ceza soruşturmasıdır. Avukat, kazanın SGK’ya doğru bildirilip bildirilmediğini kontrol eder, maluliyet raporuna itiraz gerekiyorsa süreci yürütür. İşverenin kusuruna göre maddi ve manevi tazminat talebini hazırlar. İstanbul iş kazası avukatı, üç alanı birbirine bağlı tek dosya mantığıyla yürütür; çünkü SGK’dan alınan gelir ile mahkemeden talep edilecek tazminat aynı zarar üzerinden hesaplanır.
Avukatın süreçteki rolü, dosyanın en başında delil toplamakla başlar. Kaza tutanağı, tanık beyanları, hastane kayıtları ve iş güvenliği raporları toplanmadan dosya sağlıklı ilerlemez. Avukat aynı zamanda bilirkişi raporlarını denetler. Kusur oranına ve maluliyet tespitine itiraz gerekip gerekmediğine karar verir. SGK rücu sürecinde işverenin sorumluluğunu netleştirmek de takibin parçasıdır.
Avukatsız yürütülen dosyalarda en sık karşılaşılan sorun, süre kaçırma ve eksik delil toplamadır. Zamanaşımı süresi dolmadan dava açılması teknik bilgi gerektirir. Bildirim yükümlülüklerinin doğru takip edilmesi ve bilirkişi raporlarına zamanında itiraz edilmesi de aynı ölçüde önemlidir. Adımlardan biri atlandığında, işçinin hak kazanabileceği tazminatın önemli kısmı kaybedilebilir. Süreci başından itibaren uzman desteğiyle yürütmek, hak kaybını önlemenin en etkili yoludur.
İstanbul İş Kazası Avukatı İletişim Bilgileri
İstanbul iş kazası avukatı arayan çoğu kişi, önce doğrudan avukata ulaşmak ister. İletişim bilgilerimizi sayfanın başında, ilk ekranda paylaşıyoruz. İlk görüşmede dosyanızı ücretsiz değerlendiriyoruz. Size somut yol haritası çiziyoruz. Aşağıdaki tablodan doğrudan ulaşabilirsiniz.
| Bilgi | Detay |
|---|---|
| Avukat | Av. Arb. Cuma Ali Koç |
| Telefon | 0544 129 34 68 |
| Adres | Çobançeşme Mahallesi Sanayi Caddesi Nish İstanbul Residence No: 44 B Blok D:61, 34180 Bahçelievler/İstanbul |
| E-posta | info@cozumavukatlik.org |
| Hizmet Alanı | İş kazası ve meslek hastalığı tazminat davaları, İstanbul geneli ve Türkiye çapında dosya takibi |
Yukarıdaki numaradan arayarak veya e-posta yoluyla ulaşabilirsiniz. Türkiye genelinde dosya takibi yapan ekibimizden randevu talep edebilirsiniz. İlk görüşmeye gelirken kaza tutanağı, varsa hastane raporları ve SGK yazışmalarını yanınızda bulundurmanız, değerlendirme sürecini hızlandırır. Elinizde belgeler olmasa dahi görüşmeyi erteletmenize gerek yoktur. Eksik belgelerin nasıl tamamlanacağını görüşme sırasında anlatırız.
İş Kazası Avukatının Verdiği Hizmetler
İş kazası avukatı, dosyanın türüne göre değişen hizmetler sunar. Hizmetler birbirini tamamlar, genellikle aynı dosyada iç içe yürür. Aşağıdaki liste, sürecin başından sonuna kadar sunduğumuz desteği özetler. Her kalem, dosyanın farklı ihtiyacına karşılık gelir.
- SGK’ya kaza bildiriminin doğru yapılıp yapılmadığının kontrolü ve gerekirse itiraz süreci.
- Maluliyet oranını belirleyen sağlık kurulu raporuna itiraz.
- Maddi ve manevi tazminat davasının açılması ve mahkemede takibi.
- Kusur bilirkişi raporuna itiraz ve yeniden inceleme talebi.
- Kazayla bağlantılı ceza soruşturmasının takibi.
- Taraflar isterse arabuluculuk müzakerelerinin yürütülmesi.
Hizmetlerin her biri, dosyanın farklı aşamasında devreye girer. Kalemler birbirinden bağımsız yürütülmez. Örneğin maluliyet oranına yapılan itiraz, hem SGK’dan bağlanacak geliri hem mahkemeden talep edilecek tazminat miktarını doğrudan etkiler. İstanbul iş kazası avukatı olarak amacımız, hizmetleri tek dosya stratejisi altında yürüterek işçinin hak kaybına uğramasını önlemektir.
Hangi Olaylar İş Kazası Sayılır?
İş kazası kavramı, 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesinde sınırlı sayıda halle tanımlanır (5510 sayılı Kanun). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, sayının sınırlı olduğunu defalarca vurgulamıştır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2023/406, K.2025/80, T.26.02.2025). Kanunda geçen hallerden birine girmeyen olay, iş kazası sayılamaz. Buna göre işçinin işyerinde bulunduğu sırada, yürüttüğü iş nedeniyle veya işverence sağlanan taşıtla işe gidiş-dönüşü sırasında yaşadığı olaylar kaza kabul edilir. İşveren tarafından asıl işyeri dışında görevlendirilen işçinin, görev süresince geçirdiği olaylar da aynı kapsamda değerlendirilir (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2024/5617, K.2024/7656, T.04.07.2024).
Tanımın kapsayıcılığı, kullanıcıların en çok merak ettiği noktadır. Kaza yalnızca üretim hattında değil, işyeri dışında da yaşanabilir. Kanun metnindeki hallerden herhangi birinin gerçekleşmesi yeterlidir, hepsinin birlikte oluşması aranmaz. Aşağıda kapsamın iki sık sorulan uzantısını ayrı başlıklarda ele alıyoruz.
- İşyerinde çalışma sırasında yaşanan kazalar.
- İşveren tarafından başka yere görevlendirilirken veya görev dönüşü yaşanan kazalar.
- İşverence sağlanan servisle işe gidiş-dönüş sırasında yaşanan kazalar.
- Emziren işçinin süt izni saatlerinde yaşadığı kazalar.
- İşyeri eklentilerinde (yemekhane, yatakhane gibi) geçen sürede yaşanan kazalar.
Hallerden birine giren her olay, meydana geliş şekli fark etmeksizin iş kazası sayılır. Olay, SGK’ya bildirim yükümlülüğü doğurur. Kazanın işyeri dışında, mesai saati dışında veya işçinin kendi kusuruyla gerçekleşmesi, niteliği ortadan kaldırmaz. Kullanıcıların kendi durumunu listede bulması, hangi hakları aramaya başlayabileceğini görmesi açısından önemlidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, işyerine bağlı yemekhane ve yatakhane gibi eklentilerde geçen sürenin de iş organizasyonu kapsamında değerlendirildiğini kabul etmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2016/2569, K.2020/956, T.25.11.2020).
İşe Gidiş ve Dönüş Sırasında Yaşanan Kazalar
Servis aracıyla işe gidiş-dönüş sırasında yaşanan kazalar, işverence araç sağlanması şartıyla kaza sayılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, işverenin işçileri araçla toplu taşıması halinde sürenin işverenin gözetme borcu kapsamında kaldığını kabul etmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2021/297, K.2022/1760, T.15.12.2022). Aracın işverenin mülkiyetinde olmaması durumunda dahi aynı sonuç geçerlidir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, aracın mülkiyetinin önemli olmadığını, kazanın iş güzergâhında meydana gelmesinin yeterli olduğunu ayrıca belirtmiştir (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2025/4911, K.2025/11279, T.03.07.2025).

İşe Gidiş ve Dönüş Sırasında Yaşanan Kazalar
Kuralın istisnası neredeyse yoktur. İşçinin kazada tam kusurlu bulunması dahi iş kazası niteliğini ortadan kaldırmaz. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, işçi yüzde yüz kusurlu kabul edilse bile kazanın işverence sağlanan araçta meydana geldiği sabit olduğu sürece iş kazası sayılacağını ifade etmiştir (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2024/10156, K.2024/12672, T.10.12.2024). Servis aracını beklerken veya araçtan indikten hemen sonra yaşanan olaylar da aynı kapsamda değerlendirilir.
Meslek Hastalıkları İş Kazası Sayılır mı?
Meslek hastalığı ile iş kazası, hukuken ayrı iki kavramdır. Kaza ani ve belirli tarihte gerçekleşirken, meslek hastalığı işin yürütülmesi sırasında zamanla ortaya çıkar. Tespit süreci de farklı işler; meslek hastalığı tanısı SGK’ya bağlı sağlık kurulları tarafından konulur. Tanı, işçinin çalıştığı işle hastalık arasındaki illiyet bağı incelenerek verilir.
Tazminat hakkı bakımından sonuç aynıdır. İki kavram da aynı tazminat haklarını doğurur. Meslek hastalığı teşhisi konan işçi, kaza geçiren işçiyle aynı şekilde maddi ve manevi meslek hastalığı tazminat davası açabilir. Dava süreci ve talep edilebilecek kalemler, iş kazası dosyalarıyla büyük ölçüde örtüşür.
İş Kazası Sonrası Yapılması Gerekenler
Kaza sonrasında atılacak ilk adımlar, hem sağlığınızı hem dava sürecindeki başarı şansını doğrudan etkiler. Doğru sırayla atılan adımlar, delillerin kaybolmasını önler. Aşağıdaki sıra, kazadan hemen sonra izlenmesi gereken pratik adımları özetler. Her adım, dosyanın ilerleyen aşamalarında karşınıza çıkacak soruyu baştan cevaplar.
- Öncelikle tıbbi müdahale için hastaneye başvurun.
- Hastanede olayın iş kazası olduğunu açıkça beyan edin.
- Kolluk kuvvetlerine (polis veya jandarma) durumu bildirin.
- Kazaya tanık olan kişilerin isim ve iletişim bilgilerini alın.
- Mümkünse kaza yerinin fotoğraflarını çekin.
- İşverenin SGK’ya bildirim yapıp yapmadığını takip edin.
- İş kazası avukatına başvurarak dosyanızı erken aşamada güvence altına alın.
Adımlar arasında delil toplama, dava sürecinin sonucunu doğrudan etkileyen en kritik aşamadır. Kaza tespit tutanağı, tanık beyanı ve olay yeri görselleri zamanla kaybolabilir veya unutulabilir. Delillerin eksik kalması, işverenin kusurunu ispatlamayı zorlaştırır. Dosyanızı erken aşamada avukatla paylaşmanız, eksik delilleri zamanında görmenizi sağlar.
İş Kazası Bildirimi Kim Tarafından ve Ne Zaman Yapılır?
Bildirim yükümlülüğü, işçinin SGK haklarından yararlanabilmesi için kritiktir. Yükümlülük aynı zamanda işverenin idari para cezasından kaçınabilmesi için de önemlidir. Süresinde yapılmayan bildirim, işçinin geçici iş göremezlik ödeneğini geciktirir. Gecikme, işverene ayrıca idari yaptırım getirir.
| Bildirimi Yapacak Taraf | Bildirim Yapılacak Kurum | Yasal Süre |
|---|---|---|
| İşveren (4/a sigortalılar için) | Kolluk kuvvetleri | Derhal |
| İşveren (4/a sigortalılar için) | SGK | 3 iş günü içinde |
| Sağlık hizmeti sunucusu | SGK | Tedavi başvurusunu takip eden 10 gün içinde |
| İşçinin kendisi (bildirim yapılmadıysa) | SGK bildirim sayfası | Öğrenildiği tarihten itibaren gecikmeden |
Bildirimin süresinde yapılmaması işçiyi mağdur bırakmaz. Gecikme, süreci uzatır ve ek hukuki mücadeleyi gerekli kılar. İşveren bildirimi geciktirirse, bildirim tarihine kadar geçen süredeki geçici iş göremezlik ödeneği SGK tarafından işverenden tahsil edilir. İşçi, bildirim yapılmadığını fark ettiği anda doğrudan SGK’ya başvurabilir; başvuru hakkı işverenin ihmalinden bağımsız olarak her zaman açıktır.
İş Kazasında İşverenin Hukuki Sorumluluğu
İşveren, çalışanına karşı iş sağlığı ve güvenliği mevzuatından doğan geniş gözetme borcu taşır. Yükümlülük yalnızca gerekli ekipmanı temin etmekle sınırlı değildir. Ekipmanın fiilen ve doğru kullanılmasını sağlamak, çalışanı eğitmek de işverenin görevidir. Sahada sürekli denetim yapmak, yükümlülüğün ayrılmaz parçasıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi noktayı net biçimde ortaya koymuştur:
İş kazalarını önlemek bakımından işveren sadece işin niteliğine uygun koruyucu malzeme vermekle yükümlü olmayıp verilen malzemenin kullanılmasını sağlamak ve bunun uygulanıp uygulanmadığını sürekli ve etkin bir biçimde denetlemekle de yükümlüdür.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2023/3904, K.2023/2784, T.12.09.2023
Karar, uygulamada sık karşılaşılan savunmayı geçersiz kılar. İşverenin “koruyucu ekipmanı verdim, kullanmayan işçidir” savunması tek başına yeterli değildir. Denetim yükümlülüğü yerine getirilmediğinde mahkemeler işverene ağır kusur oranı yükler. Kimi dosyalarda etkin denetim sistemi hiç kurulmadığı için işveren tam kusurlu bulunmuştur (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2023/7044, K.2023/11553, T.21.11.2023). İş güvenliğinin çalışanın kendi inisiyatifine bırakılması da aynı şekilde işverenin kusurunu ağırlaştırır (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2019/11783, K.2021/5574, T.07.07.2021).
İşverenin sorumluluğu, kusurlu ve kusursuz sorumluluk hallerini birlikte kapsar. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırılık bulunduğunda kusurlu sorumluluk devreye girer. Mevzuata tam uyulmuş olsa dahi bilim ve teknolojinin ulaştığı seviyedeki önlemler alınmamışsa yine sorumluluk doğabilir (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2025/11883, K.2026/2803, T.09.03.2026). “Mevzuata uydum” savunması da tek başına yeterli değildir; alınması gereken önlem, teknolojinin geldiği noktaya göre ayrıca değerlendirilir.
İş Kazası Nedeniyle Talep Edilebilecek Tazminatlar
Kaza sonrasında talep edilebilecek tazminatlar, zararın türüne göre üçe ayrılır. Kalemler birbirini dışlamaz. Aynı dosyada birlikte talep edilebilirler. Talebin dayanağı, işverenin kusurlu davranışı ile işçinin uğradığı zarar arasındaki illiyet bağıdır.
| Tazminat Türü | Kimler Talep Edebilir | Kapsamı |
|---|---|---|
| Maddi Tazminat | Kazaya uğrayan işçi | Tedavi gideri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı |
| Manevi Tazminat | İşçi ve belirli hallerde yakınları | Bedensel ve ruhsal acının kısmen giderilmesi |
| Destekten Yoksun Kalma Tazminatı | Ölüm halinde desteğinden yoksun kalanlar | Kaybedilen düzenli yardımın karşılanması |
Üç kalem, tek dava dilekçesinde birlikte talep edilebilir. Kalemler, SGK’dan bağlanan gelirle karıştırılmamalıdır. SGK ödemesi ile işverenden istenen tazminat, birbirinden bağımsız iki ayrı haktır. Aşağıdaki üç alt başlıkta kalemleri ayrı ayrı inceliyoruz.
Maddi Tazminat
Maddi tazminat, kazanın işçinin malvarlığında yarattığı somut kayıpları kapsar. Kapsama tedavi giderleri, kazanç kaybı ve çalışma gücü kaybından doğan zarar girer. Tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanan kısmı, işverenden talep edilecek tutardan mahsup edilir. Yalnızca SGK’nın karşılamadığı gerçek zarar, tazminat konusu olur.
Hesaba etki eden unsurlar arasında işçinin maluliyet oranı, kusur oranı ve giydirilmiş brüt ücreti yer alır. SGK’dan bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri de hesaplanan tazminattan mahsup edilir. Mahsup işlemi, mükerrer ödemeyi önlemek amacıyla yapılır. İşlem, Yargıtay tarafından kamu düzenine ilişkin kabul edilir.
Manevi Tazminat
Manevi tazminat, işçinin bedensel ve ruhsal acısını kısmen dindirmeyi amaçlayan özgün kurumdur. Kurum, cezalandırma veya zenginleştirme amacı taşımaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, manevi tazminatın ceza olmadığını kabul etmiştir. Kurul ayrıca, taraflardan biri için zenginleşme aracı diğeri için yıkım olmaması gerektiğini karara bağlamıştır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2018/20, K.2021/1383, T.09.11.2021).
Hakim, manevi tazminat miktarını belirlerken Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalarak tarafların sosyal ve ekonomik durumunu değerlendirir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2020/5414, K.2021/625, T.01.02.2021). İşverenin kusur derecesi ve olayın oluş şekli de dikkate alınır. İşçinin maluliyet oranı, takdirde ayrıca gözetilir. Yalnızca kazaya uğrayan işçi değil, belirli hallerde eşi ve çocukları da kendi elem ve ızdırapları için manevi tazminat talep edebilir. Takdir edilen tutar, hem zarar görenin tatmin duygusunu sağlamalı hem paranın alım gücüne uygun düşmelidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2023/1059, K.2024/32, T.31.01.2024).
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
Ölümle sonuçlanan kazalarda, hayatını kaybeden işçinin desteğinden yoksun kalan kişiler tazminat talep edebilir. Destek kavramı, miras hukukundan bağımsızdır. Destek olma durumu hukuki değil eylemli duruma dayanır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, desteğin yardımından yoksun kalan kişiler ifadesinin ölenle yakın ilişki içindeki ana, baba, eş, çocuk, kardeş ve nişanlıyı kapsadığını, mirasçı olma şartının aranmadığını kabul etmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E.2022/6180, K.2024/4991, T.21.05.2024).
Eş, çocuk ve anne-baba dışında, fiilen desteklenen ama yasal mirasçı olmayan kişiler de tazminatı isteyebilir. Tazminat miktarı, ölen işçinin gelirine, yaşına ve desteklediği kişi sayısına göre hesaplanır. Desteğin kendi kusurunun bulunması, destekten yoksun kalanların tazminat hakkını etkilemez; zarardan doğan hak desteğe ait olmadığından, kusurunun destek hakkına etkili olması düşünülemez (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E.2021/9031, K.2022/2012, T.09.02.2022). Hak, ölenin mirasçısı sıfatına değil, doğrudan destekten yoksun kalan kişinin kendi zararına dayanır.
İş Kazası Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
Tazminat hesabı, işçinin kaza olmasaydı içinde bulunacağı maddi durumun yeniden kurulmasını hedefler (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2019/595, K.2022/639, T.17.05.2022). Hesap, birçok unsurun birlikte değerlendirilmesiyle yapılır. Aşağıdaki liste, hesaba giren temel unsurları sıralar. Unsurlardan her biri, sonuç tutarını doğrudan etkiler.
- İşçinin kaza tarihindeki yaşı ve muhtemel bakiye ömrü.
- Giydirilmiş brüt ücreti.
- Sürekli veya geçici iş göremezlik (maluliyet) oranı.
- Kusur oranı.
- Aktif çalışma döneminden kalan süre ile pasif (emeklilik sonrası) dönem kazançları.
Hesap, kaza tarihinden karar tarihine kadar geçen “bilinen dönem” ile karar tarihinden sonrasını kapsayan “bilinmeyen dönem” olmak üzere ikiye ayrılır. Bilinen dönemde somut veriler esas alınır. Bilinmeyen dönemde varsayıma dayalı hesap yöntemleri kullanılır (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2023/10293, K.2024/8202, T.16.07.2024). Dava sırasında işçinin fiilen emekli olduğu tarih biliniyorsa, artık varsayıma değil somut tarihe göre hesap yapılır; bilinen veri varken ihtimale dayalı hesap yapılması doğru kabul edilmez (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2022/9984, K.2024/2203, T.05.03.2024).
Hesap, aktüer hesaplama uzmanı ve bilirkişi tarafından yapılan teknik işlemdir. İnternetteki basit hesaplama araçları, gerçek dosya sonucunu yansıtmaz. Araçlar yanıltıcı olabilir. Ofisimiz, dosyalarında aktüer hesaplama uzmanıyla birlikte çalışarak iş kazası tazminat hesaplama sürecini bilirkişi raporlarıyla uyumlu biçimde yürütür.
Kusur Oranı ve Maluliyet Tazminatı Nasıl Etkiler?
Kusur oranı, kazanın oluşumunda işverenin ve işçinin payını gösterir. Oran, bilirkişi heyeti tarafından belirlenir. Heyet, olayın dosyadaki tüm delillerini değerlendirerek karar verir. İşçinin kusurlu bulunması tazminat hakkını ortadan kaldırmaz, yalnızca miktarını azaltır. İndirime müterafik kusur indirimi denir; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ilkeyi şöyle özetlemiştir:
Müterafik kusur indiriminde, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılması gerekmektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E.2021/3058, K.2021/2528, T.08.06.2021
Kazanın kaçınılmazlıktan kaynaklandığı durumlarda farklı kural işler. İşveren mevzuatın öngördüğü tüm önlemleri almış olsa dahi olay teknik olarak önlenemiyorsa, hakkaniyet gereği işverene yüzde 60 sorumluluk yüklenir. İşçiye yüzde 40 oranında sorumluluk yüklenir. Oran, işçinin işverene karşı güçsüz konumda olması ilkesine dayanır (Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E.2019/5246, K.2020/975, T.20.02.2020). İşveren kusuru ile kaçınılmazlığın birlikte bulunduğu dosyalarda, kaçınılmazlık oranının yüzde 60’ı işverenin kendi kusuruna eklenir (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2024/12422, K.2025/7517, T.06.05.2025).
Kaçınılmazlık ile işçinin kalp krizi gibi bünyesel rahatsızlıkları karıştırılmamalıdır. Bünyesel faktörlerden işveren sorumlu tutulamaz. Maluliyet oranı, sürekli iş göremezlik derecesini gösterir. Oran, yetkili sağlık kurulu tarafından belirlenir.
Maluliyet oranı hem SGK’dan bağlanacak geliri hem mahkemeden talep edilecek iş gücü kaybı tazminatı miktarını doğrudan etkiler. Rapor hatalı ya da eksik düzenlenmişse, işçinin rapora itiraz etme hakkı vardır. İşçi ayrıca yeniden inceleme talep edebilir. İtiraz süreci, bilirkişi heyetinden alınacak ek raporla sonuçlanır.
İş Kazası Davalarında Arabuluculuk Zorunlu mu?
Hayır, kaza ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında arabuluculuğa başvurmak dava şartı değildir. İşçi veya yakınları doğrudan iş mahkemesinde dava açabilir. Nokta, birçok kaynakta net verilmediği için kullanıcıların en çok karıştırdığı konulardan biridir. Ayrım doğru bilinmediğinde, gereksiz yere arabuluculuk süreciyle vakit kaybedilebilir.
Zorunlu arabuluculuk, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu kapsamında yalnızca işçilik alacakları için aranır. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve ücret alacağı kapsama girer. Kaza tazminatı kapsamın dışındadır, çünkü dayanağı haksız fiil sorumluluğudur, işçilik alacağı değildir. Taraflar dilerse dava açmadan önce ihtiyari olarak arabulucuya başvurabilir; tercih, yasal zorunluluk taşımaz.
İstanbul’da İş Kazası Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Kaza tazminat davalarında görevli mahkeme iş mahkemesidir. Ayrı iş mahkemesi bulunmayan yerlerde görevi asliye hukuk mahkemesi üstlenir. Yetkili mahkeme, davalı işverenin yerleşim yeri mahkemesi veya kazanın meydana geldiği işyerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Davacı, iki seçenekten birini tercih edebilir.

İstanbul’da İş Kazası Davası Hangi Mahkemede Açılır?
İstanbul özelinde kural somutlaşır. Şehirde birden fazla adliyede iş mahkemesi görev yapar. Yetkili adliye, işverenin işyerinin bulunduğu ilçeye göre değişir. Bahçelievler, Bakırköy, Anadolu ve Çağlayan adliyeleri, İstanbul’da en sık iş mahkemesi dosyasına bakan adliyeler arasındadır.
İstanbul iş mahkemelerindeki dosya yoğunluğu, sürecin ne kadar süreceğini doğrudan etkiler. Yoğun adliyelerde duruşma araları uzayabilir. Bilirkişi incelemesi daha geç tamamlanabilir. Doğru adliyeyi baştan belirlemek ve dosyayı düzenli takip etmek, yoğunluğun sürece etkisini azaltır.
İş Kazası Davası Ne Kadar Sürer?
Dava süresi, dosyanın niteliğine göre değişir. Süre, bilirkişi incelemesinin kapsamına da bağlıdır. Mahkemenin iş yükü, süreyi ayrıca etkiler. Aşağıdaki süreler ortalama niteliğindedir, kesin taahhüt içermez.
| Aşama | Ortalama Süre |
|---|---|
| SGK tespit süreci | 3-6 ay |
| İlk derece mahkemesi yargılaması | 1-2 yıl |
| İstinaf incelemesi | 6 ay-1 yıl |
| Temyiz incelemesi | 1-2 yıl |
Toplam süreç, dosya istinaf veya temyize taşınmazsa daha kısa sürede sonuçlanabilir. Süreci kısaltmanın en pratik yolu, dava açılmadan önce delilleri eksiksiz toplamaktır. Bilirkişi raporlarına zamanında ve gerekçeli itiraz etmek de süreci kısaltır. Eksik delille açılan davalarda mahkeme ek inceleme istediğinden süreç uzar.
İş Kazasında Zamanaşımı Süresi
Zamanaşımı süresi 10 yıldır ve alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2023/8270, K.2024/5013, T.08.05.2024). Süre, kaza tarihinden değil zararın öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Kural, birçok dosyada gözden kaçırılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ilkeyi şöyle ifade etmiştir:
Zararın öğrenilmesi, zarar verici olayın değil zararın varlığı, niteliği, unsurları ve kapsamının kesin olarak bilinmesi demektir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2019/408, K.2024/127, T.28.02.2024
Zararın kapsamı kaza anında netse, zamanaşımı doğrudan kaza tarihinden işlemeye başlar (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2024/15574, K.2025/10327, T.19.06.2025). Örneğin sakatlık derecesi tedavi sürecinde değişmiyorsa kural böyle uygulanır. Maluliyet oranı tedavi sürecinde değişiyorsa, süre oranın kesin olarak belirlendiği sağlık kurulu raporu tarihinden itibaren işler. Tedavi sonrasında oran değişmese dahi kesin tespit tarihi esas alınır (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2022/5837, K.2024/4285, T.24.04.2024).
Kazayla bağlantılı ceza soruşturmasında zamanaşımı süresi daha uzun olabilir. Uzun süre, kimi hallerde tazminat talebi için de uygulanabilir. Uygulama, somut dosyanın koşullarına göre değerlendirilir. Süre hesaplamasında tereddüt varsa, avukatla erken temas kurmak güvenli yoldur.
İş Kazası Davası İçin Gerekli Belgeler
Dava dosyasının sağlıklı ilerlemesi, doğru belgelerin başından eksiksiz toplanmasına bağlıdır. Eksik belge, süreci uzatan en sık nedenlerden biridir. Aşağıdaki belgeler, çoğu dosyada ortak olarak istenir. Liste, dosya açılmadan önce hazırlanacak belgeleri özetler.
- Kaza tutanağı.
- SGK iş kazası bildirim formu.
- Hastane kayıtları ve epikriz raporu.
- Maluliyet (sürekli iş göremezlik) raporu.
- Bordro ve SGK hizmet dökümü.
- Tanık isim ve iletişim bilgileri.
- Olay yerine ait fotoğraf veya video görüntüleri.
Belgelerden biri veya birkaçının elinizde bulunmaması, dava açmanıza engel değildir. Eksik belgeler, avukat tarafından SGK’dan, işverenden veya hastaneden resmi yollarla talep edilerek tamamlanabilir. Önemli olan, sürecin başında eksik belgeyi bilmektir. Eksikliği zamanaşımı dolmadan gidermek de aynı derecede önemlidir.
İstanbul İş Kazası Avukatı Ücretleri
Avukatlık ücretlendirmesi iki ayrı temele dayanır. İlki, avukatla müvekkil arasında serbestçe kararlaştırılan sözleşme ücretidir; bu ücret Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında olamaz. Sözleşme ücreti yüzdesel (nispi) belirlenirse, Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi uyarınca dava değerinin yüzde 25’ini aşamaz. İkincisi, dava kaybeden taraftan mahkeme kararıyla tahsil edilen karşı taraf vekalet ücretidir; bu ücret doğrudan tarifenin nispi dilim tablosuna göre hesaplanır.
| Hizmet Kalemi | Ücretlendirme Esası |
|---|---|
| İlk danışma (büroda, ilk saat) | Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenir |
| Dilekçe ve ihtarname düzenlenmesi | Tarifedeki maktu ücret esas alınır |
| Tazminat davası (karşı taraf vekalet ücreti) | Hükmedilen tutar üzerinden tarifenin nispi (yüzdesel) dilim tablosuna göre hesaplanır |
| Sözleşmeye dayalı vekalet ücreti | Dosyanın kapsamına göre taraflarca serbestçe belirlenir, tarifenin altında olamaz |
Tarifenin nispi dilim tablosunda ilk 600.000 TL için yüzde 16, sonraki 600.000 TL için yüzde 15 oranı uygulanır; oran her dilimde kademeli azalarak 18.600.000 TL üzerinde yüzde 1’e iner. Örneğin 500.000 TL tazminata hükmedilen bir dosyada karşı taraf vekalet ücreti, tutarın tamamı ilk dilimde kaldığından yaklaşık 80.000 TL olur. 1.000.000 TL tazminatlı bir dosyada ise hesap iki dilime bölünür: ilk 600.000 TL için 96.000 TL, kalan 400.000 TL için 60.000 TL, toplam 156.000 TL karşı taraf vekalet ücreti çıkar. Uygulamada avukatlar iş kazası tazminat davalarında sözleşme ücretini genellikle dava değerinin yüzde 10 ile 25’i arasında bir oranda belirler; oran, dosyanın kapsamına ve zorluğuna göre değişir. Sözleşme öncesi tüm ücret kalemleri, dosyanın kapsamına göre yazılı olarak netleştirilir; hiçbir kalem sözlü anlaşmaya bırakılmaz. Güncel İstanbul Barosu ücret tarifesi sayfasından baronun tavsiye ettiği ücret aralıklarına da ulaşabilirsiniz.
SGK’nın İşverene Rücu Süreci
SGK, kaza geçiren sigortalıya veya hak sahiplerine yaptığı ödemeler ile bağladığı gelirin ardından, kusurlu işverene karşı rücu davası açabilir. Süreç, işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı davranışı sonucu kaza meydana geldiğinde işler. Süreç, Kurumun yaptığı ödemelerin işverenden geri alınmasını sağlar. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mahsup ve rücu düzeninin kamu düzenine ilişkin olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2018/338, K.2021/1246, T.14.10.2021). Mahsup işlemi, haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek amacıyla, bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri üzerinden yapılır (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2021/4851, K.2022/10346, T.13.09.2022).
SGK tarafından bağlanan gelir ile işverenden talep edilecek tazminat, birbirinden bağımsız iki ayrı haktır. Nokta, kullanıcıların en sık yanıldığı konudur. SGK’nın karşıladığı kısım, mahkemeden talep edilecek tazminattan mahsup edilir; mahsup, tazminat isteme hakkını ortadan kaldırmaz. Kazanın işveren dışında üçüncü kişinin kusuruyla oluştuğu hallerde, SGK’nın rücu edeceği tutar farklı orana tabidir (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2022/7739, K.2023/3647, T.04.04.2023).
Ölümlü İş Kazalarında Yakınların Hakları
Kaza ölümle sonuçlandığında, hayatını kaybeden işçinin yakınları birden fazla hak sahibi olur. Haklar arasında destekten yoksun kalma tazminatı, manevi tazminat, SGK tarafından bağlanan ölüm geliri ve cenaze ödeneği yer alır. Kalemlerin her biri farklı kuruma veya sürece dayanır. Kalemler birbirini dışlamaz.
Destek kavramı ile mirasçılık sıfatı birbirinden tamamen ayrıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, destekten yoksun kalma tazminatının ölenin terekesinden değil, doğrudan destekten yoksun kalan kişinin kendi şahsında doğan bağımsız hak olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2021/954, K.2022/1403, T.27.10.2022). Mirasçılık sıfatı, tazminat talebi için aranmaz. Hak terekeye girmediği için mirası reddeden yakın dahi destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E.2025/5636, K.2025/11567, T.08.07.2025).
Desteğin kendi kusurunun bulunması, geride kalanların tazminat hakkını azaltmaz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, davacıların talebinin ölenin mirasçısı sıfatına değil doğrudan destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayandığını karara bağlamıştır. Daire, desteğin kusurunun hak sahiplerine yansıtılamayacağını ayrıca belirtmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E.2018/6192, K.2020/981, T.10.02.2020). Ayrım, sürücü desteğin kazada tam kusurlu bulunduğu dosyalarda dahi geride kalanların tazminat hakkını korur.
İş Kazasında Ceza Davası Süreci
Tazminat davası ile ceza davası birbirinden bağımsız yürür. Biri sonuçlanmadan diğeri beklemek zorunda değildir. Ceza dosyasında alınan bilirkişi raporları, özellikle kusur oranına ilişkin tespitler, tazminat davasında da delil olarak kullanılabilir. İki süreç uygulamada birbirini besler.
Kazada yaralanma varsa Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesi, ölüm varsa 85. maddesi uygulanır. Taksirle yaralamanın temel hali TCK 89/1 uyarınca 3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektirir; birden fazla kişi yaralanmışsa TCK 89/4 devreye girer, ceza 9 aydan 5 yıla kadar hapse çıkar ve bu fıkrada para cezası seçeneği yoktur. Taksirle ölüme neden olma TCK 85/1 uyarınca 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası gerektirir; birden fazla ölüm veya ölümle birlikte yaralanma varsa TCK 85/2 uygulanır, ceza 2 yıldan 15 yıla kadar hapse yükselir. Basit taksirle yaralama dışındaki nitelikli haller ve taksirle öldürme, şikayete bağlı değildir; savcılık resen soruşturur.
İşçinin veya yakınlarının şikayetçi olmaması, resen yürütülen ceza sürecinin başlamasına engel değildir. Şikayetçi olunmasa bile tazminat davası ayrıca açılabilir. Görevli mahkeme, tek ölüm veya yaralanma hallerinde Asliye Ceza Mahkemesi, birden fazla ölüm veya ölümle birlikte yaralanma hallerinde Ağır Ceza Mahkemesidir. Ceza davasının sonucu, tazminat davasındaki kusur tespitini doğrudan etkileyebileceğinden iki süreç birlikte takip edilmelidir.
İstanbul’da İş Kazası Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?
Doğru avukatı seçmek, dosyanın sonucunu doğrudan etkileyen karardır. Seçim, yalnızca ilk görüşmedeki izlenime dayanmamalıdır. Aşağıdaki kriterleri göz önünde tutmanızı öneririz. Kriterlerin her biri, dosyanın farklı aşamasında fark yaratır.
- İş kazası avukatı olarak somut dosya deneyimi.
- SGK mevzuatına ve süreçlerine hakimiyet.
- Aktüer hesaplama uzmanıyla birlikte çalışma alışkanlığı.
- Kusur ve maluliyet bilirkişi raporlarına itiraz tecrübesi.
- Ücret konusunda baştan şeffaf bilgilendirme.
- İstanbul adliyelerindeki uygulama farklılıklarına hakimiyet.
Kriterler arasında İstanbul adliyelerine hakimiyet, özellikle yerel süreç bakımından fark yaratır. Aynı konudaki dosya, farklı adliyelerde farklı hızda ilerleyebilir. Doğru iş kazası avukatı seçimi, yalnızca dava açmakla değil, dosyayı baştan sona tutarlı stratejiyle yönetmekle ölçülür. Sonraki başlıkta, kriterleri kendi çalışma modelimizle nasıl karşıladığımızı anlatıyoruz.
İstanbul İş Kazası Avukatı Olarak Sunduğumuz Destek
Çözüm Avukatlık ve Arabuluculuk Ofisi olarak İstanbul merkezli çalışıyoruz. Bahçelievler’deki ofisimizden Türkiye genelinde dosya takibi yapıyoruz. Kaza dosyalarında SGK süreçlerinden tazminat davasına, gerektiğinde ceza soruşturmasına kadar aşamaları tek ekip olarak yürütüyoruz. Kurucu avukatımızın 15 yılı aşkın tecrübesi, SGK uzmanı, adli tıp uzmanı ve aktüer hesaplama uzmanıyla birlikte çalışma modelimizle birleşiyor.
Her dosyayı kendi koşulları içinde değerlendiriyoruz. Kesin sonuç vaadinde bulunmuyoruz; çünkü her dosya kendine özgü delil ve kusur yapısı taşır. İstanbul avukat arayışınızda dosyanızı iletirseniz, ilk görüşmede durumu değerlendiririz. İzlenebilecek yolu net biçimde anlatırız.
İstanbul İş Kazası Avukatı Hakkında Sık Sorulan Sorular
İş kazası davası için avukat tutmak zorunlu mu?
Hayır, iş kazası davası için avukat tutmak yasal zorunluluk değildir; işçi davasını kendisi de açabilir. Dava sürecinde bilirkişi raporlarına itiraz, kusur oranının doğru tespiti ve tazminat kalemlerinin eksiksiz talep edilmesi teknik bilgi gerektirir. Avukatsız yürütülen dosyalarda süre kaçırma ve eksik talep riski belirgin biçimde artar. Zorunlu olmasa da uzman desteği almak, hak kaybını önlemek açısından önerilir.
Sigortasız çalışırken iş kazası geçirdim, tazminat alabilir miyim?
Evet, sigortasız çalışırken kaza geçiren işçi de tazminat alabilir. İşverenin sigortasız çalıştırma yükümlülüğünü ihlal etmesi, işçinin haklarını ortadan kaldırmaz; SGK, kazayı tespit ederek işçiyi sigortalı kabul eder, gerekli ödemeleri yapar. İşveren, sigortasız çalıştırmanın idari para cezasından ayrıca sorumlu tutulur. İşçi hem SGK haklarından yararlanır hem işverenden maddi ve manevi tazminat talep edebilir.
İş kazasında kusurum varsa tazminat alabilir miyim?
Evet, işçinin kusurlu bulunması tazminat hakkını ortadan kaldırmaz, yalnızca hesaplanan tazminattan indirim yapılmasına yol açar. İndirime müterafik kusur indirimi denir, oranı olayın oluş şekline göre bilirkişi tarafından belirlenir. İşçi kazada yüksek oranda kusurlu bulunsa dahi kalan kusur oranına isabet eden tazminatı talep edebilir. Kusur oranının doğru tespiti, tazminat miktarını doğrudan etkilediği için itiraza açık konudur.
İşveren iş kazasını SGK’ya bildirmezse ne olur?
İşveren bildirimi süresinde yapmazsa, bildirim tarihine kadar işçiye ödenen geçici iş göremezlik ödeneği SGK tarafından işverenden tahsil edilir. Ayrıca işverene, bildirim yükümlülüğünü ihlal ettiği için idari para cezası uygulanır. İşçinin hakları ihmalden etkilenmez; işçi veya yakınları bildirimi kendileri de SGK’ya yapabilir. Bildirimin geç yapılması, tazminat davası açma hakkını ortadan kaldırmaz.
SGK’dan gelir bağlandı, ayrıca işverenden tazminat isteyebilir miyim?
Evet, SGK’dan bağlanan gelir ile işverenden istenecek tazminat birbirinden bağımsız iki ayrı haktır. SGK’nın karşıladığı kısım, işverenden talep edilecek tazminattan mahsup edilir; mahsup, tazminat isteme hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Mahsup işlemi yalnızca mükerrer ödemeyi önleme amacı taşır. Kalan zarar, işverenin kusuruna göre ayrıca dava konusu edilebilir.
İş kazası geçirdim, şikayetçi olmadım. Yine de dava açabilir miyim?
Evet, tazminat davası açmak için ceza davasında şikayetçi olmak şart değildir. Kazaya bağlı taksirle yaralama gibi suçlar şikayete bağlı olmadığı için savcılık soruşturmayı resen yürütür. Tazminat davası, ceza sürecinden bağımsız hukuki yoldur, doğrudan iş mahkemesinde açılır. Şikayetçi olunmaması, işçinin maddi ve manevi tazminat hakkını hiçbir şekilde etkilemez.
Maluliyet oranına itiraz edebilir miyim?
Evet, sağlık kurulu tarafından belirlenen maluliyet oranına itiraz edilebilir. İtiraz, oranın hem SGK’dan bağlanacak geliri hem mahkemeden talep edilecek tazminatı doğrudan etkilemesi nedeniyle önemlidir. İtiraz sürecinde dosya yeniden incelemeye alınır, gerekirse ek bilirkişi raporu istenir. Rapor hatalı veya eksik değerlendirme içeriyorsa, itiraz hakkı kullanılmalıdır.
İş kazası nedeniyle raporluyken işten çıkarılabilir miyim?
Kaza nedeniyle istirahat raporu alan işçi, rapor süresince ilke olarak işten çıkarılamaz; 4857 sayılı İş Kanunu, süreyi işçiyi koruyan bekleme süresi olarak düzenler. Koruma süresi, işçinin kıdemine bağlı ihbar süresine altı hafta eklenerek hesaplanır. Süre dolmadan yapılan fesih, işçiye kıdem ve ihbar tazminatı talep etme hakkı doğurur. Rapor süresi bitmeden yapılan haksız fesih ayrıca işe iade davasına konu olabilir.
Dava masraflarını kim öder?
Dava açılırken harç ve bilirkişi gideri gibi masraflar davacı tarafından karşılanır; dava kazanılırsa masraflar davalıdan tahsil edilir. Avukatlık ücreti bakımından benzer denge vardır: dava kaybeden taraf, karşı taraf vekalet ücretini öder. Sözleşmeyle belirlenen vekalet ücreti ayrı kalemdir, taraflar arasındaki anlaşmaya göre belirlenir. Dosya öncesinde masraf kalemleri yazılı olarak netleştirilmelidir.
İstanbul dışında çalışıyorum, dosyamı takip edebilir misiniz?
Evet, Türkiye genelinde dosya takibi yapıyoruz, İstanbul dışındaki kaza dosyalarını da vekaletname ile yürütebiliyoruz. Duruşmalara katılım ve dosya süreci, düzenli ve şeffaf bilgilendirmeyle paylaşılır. Belgelerinizi elektronik ortamda iletmeniz, süreci hızlandırmak için yeterlidir. İlk görüşmeyi telefon veya görüntülü görüşme yoluyla da yapabiliriz.