Gaiplik Nedir? Gaiplik Davası

Gaiplik Davası

Gaiplik, kişinin ölüm veya yaşamına dair somut delil bulunamayıp; hayatta olup olmadığına dair şüphe bulunan durumlara denilmektedir. Gaiplik davası ise kişiden haber alınamamasından hemen sonra açılmamaktadır. Gaiplik davalarının açılması için belirli süre geçmesi ve şartların sağlanması gerekmektedir.

Gaiplik Nedir?

“Gaip” terimi, genel anlam olarak “kayıp olan” ya da “nerede olduğu bilinmeyen” kişiyi ifade etmektedir. Hukuki dilde ise, daha özelleşmiş bir kullanıma sahip olan gaip ifadesi; belirli süredir haber alınamayan veya ölüm tehlikesi altında kaybolmuş olan bireylere işaret etmektedir. Bu durum ise “gaiplik” olarak adlandırılır.

Gaiplik, sadece gerçek kişilere yönelik bir hukuki işlemdir. Gaiplik kararları ve sonuçları, yalnızca gerçek kişilerin hukuki durumunu etkilemekte ve düzenlemektedir.

Tüzel kişilikler de ise üzerinde gaiplik mümkün değildir. Tüzel kişiliklerin varlık durumları ve faaliyetleri, belirli bir hukuki çerçeve içerisinde yürütülen ve belgelendirilmiş işlemler ve kayıtlarla belirlenmektedir. Tüzel bir kişiliğin ‘gaip’ olması hukuki bir anlam taşımamaktadır.

Gaiplik Kararı Nedir?

Gaiplik durumunun hukuki süreçler içerisinde kesinlik kazanması gerekmektedir. Kesinliğin kazanılmasında ise kamuoyuna duyurulması esas teşkil edilmektedir. Gaipliğin kamuoyuna duyurulması ilk adım olarak belirlenmiştir. Resmi gazetelerde yayımlanan gaiplik ilanı, geniş kesimlerine ulaşmak ve potansiyel bilgi sahibi kişilerin haberdar olmasını sağlamak için yapılmaktadır.

Gaiplik ilanının yayımlanmasından sonra, Türk Medeni Kanunu’na göre belirli bir süre beklenmesi gerekmektedir. Bu süreç, gaibin yerini bilmekle yükümlü olabilecek kişilerin gaiplik durumunu doğrulayabilecek bilgileri yetkililere iletmelerine imkan sağlamaktadır.

Süreç sonunda, gaiplik durumu hala devam ediyorsa ve durumu çürütecek herhangi bir bilgiye ulaşılamamış ise gaiplik davasının açılması gündeme gelmektedir. Gaiplik davası, gaipliğin hukuken tanınması ve gaipliğin hukuki sonuçlarının doğmasını sağlayan bir süreçtir.

Gaiplik davasının açılmasından sonra, mahkeme tarafından belirli bir süre daha beklenmektedir. Beklenen bu süre içerisinde herhangi bir bilgiye ulaşılıp ulaşılmadığı incelenmektedir. Bu süre zarfında da gaibin yerini gösteren herhangi bir bilgiye ulaşılmıyor ise mahkeme tarafından gaiplik kararı verilmektedir.

Gaiplik davasında gaiplik kararının alınması, hukuki açıdan çeşitli sonuçları beraberinde getirmektedir. Sonuçlardan en önemlisi ve belki de en kritik olanı; söz konusu kişinin hukuki kişiliğinin sona ermesidir. Gaibin hukuki kişiliğinin sona ermesi, gaip olunan süre zarfında ve sonrasında varlık durumunu ve bu durumun hukuki sonuçlarını belirleyen ana faktördür.

Gaipliğin Şartları Nelerdir?
Gaipliğin Şartları Nelerdir?

 Gaipliğin Şartları Nelerdir?

Gaiplik davasının açılabilmesi için gerekli şartlar, Türk Medeni Kanunu’na göre belirlenmektedir. Kişinin gaipliğinden bahsedebilmek için aşağıda belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekmektedir:

  • Zaman: Kişinin kaybolmasının ardından en az 5 yıl geçmiş olması gerekir.
  • Ölümün ispatlanamaması: Kaybolan kişinin ölümüne dair somut deliller (kişi için herhangi bir ölüm belgesi, mezar veya ölümüne dair başka bir somut kanıt) olmamalıdır.
  • Yaş sınırı: Kaybolan kişinin 18 yaşını doldurmuş olması veya 18 yaşına kadar yaşamasının muhtemel olması gerekmektedir. Bu şart, reşit olmayan kişilerin gaipliğinin tespit edilebilmesi için önemlidir.
  • Hak talepleri: Kaybolan kişi için maddi ve manevi haklara dair taleplerin bulunması gerekmektedir. Bu talepler, miras, velayet, nafaka ve benzeri konuları içermektedir.

Gaiplik Davası Ne Kadar Sürer?

Gaiplik davasının süresi hakkında kesin zaman dilimi belirtmek zordur. Gaiplik davaları birkaç aydan başlayarak bir yıla kadar sürebilir. Ancak bazı durumlarda, dava süresinin daha uzun olduğu da görülmektedir.

Gaiplik davasının süresi;

  • Davanın karmaşıklığına,
  • Tanıkların ifadelerine,
  • Bilirkişi raporlarına,
  • Mahkeme yoğunluğuna,
  • Delillerin toplanma sürecine bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

Dava süreci, Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvuru ile başlamaktadır. Gaiplik davasına başvuru yapan davacı tarafın gaipliği ispatlama zorunluluğu bulunmaktadır. Mahkeme, gaiplik talebini haklı bularak incelemelerini olumlu yönde tamamlaması üzerine karar verilmektedir.

Gaiplik Davası Masrafları
Gaiplik Davası Masrafları

Gaiplik Davası Masrafları

Gaiplik davası masrafları, dava sürecinde karşılaşılan; ödenmesi gereken çeşitli ücretler ve harcamalardır. Gaiplik davasının masrafları hakkında kesin miktar belirtmek mümkün değildir. Gaiplik davası masrafları;

  1. Dava açma harcı: Mahkemeye dava başvurusunda bulunurken ödenmesi gereken bir ücrettir. Türkiye’de dava açma harcı miktarı, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından her yıl güncellenerek belirlenmektedir.
  2. Avukat ücretleri: Gaiplik davasında hukuki destek almak isteyen kişiler, avukat tutarak süreçte yardım alabilirler. Avukat ücretleri, davanın süresi ve avukatın deneyimine göre değişiklik gösterebilir. Türkiye’de avukatlık ücretleri, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen asgari ücret tarifesine göre hesaplanır.
  3. Bilirkişi ücretleri: Gaiplik davalarında, mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi talep edilebilir. Bu durumda, bilirkişi raporu için ödenmesi gereken bir ücret bulunmaktadır.
  4. Tanık ücretleri: Dava sürecinde tanıkların ifadeleri de alınmaktadır. Tanıkların yol ve konaklama masrafları, dava sürecinde karşılanması gereken diğer masraflar arasında yer almaktadır.
  5. Tebligat ücretleri: Dava sürecinde taraflara ve tanıklara tebligat gönderilmektedir. Yapılan tebligatlar ücrete tabidir ödenmesi gerekmektedir.

Gaiplik Dava Dilekçesi

Gaiplik dava dilekçesi, gaiplik davasının açılması için mahkemeye sunulan ve davanın temel sebeplerini, talepleri ve gerekçelerini içeren yazılı bir belgedir. Dilekçede;

  • Davacının ve davalının kimlik bilgileri,
  • Varsa vekil bilgileri,
  • Davanın dayandığı olaylar,
  • Kanuni süreler,
  • Talepler yer almalıdır.

Gaiplik davası PDF dilekçe örneği indirmek için tıklayınız.

Gaiplik davası WORD dilekçe örneği indirmek için tıklayınız.

Gaiplik Davası Görevli Mahkeme
Gaiplik Davası Görevli Mahkeme

Gaiplik Davası Görevli Mahkeme

Gaiplik davası görevli mahkeme; kişinin kaybolduğu il ya da ilçede faaliyet gösteren Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Örneğin:

  • Bireyin İstanbul’da kaybolması durumunda, yetkili ve görevli mahkeme İstanbul’da faaliyet gösteren bir Sulh Hukuk Mahkemesi olmaktadır. Gaiplik durumunda İstanbul’daki Sulh Hukuk Mahkemesi, kaybolan kişiye ilişkin tüm bilgi, belgeleri toplamakta ve gerekli incelemeleri yapmaktadır.
  • Benzer bir durumda, kişi İzmir’de kaybolmuş ise görevli mahkeme İzmir’deki Sulh Hukuk Mahkemesi olmaktadır. İzmir’deki mahkemenin, kaybolan kişi hakkında gerekli tüm bilgi ve belgeleri toplama, durumu değerlendirme ve sonuçta gaiplik kararı verme yetkisine sahip olduğunu ifade etmektedir.

Gaiplik Yargıtay Kararları

Gaiplik davası kararına ilişkin Yargıtay’ın vermiş olduğu birçok emsal karar bulunmaktadır. Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2006/1221 Esas Numaralı, 2006/7986 sayılı kararı emsal niteliktedir:

‘Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı F.  Şeker’in 24/9/2003 tarihinde hasımsız olarak açtığı davada, 1968 doğumlu oğlu İbrahim Şeker’in 1995 yılında hiçbir sebep yokken ortadan kaybolduğunu ve o günden beri haber alamadığını, araştırmalarının sonuçsuz kaldığını belirterek gaipliğine karar verilmesini istediği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

İncelenen dosyadan, söz konusu ilamın 29/6/2004 tarihinde yapıldığı, hüküm tarihi itibarıyla altı aylık ilan süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.

Mahkemece, Türk Medeni Kanununun 33. maddesinde öngörülen ikinci bir ilanın yapılmaması ve ilan süresi dolmadan İ. Şeker’in gaipliğine ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi’.

Daha fazla gaiplik davası emsal Yargıtay karaları indirmek için tıklayınız.

Gaiplik Kararı Nasıl Alınır?

Türk hukuk sisteminde gaiplik davası kendine has özel hukuk davasıdır. Gaiplik kararının alınması için ilgili olan mahkemeye başvuru ile ilk adım atılmalıdır. Daha sonrasında izlenecek adımlar ise:

  • Başvuru ve dilekçe: Gaiplik davası açmak isteyen kişi, öncelikle gaiplik dava dilekçesini hazırlamalıdır. Dilekçede, davacı ve davalının kimlik bilgileri, davanın dayandığı olaylar, kanuni süreler ve taleplerin yer alması gerekmektedir.
  • Görevli mahkemeye başvuru: Gaiplik davası dilekçesi hazırlandıktan sonra, görevli Sulh Hukuk Mahkemesine başvuru yapılır.
  • Delillerin toplanması: Mahkemeye başvurulduktan sonra, davacının gaiplik iddiasını destekleyen delilleri toplaması ve sunması gerekmektedir. Bu deliller arasında kaybolan kişinin son görüldüğü yer ve tarih, yapılan arama çalışmaları, soruşturmalar ve ilgili belgeler yer almalıdır.
  • Yargılama süreci: Mahkeme, delilleri değerlendirdikten sonra, dava sürecini başlatır ve tarafların ifadelerini almaktadır. Gerekli görülmesi durumunda, tanıkları da dinleyerek, bilirkişi raporlarını talep edilebilmektedir.
  • Mahkeme kararı: Mahkeme, tüm delilleri değerlendirdikten ve yargılama sürecini tamamlamasının ardında gaipliğe ilişkin olumlu ya da olumsuz kararını vermektedir. Eğer mahkeme, davacının taleplerini haklı bulursa, gaiplik kararı vererek kaybolan kişinin gaipliğine hükmedebilir.
  • Kararın kesinleşmesi: Gaiplik kararı verildikten sonra, kararın kesinleşmesi için belli bir süre beklenmektedir. Bu süre zarfında, kararın temyiz edilme ihtimali bulunmaktadır. Karar, temyiz edilmezse veya temyiz başvurusu reddedilirse, karar kesinleşir.
Gaiplik Kararını Kimler İsteyebilir?
Gaiplik Kararını Kimler İsteyebilir?

Gaiplik Kararını Kimler İsteyebilir?

Gaiplik kararını talep etmek için başvuran kişinin; Türk Medeni Kanunu uyarınca kaybolan kişi ile doğrudan hukuki ilişkisi bulunması ve davanın hukuki sonuçlarından etkilenecek menfaati olması gerekmektedir. Başvuru sürecinde, bu ilişki ve menfaatler dilekçede belirtilmelidir.

Gaiplik kararını talep etme hakkı bulunan kişiler:

  1. Kaybolan kişinin eşi: Eş, kaybolan kişinin gaipliğine dair dava açabilir ve hukuki sonuçlarını talep edebilmektedir (örneğin, mal paylaşımı, miras, velayet ve nafaka gibi konularda düzenlemeler).
  2. Kaybolan kişinin çocukları: Kaybolan kişinin çocukları, miras ve nafaka gibi konularda haklarını korumak amacıyla gaiplik davası açmaktadır.
  3. Kaybolan kişinin anne ve babası: Kaybolan kişinin çocukları veya eşi bulunmadığı durumlarda anne ve babası da gaiplik davası açabilir ve ilgili hukuki düzenlemeleri talep edebilirler.
  4. Kaybolan kişinin kardeşleri: Diğer akrabalar da, özellikle kardeşler, kaybolan kişinin gaipliğine dair dava açarak miras haklarını talep edebilmektedir.
  5. Kaybolan kişinin alacaklıları ve borçluları: Alacaklılar ve borçlular da, alacaklarını tahsil etmek veya borçlarını ödemek için gaiplik davası açmaya yetkileri bulunmaktadır.
  6. Diğer ilgililer: Kaybolan kişinin vasiyetnamesinden veya diğer hukuki düzenlemelerden dolayı hak sahibi olan diğer kişiler de gaiplik kararı talep edebilirler.

Gaiplik Kararının Sonuçları

Gaiplik kararı, Türk Medeni Kanunu (TMK) çerçevesinde çeşitli hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Gaibin ölümüne eşdeğer sayılan bu durum, kişinin ölümüne bağlı olan hukuki hakları ve yükümlülükleri de sonlandırır. Gaiplik kararının doğurduğu önemli hukuki sonuçları:

  1. Evlilik bağının sona ermesi: Gaiplik kararının verilmesi durumunda, kaybolan kişi ile eşi arasındaki evlilik bağı sona erer. Bu durum, eşin yeniden evlenme hakkını kullanabilmesini sağlamaktadır.
  2. Miras hukuku: Gaiplik kararı verildikten sonra, kaybolan kişinin mirasçılarına miras bıraktığı mal ve haklar paylaşılır. Gaiplik kararı, kaybolan kişinin öldüğüne dair hukuki kabulün bir sonucu olarak mirasın açılmasını sağlar.
  3. Tapu İşlemleri: Gaiplik kararının ardından, gaibin öldüğü kabul edilir ve bu kişiye ait taşınmaz malların tapu işlemleri yapılır. Bu işlemler genellikle, mirasın devredilmesi sürecinin bir parçasıdır.
  4. Velayet ve nafaka: Gaiplik kararı, kaybolan kişinin çocuklarıyla ilgili velayet ve nafaka haklarını etkiler. Velayet, kalan eşe veya başka bir yakına devredilebilir, nafaka ise gaiplik kararı nedeniyle sona erebilir.
  5. Malvarlığı ve borçlar: Gaiplik kararı, kaybolan kişinin malvarlığı ve borçları üzerinde de etkili olmaktadır. Malvarlığı, mirasçılara paylaştırılırken, borçlar da borçlular ve alacaklılar arasında yeniden düzenlenir.
  6. Sigorta ve sosyal güvenlik: Gaiplik kararı, kaybolan kişinin sigorta ve sosyal güvenlik hakları üzerinde de etkili olabilir. Örneğin, hayat sigortası poliçesi gereği, sigorta şirketi gaiplik kararı üzerine tazminat ödemesi yapabilir.
  7. İşletme Yönetimi: Gaiplik kararının ardından, gaibin öldüğü kabul edilmektedir. Kişiye ait işletmelerin yönetimi devam ettirilir. Bu süreç, gaip olan kişinin işletme ortakları veya yasal temsilcileri tarafından yürütülür.
  8. Hukuki İşlemler: Gaiplik kararının ardından, gaibin öldüğü kabul edilerek; kişinin adına yapılacak hukuki işlemler yürütülür. Gaip olan kişinin adına açılmış davalarda temsil edilme, hukuki anlamda gereken yerlerde gaibin haklarının korunması anlamına gelmektedir.

Ölüm Karinesi ve Gaiplik Farkı

Ölüm karinesi ve gaiplik, her ikisi de bir kişinin ölümünün hukuki sonuçlarını düzenleyen hukuki kavramlar olmasına rağmen, farklı durumlar ve süreçlerle ilgilidir. İki kavram arasındaki temel farklar:

  1. Ölüm karinesi: Ölüm karinesi, bir kişinin öldüğüne dair yeterli somut delilin olmadığı, ancak olayların akışı ve koşulların gösterdiği üzere, kişinin ölmüş olma ihtimalinin çok yüksek olduğu durumlarda kullanılır. Örneğin, bir doğal afet, kaza veya savaş sırasında kaybolan ve bir daha haber alınamayan kişilerin ölüm karinesinden yararlanması mümkündür.
  2. Gaiplik: Gaiplik ise, bir kişinin uzun süre haber alınamaması ve ölümüne dair somut delil bulunmaması durumunda başvurulan bir hukuki süreçtir. Türk Medeni Kanunu’na göre, bir kişinin en az 5 yıl süreyle kaybolması ve ölümüne dair somut delil bulunmaması durumunda, gaiplik davası açılabilir.

Gaiplik TMK

Gaiplik davası, Türk Medeni Kanununun 32 ve 35. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre, bir kişi bir yıl boyunca kendisinden haber alınamazsa veya kayıp olduğu anlaşılırsa, mahkeme tarafından gaipliği tespit edilebilir.

İlgili kanun maddeleri ise;

III. Gaiplik kararı

  1. Genel olarak

Madde 32– Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir. Yetkili mahkeme, kişinin nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıt da yoksa annesinin veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesidir.

  1. Yargılama usulü

Madde 33– Gaiplik kararının istenebilmesi için, ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir. Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilanla çağırır. Bu süre, ilk ilanın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır.

  1. İstemin düşmesi

Madde 34– Gaipliğine karar verilecek kişi, ilan süresi dolmadan ortaya çıkar veya kendisinden haber alınırsa ya da öldüğü tarih tespit edilirse gaiplik istemi düşer.

  1. Hükmü

Madde 35– İlandan sonuç alınamazsa, mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır. Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur’ şeklindedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili İçerikler

Kategoriler