İnfaz Hesaplama Programı

İnfaz Hesaplama Programı

Bir yakınınızın ne zaman tahliye olacağını merak ediyorsunuz. Belki de kendi cezanızın ne kadarını kurumda geçireceğinizi hesaplamaya çalışıyorsunuz. İnfaz hesaplama, kesinleşmiş hapis cezasının ne kadarının ceza infaz kurumunda geçirileceğini belirleme işlemidir. Hesap üç veriye dayanır: cezanın süresi, suçun işlendiği tarih ve suçun tipi. Bu üç veriden biri değiştiğinde ortaya çıkan tarihler tamamen başkalaşır.

Sayfadaki araç bu üç veriyi girerek yaklaşık bir sonuç almanızı sağlar. Aracın verdiği tarihler tahminidir ve kesin hesap müddetname ile yapılır. Müddetname, cumhuriyet başsavcılığı infaz bürosu tarafından düzenlenen ve tahliye tarihlerini gösteren resmi belgedir. Aşağıdaki başlıklarda önce hesabın mantığını, sonra şartlı tahliye ve denetimli serbestlik eşiklerini açıklıyoruz. Suç tarihinin hesabı nasıl değiştirdiği, müddetnameye nasıl itiraz edileceği ve iyi hâl şartının sonucu neden garanti dışı bıraktığı ayrı başlıklarda ele alınıyor.

İnfaz Hesaplama (Yatar Hesaplama) Nedir?

İnfaz hesaplama, kesinleşmiş hapis cezasının infaz rejimine göre ne kadarının kurumda geçirileceğini belirleme işlemidir. Halk arasında yatar hesaplama olarak bilinir. Yatar hesaplama tek bir tarih değil, üç ayrı eşik üretir. Birincisi açık ceza infaz kurumuna ayrılma tarihidir. İkincisi tedbiryle kurum dışında infaza geçiş tarihidir. Üçüncüsü ise salıverilme tarihidir.

Bu üç eşik birbirini izler ve aralarındaki mesafe suç tipine göre değişir. Kesinleşen hüküm cumhuriyet başsavcılığına gönderilir, infaz bürosu müddetnameyi düzenler ve tarihler burada belirlenir. Sayfadaki araç aynı mantığı uygular, ancak dosyaya özgü verileri göremez. Bu nedenle aracın sonucu bir ön fikirdir, resmi bir hesap değildir. Ceza hukukunun genel kavramları için ceza hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.

İnfaz Hesaplama Programı

Aracı kullanmadan önce elinizde bulunması gereken bilgiler var. Ceza süresini kesinleşen mahkeme kararından okuyun; hükmün kesinleşme şerhi taşıması gerekir. Suç tarihini de aynı karardan alın, karar tarihinden değil. Suç tipi kategorisini belirlerken suçun kanundaki adını esas alın. Tutuklulukta geçen süreyi ve tekerrür durumunu ise müddetnameden veya UYAP Vatandaş Portalından öğrenebilirsiniz.

İnfaz Hesaplama

Verilen ceza, suç türü ve hükümlünün durumuna göre yatar süresini ve denetimli serbestlik tarihini hesaplar.

Verilen ceza
Tarihler
Ceza türü
Suç türü
Mahsup gözaltı ve tutuklulukta geçen süre
Tekerrür
Özel durum

Hesaplama Sonucu

Bu araç bilgilendirme amaçlıdır. Sonuç, dosyanızdaki özel durumlara göre değişebilir; bağlayıcı bir hukuki görüş yerine geçmez. Kesin değerlendirme için avukatınıza danışınız.

İki veri sonucu diğerlerinden daha fazla etkiler. Suç tarihi, hangi infaz rejimine tabi olduğunuzu belirler ve tek başına yılları değiştirir. Suç tipi ise salıverilme oranını belirler; genel suçlarla katalog suçlar arasında büyük fark vardır. Bu iki alanı yanlış girerseniz sonuç tamamen yanıltıcı olur. Aracın hiçbir alanında ad, kimlik numarası veya dosya numarası istenmez.

Aracın verdiği yatar hesaplama sonucu tahminidir. Kesin hesap, cumhuriyet başsavcılığı infaz bürosu tarafından düzenlenen müddetname ile yapılır. Araç, iyi hâl değerlendirmesinin sonucunu, aldığınız disiplin cezalarını ve dosyanıza özgü durumları göremez. Bu unsurlar tarihleri ileri veya geri çeker. Elinizde müddetname varsa aracın sonucunu onunla karşılaştırın; aralarında ciddi fark varsa müddetnameyi bir hukukçuya inceletin.

Hesaplamada Kullanılan Veriler

Hesaba giren her veri sonucu doğrudan değiştirir. Verilerin tamamı resmi belgelerden okunur, tahminle girilmez. Aşağıdaki tablo her verinin nereden alınacağını ve hesabı nasıl etkilediğini gösterir. Tabloyu doldurmadan araca veri girmemenizi öneririz. Eksik bir veri, sonucun tamamını kullanılamaz hâle getirir.

Veri Nereden Alınır Hesaba Etkisi
Ceza süresi Kesinleşen mahkeme kararı Hesabın çıkış noktasıdır
Suç tarihi Mahkeme kararındaki suç tarihi Uygulanacak infaz rejimini belirler
Suç tipi Suçun kanundaki adı ve maddesi Şartlı tahliye oranını belirler
Tutuklulukta geçen süre Müddetname veya UYAP kaydı Cezadan mahsup edilir
Tekerrür durumu Mahkeme kararındaki tekerrür kaydı Oranı yükseltir ve denetim süresi ekler
İyi hâl değerlendirmesi İdare ve gözlem kurulu kararı Eşiklere geçişi mümkün kılar veya engeller

Tablodaki son satır hiçbir araç tarafından öngörülemez. İyi hâl değerlendirmesini ceza infaz kurumunun idare ve gözlem kurulu yapar ve sonuç dosyaya özgüdür. Bu nedenle araç, iyi hâl şartının sağlandığını varsayarak hesap kurar. Varsayım gerçekleşmezse tarihler ileri kayar. Suç tarihinin etkisi ise ayrı bir başlıkta tablo ile gösterilmiştir.

İnfaz Hesaplama Nasıl Yapılır?

Yatar hesaplama belirli bir sırayla ilerler ve sıra bozulduğunda sonuç sapar. İlk adımda kesinleşen ceza süresi belirlenir. Birden fazla mahkumiyet varsa cezalar toplanır; bu işlem 5275 sayılı Kanun’un 99. maddesine göre yapılır ve toplama kararı alınması gerekir. İkinci adımda tutuklulukta geçen süre cezadan düşülür. Üçüncü adımda suç tarihine bakılarak hangi infaz rejiminin uygulanacağı belirlenir. Kanun metnine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşabilirsiniz.

Dördüncü adımda suç tipine göre salıverilme oranı uygulanır. Bu oran cezanın ne kadarının kurumda geçirileceğini gösterir. Beşinci adımda tedbir süresi düşülür ve kurum dışında infaza geçiş tarihi bulunur. Altıncı adımda açık kuruma ayrılma tarihi hesaplanır. Son adımda ise iyi hâl şartının sağlanıp sağlanmadığı devreye girer; bu şart olmadan diğer adımların hiçbiri sonuç doğurmaz.

Sıralamanın tamamı tek bir satırda özetlenebilir: ceza süresi eksi mahsup, çarpı infaz oranı, eksi tedbir süresi. Ortaya çıkan sonuç kurumda fiilen geçirilecek süredir. Formülün sade görünmesi aldatıcıdır; her değişkenin arkasında ayrı bir kural seti bulunur. İnfaz oranı suç tipine, tedbir süresi suç tarihine, mahsup ise dosyadaki tutukluluk kayıtlarına göre değişir. Bu nedenle formülü ezberlemek yerine değişkenlerin nasıl belirlendiğini anlamak gerekir.

İnfaz Hesaplama Nasıl Yapılır?

İnfaz Hesaplama Nasıl Yapılır?

Sıralamanın önemi burada ortaya çıkar. Mahsup yapılmadan oran uygulanırsa tutuklulukta geçen süre kaybolur. Suç tarihi kontrol edilmeden oran seçilirse yanlış rejim uygulanır. Tekerrür kaydı atlanırsa hem oran hem denetim süresi eksik hesaplanır. Bu üç hata müddetnamelerde de karşımıza çıkar ve itiraz konusu olur. Aşağıdaki başlıklarda her adımı ayrı ayrı açıyoruz.

Koşullu Salıverilme

Koşullu salıverilme, hükümlünün cezasının kanunda belirlenen kısmını kurumda çektikten sonra kalan bölümünü dışarıda geçirmesidir. Halk arasında şartlı tahliye olarak bilinir. Cezanın sona ermesi anlamına gelmez; hükümlü denetim süresine tabi tutulur ve bu süre içinde yükümlülüklere uymak zorundadır. Kurumdan çıkış tarihi ile cezanın tamamen bittiği tarih birbirinden farklıdır. İkincisine hak ederek tahliye tarihi, uygulamadaki yaygın adıyla bihakkın tahliye tarihi denir ve müddetnamede ayrıca gösterilir.

Kanun bu kurumdan yararlanmayı iki şarta bağlar. Birincisi, kanunda öngörülen sürenin kurumda geçirilmiş olmasıdır. İkincisi ve çoğu zaman atlanan şart, bu sürenin iyi hâlli olarak geçirilmesidir (5275 sayılı Kanun m.107/1). İyi hâl şartı sağlanmazsa süre dolsa dahi hükümlü bu haktan yararlanamaz. Denetim süresi ise kural olarak kurumda geçirilmesi gereken süre kadardır ve hak ederek tahliye tarihini geçemez (m.107/6). Denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa ceza infaz edilmiş sayılır.

Genel Suçlarda Koşullu Salıverilme Oranı

Genel kural, süreli hapis cezalarında cezanın yarısının kurumda çekilmesidir (5275 sayılı Kanun m.107/2). Bu oran 2020 yılında yapılan değişiklikle üçte ikiden yarıya indirilmiştir. Değişikliği getiren düzenleme 7242 sayılı Kanundur ve 15 Nisan 2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Örnek vermek gerekirse, altı yıl hapis cezası alan ve genel rejime tabi bir hükümlü üç yılını kurumda geçirdiğinde şartlı tahliye tarihine ulaşır. Kalan üç yıl denetim süresi olarak işler.

Bu oran yalnızca genel suçlar için geçerlidir. Kanun, belirli suç grupları için daha ağır oranlar öngörmüş ve bunları maddede tek tek saymıştır. Sayılan suçlardan mahkûm olan hükümlü, cezasının yarısını değil üçte ikisini kurumda geçirmek zorundadır. Örgütlü suçlarda ise ayrı bir fıkra devreye girer. Bu ayrımı bilmeden yapılan hesap, gerçek tarihten yıllarca sapabilir.

Katalog Suçlarda Uygulanan Oranlar

Katalog suç, kanunun genel orandan ayırarak tek tek saydığı suçları ifade eder. Bu suçlarda korunan hukuki değer ağır olduğu için kanun koyucu daha uzun süre kurumda kalınmasını öngörmüştür. Ayrım keyfi değildir; suçun adı ve kanundaki maddesi belirleyicidir. Aşağıdaki tablo hangi grupta hangi oranın uygulandığını gösterir. Tablodaki oranlar süreli hapis cezaları içindir.

Suç Grubu Kanuni Dayanak Kurumda Geçirilecek Oran
Genel suçlar 5275 sayılı Kanun m.107/2 Cezanın yarısı
Kasten öldürme TCK m.81, 82, 83 Cezanın üçte ikisi
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama TCK m.87/2-d Cezanın üçte ikisi
İşkence ve eziyet TCK m.94, 95, 96 Cezanın üçte ikisi
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar TCK m.102, 103, 104, 105 Cezanın üçte ikisi
Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar TCK m.132-138 Cezanın üçte ikisi
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti TCK m.188 Cezanın üçte ikisi
Örgüt kurmak, yönetmek veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar 5275 sayılı Kanun m.107/4 Cezanın üçte ikisi

Tabloda dikkat edilmesi gereken iki ayrıntı var. Cinsel saldırı ve reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarında kanun bazı fıkraları kapsam dışında bırakmıştır; bu nedenle hükmün hangi fıkraya dayandığı kontrol edilmelidir. Örgütlü suçlarda ise oranı üçte ikiden yüksek olan bir suç varsa, o suçun kendi oranı uygulanır. Ayrıca örgütlü suçlarda müebbet cezaları için farklı süreler öngörülmüştür. Bu ayrıntılar müddetname hesabında sık sık gözden kaçar ve itiraz konusu olur.

Müebbet ve Ağırlaştırılmış Müebbette İnfaz

Müebbet hapis cezalarında oran değil, sabit süre uygulanır. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar yirmi dört yılını kurumda çektiklerinde koşullu salıverilme tarihine ulaşır (5275 sayılı Kanun m.107/2). Örgüt kurmak, yönetmek veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda bu süreler yükselir; ağırlaştırılmış müebbette otuz altı yıl, müebbette otuz yıl uygulanır (m.107/4). Süreler cezanın süresine bağlı olmadığı için oranla hesaplanmaz. Bu nedenle müebbet dosyalarında hesaplama araçları yalnızca sabit süreyi gösterebilir.

Bir istisna daha vardır ve sonucu kökten değiştirir. Cezası ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen hükümlü koşullu salıverilmeden yararlanamaz. Bu durumda müebbet hapis cezası, kanunun açık ifadesiyle hükümlünün hayatı boyunca devam eder (TCK m.48). Müddetnamede hak ederek tahliye tarihi olarak bir gün gösterilmesi bu hâlde hatalıdır; infazın ömür boyu süreceğinin belirtilmesi gerekir. Şartlı tahliye olmadığı için denetim süresi de belirlenemez.

Denetimli Serbestlik

Denetimli serbestlik, salıverilme tarihine belirli bir süre kalan iyi hâlli hükümlünün kalan cezasını kurum dışında infaz etmesidir. Hükümlü serbest değildir; imza yükümlülüğü, adres bildirimi ve programlara katılma gibi şartlar altındadır. Amaç hükümlünün dış dünyaya uyumunu sağlamak ve aile bağlarını korumaktır. Tedbir kendiliğinden uygulanmaz, talep ve değerlendirme gerektirir. Yükümlülüklerin ihlali hâlinde hükümlü kapalı kuruma iade edilir.

Karar verme yetkisi ile değerlendirme yetkisi farklı mercilerdedir. Denetimli serbestliğe karar verme yetkisi infaz hâkimine aittir (5275 m.105/A). Buna karşılık hükümlünün iyi hâlli olup olmadığını ceza infaz kurumunun idare ve gözlem kurulu belirler. Doğrudan infaz hâkimliğine yapılan talep önce kurum idaresince değerlendirilir; iyi hâl değerlendirmesi bulunmadan karar verilemez. Bu nedenle başvuru sırası önemlidir.

Genel Denetimli Serbestlik Süresi

Genel kural, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin bu usulden yararlanabilmesidir. Hükümlünün açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunması aranır. İyi hâlli olması da şarttır. Talep hükümlüden gelir ve kurum idaresince değerlendirme raporu hazırlanır. Karar, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından verilir.

Bu bir yıllık sürenin pratik anlamı büyüktür. Koşullu salıverilme tarihi hesaplandıktan sonra bir yıl geriye gidilir ve denetimli serbestlik tarihi bulunur. Fiili kalış süresi bu tarihe göre belirlenir, salıverilme tarihine göre değil. Kullanıcıların en sık yaptığı hata, salıverilme tarihini kurumdan çıkış tarihi sanmaktır. İki tarih arasında kural olarak bir yıl bulunur ve bazı hâllerde bu süre daha uzundur.

Geçici Maddeler Kapsamındaki Uzatılmış Süreler

Kanuna eklenen geçici maddeler, belirli tarihlerden önce işlenen suçlar için farklı süreler öngörür. Bu maddeler geçici adını taşısa da yıllardır yürürlüktedir. Geçici altıncı madde, 30 Mart 2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından uygulanır. Bu kapsamdaki hükümlülerde tedbir süresi bir yıl değil üç yıl olarak uygulanır. Aynı geçici madde salıverilme oranını da etkiler ve istisna kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere oranı yarıya indirir.

Geçici maddenin kapsamı sınırlıdır ve her suç bu kapsama girmez. Kanun, geçici düzenlemeden yararlanamayacak suçları ayrıca sayar. Bu sayım sınırlı sayı ilkesine tabidir ve yorumla genişletilemez. Terör suçları, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar, kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu imal ve ticareti suçları bu istisnalar arasındadır. Suçunuz istisna kapsamındaysa geçici madde uygulanmaz ve genel rejim devreye girer.

Tarih eşiği burada belirleyicidir. Suç 30 Mart 2020’den önce işlenmişse geçici altıncı madde, sonra işlenmişse genel hükümler uygulanır. Eşik, suçun işlendiği tarihe bakar; hükmün kesinleştiği veya infaza başlandığı tarihe değil. Bu ayrım müddetname itirazlarının en sık konusudur. Suç tarihinin hesabı nasıl değiştirdiğini ayrı bir başlıkta tabloyla gösterdik.

Denetimli Serbestliğe Çıkış İçin Asgari Kalış Şartı

Bu alandaki en yeni değişiklik denetimli serbestliğe geçişi zorlaştırdı. 4 Haziran 2025 tarihli ve 32920 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7550 sayılı Kanun, 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesine yeni bir şart ekledi. Buna göre hükümlü, salıverilme tarihine kadar kurumda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini kurumda fiilen geçirmiş olmalıdır. Ayrıca bu süre hiçbir koşulda beş günden az olamaz. Düzenlemenin amacı, kısa süreli cezalarda hükümlünün kuruma girip birkaç gün içinde çıkmasını önlemektir.

Şartın hangi dosyalarda uygulanacağı tarihe bağlıdır. Aynı kanunla eklenen geçici on birinci madde, bu düzenlemenin yürürlük tarihinden önce işlenen suçlara uygulanmayacağını açıkça belirtir. Yani suç 4 Haziran 2025’ten önce işlenmişse asgari kalış şartı aranmaz. Suç bu tarihten sonra işlenmişse şart uygulanır ve fiili kalış süresi uzar. Kamuoyunda kullanılan yargı paketi numaraları resmi adlandırma olmadığı için burada kanun numarası ve tarih esas alınmıştır.

Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma

Açık kuruma ayrılma, hesabın ilk eşiğidir ve denetimli serbestlikten önce gelir. Açık kurumlar firara karşı engel bulunmayan, güvenliğin kurum görevlilerinin gözetimiyle sağlandığı kurumlardır. Hükümlü burada çalışma ve eğitim imkânlarından yararlanır. Denetimli serbestlikten yararlanabilmek için kural olarak açık kurumda veya çocuk eğitimevinde bulunmak gerekir. Bu nedenle açık kuruma ayrılma, sonraki eşiklere geçişin kapısıdır.

Ayrılma şartları hükümlünün ceza türüne ve kurumda geçirdiği süreye göre belirlenir. Kanun, müebbet hükümlüleri ile süreli hapis hükümlüleri için ayrı ölçütler öngörür. İyi hâl şartı burada da aranır ve değerlendirmeyi idare ve gözlem kurulu yapar. Yönetmelik özel bir imkân da tanır: gelişim puanı Genel Müdürlükçe belirlenen üst eşik puanı aşan ve erken iyileşme gösterdiği kabul edilen hükümlü hakkında, kapalı kurumda kalması gereken toplam sürenin onda birine kadar daha erken açık kuruma ayrılma kararı verilebilir. Ayrıntılı bilgi için Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü sayfasını inceleyebilirsiniz.

Mahsup: Tutuklulukta Geçen Süre

Mahsup, hükümlünün özgürlüğünden yoksun kaldığı sürenin cezasından düşülmesidir. Yargılama sırasında tutuklu kaldığınız her gün cezanızdan indirilir. Kural Türk Ceza Kanunu’nun 63. maddesinde düzenlenmiştir ve uygulanması için ayrı bir talep gerekmez. Gözaltında geçen süre de bu kapsamdadır. Mahsup uygulamada infaz başlangıç tarihinin geriye çekilmesiyle gerçekleşir. Tutuklandığınız gün infazın başladığı gün sayılır ve bu süre kurumda geçirilmiş kabul edilir. Böylece şartlı tahliye tarihi, tutuklulukta geçen süre kadar öne gelir.

Mahsubun kapsamı çoğu kişinin sandığından geniştir. Aynı dosyada tutuklu kalınan süre kadar, başka bir dosyadan tutuklu kalınıp beraat edilen süre de belirli şartlarla mahsup edilebilir. Adli kontrol kapsamında konutu terk etmeme tedbiri uygulanan süre de hesaba katılır. Bu sürelerin müddetnamede eksiksiz gösterilmesi gerekir. Yargıtay, müddetnamede tutuklulukta ve hükümlülükte geçen sürenin hatalı hesaplandığı iddiasının esastan incelenmesi gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/8294, K. 2024/4803, T. 28.06.2024). Müddetnamenizi aldığınızda ilk kontrol edeceğiniz kalem mahsup satırıdır.

Suç Tarihi Hesabı Nasıl Değiştirir?

Suç tarihi, infaz hesabının en belirleyici verisidir ve çoğu kullanıcı bunu bilmez. Hangi kanunun uygulanacağını hükmün kesinleşme tarihi değil, suçun işlendiği tarih belirler. Aynı ceza süresi, iki farklı suç tarihinde tamamen farklı tahliye tarihleri üretir. Bunun sebebi kanuna eklenen geçici maddelerdir. Her geçici madde belirli bir tarih eşiği koyar ve o eşiğin öncesinde işlenen suçlara farklı rejim uygular.

Uygulamada üç eşik öne çıkar. Birincisi 30 Mart 2020, ikincisi 4 Haziran 2025 tarihidir. Aradaki dönem ise genel hükümlerin uygulandığı ara rejimdir. Aşağıdaki tablo bu eşikleri ve her birinin hangi kuralı değiştirdiğini gösterir. Tablodaki bilgiler kanun metninden alınmıştır. Kendi dosyanızda hangi satıra girdiğinizi mahkeme kararındaki suç tarihinden tespit edebilirsiniz.

Suç Tarihi Uygulanan Düzenleme Koşullu Salıverilme Tedbir Süresi
30 Mart 2020 ve öncesi 5275 geçici m.6 Yarım (istisna suçlar hariç) Üç yıl
31 Mart 2020 – 3 Haziran 2025 5275 m.107 genel hükümler Yarım, katalog suçlarda üçte iki Bir yıl
4 Haziran 2025 ve sonrası 5275 m.107 ve 7550 sayılı Kanunla değişik m.105/A Yarım, katalog suçlarda üçte iki Bir yıl, asgari kalış şartı eklenir

Bir ilkeyi ayrıca bilmek gerekir. İnfaz mevzuatında suç tarihi ile infaz tarihi arasında değişiklik olmuşsa, hükümlünün lehine olan düzenleme uygulanır. Bu nedenle kanun değişikliği her zaman aleyhe sonuç doğurmaz; getirilen düzenleme hükümlü lehineyse eski tarihli suçlara da uygulanabilir. Aleyhe düzenlemeler ise kural olarak geriye yürümez ve bu genellikle geçici maddelerle açıkça belirtilir. Müddetnamenizde bu değerlendirmenin yapılıp yapılmadığını kontrol ettirmeniz yerinde olur.

Suç Tarihi Hesabı Nasıl Değiştirir?

Suç Tarihi Hesabı Nasıl Değiştirir?

Tablodaki üçüncü satır en yeni rejimi gösterir ve kalış süresini uzatır. Bu satıra giren hükümlü, tedbirden yararlanmadan önce kurumda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini fiilen geçirmek zorundadır. Bu süre hiçbir hâlde beş günün altına inemez. İlk satıra girenler ise hem düşük oran hem uzun tedbir süresi bakımından farklı bir konumdadır. İkinci satır ara rejimi gösterir ve iki geçici düzenlemenin de dışında kalır.

Bir dosyada birden fazla suç varsa her suç kendi tarihine göre değerlendirilir. Cezalar toplanır, ancak her cezanın infaz rejimi kendi suç tarihine bağlı kalır. Bu durum hesabı belirgin biçimde karmaşıklaştırır ve tek başına yapılmasını güçleştirir. Sayfadaki araç tek suç tarihi üzerinden çalışır. Birden fazla suç tarihi bulunan dosyalarda aracın sonucu yanıltıcı olabilir; bu tür dosyalarda müddetname esas alınmalıdır.

Tekerrür Halinde İnfaz

Tekerrür, daha önce işlenen bir suçtan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan kişinin belirli süre içinde yeniden suç işlemesidir. Kararda tekerrür kaydı varsa hükümlü mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulur (5275 sayılı Kanun m.108). Bu rejimde salıverilme oranı yükselir ve kurumda geçirilecek süre uzar. Ayrıca cezanın infazından sonra denetim süresi uygulanır. Tekerrür kaydı mahkeme kararında açıkça yer almalıdır.

Rejimin sınırı da kanunla belirlenmiştir. Tekerrür nedeniyle salıverilme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz. Bu sınır uygulamada istikrarlı biçimde gözetilir. İkinci defa tekerrür hâlinde ise durum 2025’te değişti. Önceki uygulamada ikinci kez mükerrir hükümlü şartlı tahliyeden hiç yararlanamıyordu. 7550 sayılı Kanun bu yasağı kaldırdı ve süreli hapis cezalarında oranı dörtte üç olarak belirledi.

Çocuk Hükümlülerde İnfaz

Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişiler çocuk sayılır ve infaz rejimi farklıdır. Çocuk hükümlüler kural olarak çocuk eğitimevlerinde barındırılır. Bu kurumlarda amaç cezalandırmadan çok eğitim ve topluma kazandırmadır. Firara karşı engel bulundurulmaz ve dış güvenlik görevlisi yoktur. Çocuk eğitimevinde bulunmak, denetimli serbestlikten yararlanma bakımından açık kurumda bulunmakla aynı sonucu doğurur.

Şartlı tahliye süresinin hesabında da özel bir kural uygulanır. Geçici altıncı madde kapsamındaki hükümlülerde, çocuğun kurumda geçirdiği günler farklı katsayılarla değerlendirilir. On beş yaşını dolduruncaya kadar kurumda geçirilen bir gün üç gün, on sekiz yaşını dolduruncaya kadar geçirilen bir gün iki gün olarak dikkate alınır. Bu kural kurumda geçirilen süreyi katlayarak artırır ve tahliye tarihini öne çeker. Kural yalnızca geçici madde kapsamındaki dosyalarda uygulanır.

Adli Para Cezasının İnfazı

Adli para cezası, mahkeme tarafından gün üzerinden belirlenip lira karşılığına çevrilen bir yaptırımdır. Ceza kesinleştikten sonra cumhuriyet başsavcılığı hükümlüye ödeme emri gönderir. Ödeme için kanunda süre öngörülmüştür ve bu süre içinde ödeme yapılırsa infaz tamamlanır. Hükümlü isterse taksitle ödeme talebinde bulunabilir. Talep kabul edilirse ceza taksitlere bölünür.

Ödeme yapılmadığında ceza hapse çevrilir. Bu çevirme kendiliğinden olmaz, cumhuriyet başsavcılığının kararı ile gerçekleşir. Hapse çevrilen adli para cezasının infazında da belirli kurallar uygulanır ve hükümlü ödemeyi her aşamada yaparak kalan kısımdan kurtulabilir. Adli para cezasının hapse çevrilmesi hâlinde şartlı tahliye hükümleri uygulanmaz. Bu ayrım önemlidir, çünkü kullanıcılar adli para cezasını da diğer hapis cezaları gibi hesaplamaya çalışmaktadır.

İyi Hal Değerlendirmesi

İyi hâl, şartlı tahliye ve denetimli serbestlik için kanunun aradığı zorunlu şarttır. Hükümlünün kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir (5275 sayılı Kanun m.107/1). Değerlendirmeyi ceza infaz kurumunun idare ve gözlem kurulu yapar. Kurum, hükümlünün kurum kurallarına uyumunu, iyileştirme programlarına katılımını, kişisel gelişimini ve diğer hükümlülerle ilişkisini birlikte değerlendirir. Değerlendirme tek seferlik değildir ve belirli aralıklarla yenilenir.

Değerlendirme puanlama sistemine dayanır. Kurumda kalma süresi altı ayı aşan hükümlüler için gelişim değerlendirme raporu, daha kısa süre kalanlar için gözlem ve değerlendirme raporu düzenlenir. Eşik puanlar Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce belirlenmiştir; iyi hâlin belirlenmesine esas alt eşik puan kırk beş, erken iyileşmeye esas üst eşik puan ise seksendir. Gelişim puanı alt eşiği aşan hükümlü iyi hâlli sayılır. Eşik puanı aşamayan hükümlü bakımından ise kurul, bu durumun mücbir bir sebepten mi yoksa hükümlünün ihmalinden mi kaynaklandığını araştırmak zorundadır. Sağlık durumu, kurumun fiziki imkânsızlıkları veya program açılmaması gibi hâller hükümlü aleyhine yorumlanamaz.

Kurulun kararı denetime açıktır ve gerekçesiz olamaz. Bu, hükümlünün en güçlü usuli güvencesidir. Karar yalnızca sonucu değil, sonuca hangi verilerden ulaşıldığını da göstermelidir. Aksi hâlde denetim imkânsız hâle gelir. Yargıtay, idarenin işlem ve kararlarının denetlenebilir olması gerektiğini açık biçimde ortaya koymuştur.

İdarenin işlem ve eylemleri ile aldığı kararların objektif ve yerinde, yasal mevzuata uygun olduğunun kabul edilebilmesi için mutlaka yasal bir dayanağının olması, işlemin yapılma ve kararın alınma gerekçesinin denetime imkan verecek nitelikte ve dosya içeriğine uygun olması gerekmektedir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/9080, K. 2024/8740, T. 20.12.2024

Karar, gerekçesiz bir iyi hâl kararının ayakta kalamayacağını gösteriyor. Kurul kararında hangi somut olgunun esas alındığı yazılmalıdır. Genel ifadelerle kurulan ve dosya içeriğiyle bağı gösterilmeyen karar, infaz hâkimliği önünde şikâyet konusu yapılabilir. Değerlendirmede hangi ölçütlerin gözetileceği de belirlidir; Yargıtay, hükümlünün kurum kurallarına uyumu, iyileştirme programlarına katılımı ve kişisel gelişiminin birlikte ele alınması gerektiğini vurgulamıştır (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/3256, K. 2025/2558, T. 27.03.2025). Bu nedenle olumsuz bir kurul kararı aldığınızda önce kararın gerekçesini isteyin. Gerekçe yoksa ya da dosyadaki verilerle çelişiyorsa şikâyet yolu açıktır.

Koşullu Salıverilmenin Geri Alınması

Şartlı tahliye kesin bir tahliye değildir. Hükümlü, denetim süresi boyunca kanunun öngördüğü yükümlülükler altındadır. Bu süre içinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlenirse şartlı tahliye geri alınır. Kendisine yüklenen yükümlülüklere uyulmaması hâlinde de aynı sonuç doğar (5275 sayılı Kanun m.107). Geri alma kararını infaz hâkimliği verir ve karar dosya üzerinden incelenir.

Geri almanın sonucu ağırdır. Hükümlü, salıverilme tarihinden sonra geçirdiği süreyi kaybeder ve bakiye cezasını kurumda çeker. Kasıtlı suç hâlinde bakiye cezanın tamamı, yükümlülük ihlali hâlinde ise hâkimin takdirine göre belirlenen kısmı infaz edilir. Denetim süresi, hükümlünün kurumda geçirmesi gereken süre kadardır ve hak ederek tahliye tarihini aşamaz (m.107/6). Süre dolduktan sonra işlenen suç geri alma sebebi oluşturmaz. Bu nedenle denetim süresinin ne zaman sona erdiğini bilmek hükümlü açısından önemlidir.

Müddetname Nedir, İtiraz Edilebilir mi?

Müddetname, hükümlünün cezasının infazına ilişkin süreleri gösteren resmi belgedir. Cumhuriyet başsavcılığı infaz bürosu tarafından düzenlenir. Belgede cezanın başlangıç tarihi, mahsup edilen süreler, açık kuruma ayrılma tarihi, denetimli serbestlik tarihi, salıverilme tarihi ve hak ederek tahliye tarihi yer alır. Bu sayfadaki aracın verdiği tahminin resmi karşılığı müddetnamedir. Kesin hesap yalnızca bu belgeyle yapılır.

Müddetnameyi hükümlü veya avukatı talep edebilir. Belge, cezanın infaz edildiği ceza infaz kurumundan ya da hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan cumhuriyet başsavcılığından alınır. Avukatlar dosyaya UYAP Vatandaş Portalı üzerinden de erişebilir. Müddetnamenin hükümlüye tebliği önemlidir, çünkü itiraz süresi tebliğle işlemeye başlar. Belgeyi aldığınızda mahsup satırını, suç tarihini ve uygulanan oranı ayrı ayrı kontrol edin.

Müddetname Nedir, İtiraz Edilebilir mi?

Müddetname Nedir, İtiraz Edilebilir mi?

İtiraz mercii infaz hâkimliğidir. Hesabın hatalı olduğunu düşünüyorsanız infaz hâkimliğine şikâyet yoluyla başvurabilirsiniz. Başvuru için avukat zorunluluğu bulunmaz, hükümlü kendisi de başvurabilir. Dilekçede hangi kalemin neden hatalı olduğunu somut biçimde gösterin. Yargıtay, infaz hâkimliğinin görev alanını açık biçimde tanımlamıştır.

İnfaz Hâkimliğinin görevinin ceza infaz kurumunda yer alan tutuklu ve hükümlülere ilişkin cezaevi idaresinin eylem ve işlemlerinin şikâyet yolu ile kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgeler ile hukukun genel ilkelerine uygunluğunun denetlenmesine ilişkin olduğu.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2021/10198, K. 2021/12392, T. 09.12.2021

Karar, müddetname hesabına yönelik itirazın hangi mercide inceleneceğini gösteriyor. Bu itiraz yeni bir talep değil, mevcut hesabın denetlenmesi istemidir. Bu nedenle usulden reddedilmesi değil, esastan incelenmesi gerekir. Hatalı hesap tespit edilirse yeni müddetname düzenlenir. Uygulamada en sık karşılaşılan hatalar bellidir: mahsup edilmesi gereken sürenin eksik gösterilmesi, suç tarihine göre yanlış rejim uygulanması, katalog suç olmadığı hâlde üçte iki oranının uygulanması ve tekerrür kaydının hatalı işlenmesi. Yanlış oran uygulanması bozma nedenidir; Yargıtay, suç tipine uymayan infaz oranıyla düzenlenen müddetnamenin düzeltilmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/8148, K. 2024/2430, T. 05.04.2024). Emsal kararlara Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden ulaşabilirsiniz.

Süreler hak düşürücüdür ve kaçırıldığında başvuru reddedilir. Şikâyet, işlem veya kararın öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır (4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m.5). Dilekçe doğrudan infaz hâkimliğine verilebileceği gibi cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu müdürlüğü aracılığıyla da iletilebilir; bu yolla yapılan başvurular en geç üç gün içinde infaz hâkimliğine gönderilir. Başvuruyu yalnızca hükümlü yapmak zorunda değildir. Eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu, kardeşi, müdafii veya kanuni temsilcisi de şikâyet yoluna başvurabilir.

Müebbet cezalarında ayrı bir hata türü daha vardır. Cezası ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilen hükümlü şartlı tahliyeden yararlanamaz ve müebbet hapis ömür boyu devam eder. Müddetnamede bihakkın tahliye tarihi olarak belirli bir gün gösterilmesi bu hâlde hatalıdır; infazın ömür boyu süreceğinin yazılması gerekir. Yargıtay bu hususu açık biçimde ortaya koymuştur (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/2276, K. 2025/444, T. 17.01.2025). Böyle bir müddetname elinize geçerse itiraz yoluna başvurmanız gerekir.

İnfaz hâkimliğinin kararına karşı itiraz süresi de değişmiştir. Önceki düzenlemede bir hafta olan süre, 7499 sayılı Kanunla iki hafta olarak yeniden belirlenmiş ve bu süre 1 Haziran 2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar bakımından uygulanmaya başlamıştır. İnternette dolaşan yedi günlük süre bilgisi bu nedenle güncel değildir. İtirazı, infaz hâkimliğinin kurulduğu yer ağır ceza mahkemesi inceler. Süreyi kaçırmamak için müddetnamenin size tebliğ edildiği tarihi mutlaka not edin.

Örnek Hesaplamalar

Aşağıdaki örnekler tamamen temsilidir ve gerçek bir dosyaya ait değildir. Amaç, aynı ceza süresinin farklı suç tiplerinde ve farklı suç tarihlerinde nasıl değiştiğini göstermektir. Örneklerde mahsup edilecek tutukluluk süresi ve iyi hâl değerlendirmesinin sonucu dikkate alınmamıştır. İki unsur da gerçek dosyalarda tarihleri değiştirir. Bu nedenle tablodaki rakamlar hiçbir dosyanın sonucunu göstermez.

Ceza Süresi Suç Tipi ve Tarihi Şartlı Tahliye Süresi Denetimli Serbestlik Tahmini Fiili Kalış
5 yıl Genel suç, 2024 tarihli 2 yıl 6 ay 1 yıl 1 yıl 6 ay
6 yıl Kasten öldürme, 2024 tarihli 4 yıl 1 yıl 3 yıl
8 yıl Genel suç, 2019 tarihli 4 yıl 3 yıl 1 yıl
1 yıl 6 ay Genel suç, Temmuz 2025 tarihli 9 ay 1 yıl 27 gün

Tablodaki tüm rakamlar temsilidir ve mahsup ile iyi hâl durumu hesaba katılmamıştır. İlk iki satır aynı yılda işlenen iki farklı suçu karşılaştırır; katalog kapsamındaki suçta fiili kalış iki katına çıkmaktadır. Üçüncü satır geçici altıncı madde kapsamındadır ve üç yıllık tedbir süresi nedeniyle fiili kalış kısalmaktadır. Dördüncü satır ise yeni rejimi gösterir: tedbir süresi salıverilme süresinden uzun olduğu için hükümlü doğrudan tedbire ayrılabilir, ancak asgari kalış şartı gereği dokuz aylık sürenin onda birini kurumda geçirmek zorundadır. Kendi dosyanız için kesin sonucu yalnızca müddetname gösterir.

Aşağıdaki tablo en sık karşılaşılan ceza sürelerini tek yerde toplar. Tablo genel suçlar için, yani yarım infaz oranı ve bir yıllık tedbir varsayımıyla hazırlanmıştır. Suç tarihinin 4 Haziran 2025 sonrası olduğu ve tutuklulukta geçen süre bulunmadığı kabul edilmiştir. Kendi cezanızı tabloda bulup büyüklük sırasını görebilirsiniz. Katalog suçlarda ve tekerrür hâlinde bu tablo uygulanmaz.

Ceza Süresi Koşullu Salıverilme Süresi Denetimli Serbestlik Kurumda Fiili Kalış
1 yıl 6 ay Süre yetersiz, onda bir kuralı işler 18 gün
2 yıl 1 yıl Süre yetersiz, onda bir kuralı işler 36 gün
3 yıl 1 yıl 6 ay 1 yıl 6 ay
5 yıl 2 yıl 6 ay 1 yıl 1 yıl 6 ay
8 yıl 4 yıl 1 yıl 3 yıl
10 yıl 5 yıl 1 yıl 4 yıl
15 yıl 7 yıl 6 ay 1 yıl 6 yıl 6 ay
20 yıl 10 yıl 1 yıl 9 yıl

Katalog suçlarda tablo tamamen değişir. Aşağıdaki karşılaştırma aynı ceza sürelerinin üçte iki oranına tabi suçlarda nasıl sonuç verdiğini gösterir. Kasten öldürme, işkence, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve uyuşturucu ticareti bu gruptadır. Varsayımlar önceki tabloyla aynıdır: suç tarihi 4 Haziran 2025 sonrası, bir yıllık tedbir süresi ve tutukluluk yok. Rakamlar yine temsilidir ve iyi hâl durumu hesaba katılmamıştır.

Ceza Süresi Genel Suçta Fiili Kalış Katalog Suçta Fiili Kalış Aradaki Fark
3 yıl 6 ay 1 yıl 6 ay
5 yıl 1 yıl 6 ay 2 yıl 4 ay 10 ay
8 yıl 3 yıl 4 yıl 4 ay 1 yıl 4 ay
10 yıl 4 yıl 5 yıl 8 ay 1 yıl 8 ay
15 yıl 6 yıl 6 ay 9 yıl 2 yıl 6 ay
20 yıl 9 yıl 12 yıl 4 ay 3 yıl 4 ay

Fark ceza süresi büyüdükçe açılır. Yirmi yıllık cezada katalog suç, genel suça göre üç yıl dört ay daha uzun kalış anlamına gelir. Bu nedenle hükmün hangi maddeye dayandığı, ceza süresinden bile önemli olabilir. Suçun kanundaki adını ve madde numarasını mahkeme kararından kontrol edin. Aracı kullanırken suç tipini yanlış seçmeniz, sonucu yıllarca saptırır.

Son olarak mahsuplu bir örneği adım adım açalım. Hükümlü sekiz yıl hapis cezası almış, suç 2024 yılında işlenmiş ve genel suç kapsamında. Yargılama sırasında on ay tutuklu kalmış ve iyi hâl şartını sağlıyor. Suç tarihi 4 Haziran 2025 öncesi olduğu için asgari kalış şartı uygulanmıyor. Adımlar aşağıdaki tabloda sırayla gösterilmiştir.

Adım İşlem Sonuç
1. Ceza süresi Kesinleşen hüküm 8 yıl
2. İnfaz oranı Genel suç, yarım oran 4 yıl kurumda
3. Mahsup Tutuklulukta geçen 10 ay infazdan sayılır 3 yıl 2 ay kaldı
4. Denetimli serbestlik Şartlı tahliyeye 1 yıl kala 2 yıl 2 ay kurumda
5. Şartlı tahliye 4 yıl dolduğunda Kurumdan çıkış
6. Bihakkın tahliye Cezanın tamamı infaz edilince 8 yıl sonunda

Örnek, mahsubun nasıl işlediğini de gösteriyor. Adımların sırası bozulduğunda sonuç sapar. On aylık tutukluluk cezadan düşülüp kalan süreye oran uygulanmaz; bu on ay doğrudan infaz edilmiş sayılır ve kurumda geçirilecek dört yıllık sürenin içinden çıkar. Hükümlü kuruma girdikten iki yıl iki ay sonra tedbire ayrılır. Şartlı tahliye tarihi ise kurumdan çıkıştan bir yıl sonradır ve cezanın bittiği tarih değildir.

Tablodaki ilk iki satır yeni düzenlemenin sonucunu gösterir. Tedbir süresi şartlı tahliye süresinden uzun olduğunda tedbir tek başına yeterli olmaz; hükümlü, kurumda geçirmesi gereken sürenin onda birini fiilen geçirmek zorundadır. Rakamlar temsilidir ve iyi hâl değerlendirmesi ile disiplin durumu hesaba katılmamıştır. Bihakkın tahliye tarihi ise cezanın tamamının infaz edildiği tarihtir ve tabloda gösterilmemiştir. Kendi dosyanızda bu tarihi müddetnameden okuyabilirsiniz.

Online İnfaz Hesaplama Araçları Ne Kadar Güvenilir?

Hesaplama araçları belirli varsayımlar üzerine kuruludur. Hükümlünün iyi hâlli olduğunu, disiplin cezası almadığını ve dosyada tek bir suç tarihi bulunduğunu kabul ederler. Girilen suç tipini de doğru kabul ederler. Oysa gerçek dosyada bu varsayımların her biri ayrı bir inceleme konusudur. Aradaki fark buradan doğar.

Hiçbir araç iyi hâl değerlendirmesinin sonucunu öngöremez. İdare ve gözlem kurulunun kararı dosyaya özgüdür ve puanlama sistemine dayanır. Aynı şekilde disiplin cezaları, açık kurumdan kapalıya iade işlemleri ve birden fazla suç tarihi bulunan dosyalar hiçbir aracın hesaplayabileceği unsurlar değildir. Bu nedenle sayfamızdaki araç dahil hiçbir program kesin tarih veremez. Sonucu müddetnameyle karşılaştırmanız bu yüzden önemlidir.

Aracın yine de faydası vardır. Cezanızın büyüklük sırasını görmenizi sağlar, müddetnamede yazan tarihin makul olup olmadığını anlamanıza yardım eder ve hangi eşiklerin sizi ilgilendirdiğini gösterir. Elinizde müddetname varsa aracın sonucunu onunla karşılaştırın. Aralarında ciddi bir fark varsa bu, müddetnamenin incelenmesi gerektiğine işaret eder. Aracı ön fikir, müddetnameyi ise ölçüt olarak görün.

Ceza ve İnfaz Hukuku Alanında Sunduğumuz Destek

Çözüm Avukatlık ve Arabuluculuk Ofisi olarak infaz süreçlerinde hükümlü ve yakınlarına destek veriyoruz. Müddetnamenin incelenmesi, hatalı hesap tespit edilmesi hâlinde infaz hâkimliğine şikâyet başvurusu yapılması ve sürecin takibi bu kapsamdadır. Koşullu salıverilme ve tedbir başvurularında da vekil olarak görev alıyoruz. İdare ve gözlem kurulu kararlarına karşı yapılacak itirazlar ayrı bir çalışma gerektirir. Ceza yargılamasının genel işleyişi için ceza avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Çalışma biçimimiz baştan nettir. Dosyanızdaki mahkeme kararını, müddetnameyi ve varsa kurul kararlarını inceleyerek hangi rejimin uygulandığını tespit ederiz. Tespit ettiğimiz hatayı ve dayanağını size yazılı olarak aktarırız. Tahliye tarihi vaadinde bulunmaz, süre kısaltma iması yapmayız; yalnızca dosyanın hukuki durumunu olduğu gibi anlatırız. Diğer çalışma alanlarımız için İstanbul avukat sayfamıza bakabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

İnfaz hesaplama nasıl yapılır?

İnfaz hesaplama üç veriye dayanır: ceza süresi, suç tarihi ve suç tipi. Önce tutuklulukta geçen süre cezadan düşülür, ardından suç tarihine göre hangi infaz rejiminin uygulanacağı belirlenir. Sonra suç tipine göre salıverilme oranı uygulanır ve tedbir süresi düşülür. Kesin hesap, cumhuriyet başsavcılığı infaz bürosu tarafından düzenlenen müddetname ile yapılır.

Koşullu salıverilme oranı kaçtır?

Koşullu salıverilme oranı tek bir rakam değildir; suç tipine ve suç tarihine göre değişir. Süreli hapis cezalarında genel oran cezanın yarısıdır. Kasten öldürme, işkence, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve uyuşturucu ticareti gibi katalog suçlarda oran üçte ikidir. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda ise dörtte üçtür. Tekerrür hâlinde bu oranlar ayrıca yükselir.

Denetimli serbestlik süresi ne kadardır?

Denetimli serbestlik süresi suç tarihine göre değişir ve tek bir rakamla verilemez. Genel kural, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az kalan hükümlülerin bu usulden yararlanabilmesidir. 30 Mart 2020 tarihine kadar işlenen suçlarda ise bu süre üç yıl olarak uygulanır. 4 Haziran 2025 ve sonrasında işlenen suçlarda ayrıca asgari kalış şartı aranır.

Suç tarihi neden bu kadar önemli?

Suç tarihi, hangi infaz rejiminin uygulanacağını belirlediği için hesabın en kritik verisidir. Kanuna eklenen geçici maddeler belirli tarih eşikleri koyar ve bu eşiklerin öncesinde işlenen suçlara farklı oran ve süreler uygular. Aynı ceza süresi, iki farklı suç tarihinde tamamen farklı tahliye tarihleri üretir. Belirleyici olan hükmün kesinleşme tarihi değil, suçun işlendiği tarihtir.

Tutuklulukta geçen süre cezadan düşer mi?

Evet, tutuklulukta geçen süre cezadan düşülür. Bu işleme mahsup denir ve Türk Ceza Kanunu’nun 63. maddesinde düzenlenmiştir. Gözaltında geçen süre de mahsup kapsamındadır. Tutuklulukta geçen her gün infazda bir gün sayılır ve ayrı bir talep gerektirmez. Müddetnamede eksik gösterilmesi hâlinde infaz hâkimliğine şikâyet yolu açıktır.

Müddetnameyi nereden alabilirim?

Müddetnameyi, cezanın infaz edildiği ceza infaz kurumundan veya hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan cumhuriyet başsavcılığından alabilirsiniz. Belgeyi hükümlü kendisi talep edebileceği gibi avukatı da talep edebilir. Avukatlar dosyaya UYAP üzerinden erişebilir. Müddetnamenin hükümlüye tebliği önemlidir, çünkü itiraz süresi tebliğ ile işlemeye başlar.

Müddetnamedeki hesap yanlışsa ne yapmalıyım?

Müddetnamedeki hesabın hatalı olduğunu düşünüyorsanız infaz hâkimliğine şikâyet yoluyla başvurabilirsiniz. Başvuru için avukat zorunluluğu yoktur, hükümlü kendisi de başvurabilir. Dilekçede hangi kalemin neden hatalı olduğunu somut biçimde göstermeniz gerekir. Hatalı hesap tespit edilirse yeni bir müddetname düzenlenir. En sık karşılaşılan hatalar mahsubun eksik gösterilmesi ve yanlış oran uygulanmasıdır.

Denetimli serbestliğe çıkmak için cezaevinde kalmak şart mı?

Evet, denetimli serbestliğe çıkmak için belirli bir süre kurumda kalmak şarttır ve bu şart 2025’te ağırlaştırıldı. 4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanun ile hükümlünün, salıverilme tarihine kadar kurumda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini fiilen kurumda geçirmesi zorunlu hâle geldi. Bu süre hiçbir koşulda beş günden az olamaz. Şart, yalnızca 4 Haziran 2025 ve sonrasında işlenen suçlara uygulanır.

İyi hal olmazsa koşullu salıverilme uygulanmaz mı?

Evet, iyi hâl şartı sağlanmazsa şartlı tahliye uygulanmaz. Kanun, hükümlünün kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesini açıkça aramaktadır. Değerlendirmeyi ceza infaz kurumunun idare ve gözlem kurulu yapar ve karar puanlama sistemine dayanır. Olumsuz karar gerekçeli olmak ve denetime imkân vermek zorundadır. Gerekçesiz karara karşı infaz hâkimliğine şikâyet edilebilir.

Online hesaplama sonucu kesin midir?

Hayır, online hesaplama sonucu kesin değildir ve tahmin niteliğindedir. Hiçbir araç iyi hâl değerlendirmesinin sonucunu, alınan disiplin cezalarını veya dosyaya özgü durumları göremez. Birden fazla suç tarihi bulunan dosyalarda sonuç ayrıca yanıltıcı olabilir. Kesin infaz hesabı yalnızca cumhuriyet başsavcılığı infaz bürosu tarafından düzenlenen müddetname ile yapılır. Elinizdeki müddetname ile araç sonucu arasında ciddi fark varsa belgeyi inceletmeniz gerekir.

İnfaz Hesaplamada Sonucu Belirleyen Üç Veri

İnfaz hesaplama üç veriye dayanır ve bu üç veriden biri değiştiğinde sonuç tamamen başkalaşır. Ceza süresi hesabın çıkış noktasını, suç tipi salıverilme oranını, suç tarihi ise hangi rejimin uygulanacağını belirler. Hesap tek bir tarih değil üç ayrı eşik üretir: açık kuruma ayrılma, bu tedbir ve koşullu salıverilme. Bu eşiklere ulaşmanın ortak şartı iyi hâldir ve bu şartın sonucunu hiçbir program önceden bilemez. Suç tarihinin belirleyici rolü özellikle önemlidir, çünkü kanuna eklenen geçici maddeler tarih eşiklerine göre farklı oran ve süreler uygular. Aynı ceza süresi, iki farklı suç tarihinde yıllarca fark eden sonuçlar üretebilir. Bu nedenle sayfadaki aracın verdiği tarihler tahminidir ve bir ön fikir sunar. Kesin hesap, cumhuriyet başsavcılığı infaz bürosu tarafından düzenlenen müddetname ile yapılır. Elinizdeki müddetname ile hesap arasında fark görürseniz belgeyi bir hukukçuya inceletmeniz yerinde olur.