Otopsi Sonucu Öğrenme, Nereden Alınır Adli Tıp Raporu Kaç Günde Çıkar (ATK Raporu) bilgilendirme içeriğimizle sizlerleyiz. Olayların gerçek yüzünü ortaya çıkarmada geçmişten günümüze bilimsel değerlendirmeler yapılmıştır. Adli tıp raporu bu alanda bilimsel çalışmalar yapan ve özellikle mahkemeler vasıtasıyla yardımına ihtiyaç duyulan çalışma alanlarından bir tanesidir. Biz de bunlardan biri olan adli tıp raporu başlığını ele alacağız.
Adli Tıp Raporu Nedir?
Adli tıp raporu medyada, gazetelerde, dergilerde ve birçok yerde duyulan fakat tam olarak ne olduğu bilinmeyen bir olgudur. Genel anlamda adli tıp raporunu adli olguyu değerlendiren rapor olarak nitelendirmek mümkündür.
Herhangi bir sebeple hastanelere intikal eden şüpheli durumlarda, görevlilerin izlenimleri ve mesleki bilgileri doğrultusunda bu raporlar oluşturulur. Hukuki süreçlerin ilerlemesinde oldukça faydalı olan bu raporlar, gerçeklerin gün yüzüne çıkmasında büyük yararlar sağlar.
Adli Tıp Raporları
- Adli tıp raporları, şüpheli birtakım durumlarda adli olguları değerlendirir. Adli rapor resmi makamlarca düzenlenmektedir.
- Genel olarak hastanelerin acil servisleri, aile hekimliği gibi sağlık kuruluşlarında şüphe ve dikkat çeken olaylar rapor hazırlanarak ilgili birimlere iletilir.
- Sağlık Bakanlığı düzenlemiş olduğu Genel Adli Muayene Raporu ve Cinsel Saldırı Muayene formları aracılığıyla adli süreçler başlatılır. Cinsel Saldırı Muayene Formları erkek ve kadınlar için ayrı ayrı düzenlenmiştir.
- Adli tıp raporları konularına göre farklı içerikler barındırır. Yaralama, cinsel saldırı, adli-psikiyatrik, otopsi ve alkol tespiti için düzenlenen adli tıp raporları adli vakalarda büyük yarar sağlar.
- Adli tıp raporları yalnızca adli vakalara bakmaz. İş kazaları gibi maluliyet durumlarında zarar görme durumu ile yapılan iş arasındaki nedensellik bağının tespiti oldukça önemlidir. Bu durumun tespitinde Adli Tıp Kurumu Heyet Raporunun vereceği karar bağlayıcı olacaktır. Çünkü mahkemeler ve Sigorta Tahkim Komisyonu, içerisinde adli tıp uzmanı olmayan maluliyet raporlarına şüphe ile yaklaşmaktadır.
- Adli tıp raporları maluliyet kararlarında oldukça önemlidir. İş kazası ya da meslek hastalığı sonucunda çalışamaz durumda olan kimselerin maluliyetleri, engellerindeki oranlara göre değerlendirilir.
- Adli tıp rapor oranları, maluliyet kararlarının verilmesinde büyük bir paya sahiptir.
- Trafik kazası adli tıp raporu, bedeni hasarı ortaya koymak için mahkemenin talebi üzerine hazırlanmaktadır.

Adli Tıp Kurumu Kararlarının Mahkemeye Etkisi
Adli Tıp Kurumu Kararlarının Mahkemeye Etkisi
- Adli tıp kurumu kararları, birçok adli vakanın aydınlanmasında önemli rol oynar.
- Adli tıp kurumu kararları mahkemelerde bilirkişi raporu niteliğinde yer alır. Bu anlamda oldukça etkili olduğu söylenebilir.
- Adli tıp kurumunun vermiş olduğu kararlar, genel anlamda mahkemenin seyrini değiştirecek niteliktedir. Fakat her zaman için bu durum geçerli değildir.
- Olayın içeriğine yönelik hazırlanmamış ya da olayla bağdaşmayan adli tıp kurumu raporları mahkeme tarafından dikkate alınmaz.
Adli Tıp Raporu Sonucu Öğrenme
- Adli tıp kurumunun vermiş olduğu kararların aksi yönünde birçok mahkeme sonucu vardır.
- Adli tıp raporu sonucu öğrenmek isteyenler e-devlet uygulamasında bulunan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı sekmesinden ulaşabilirler. Ya da Adli Tıp Kurumu Başkanlığı resmi internet sitesinden bilgi alınabilir.
- Adli tıp dosya sorgulama da yine e-devlet üzerinden ya da Adli Tıp Kurumu Başkanlığının resmi internet sitesinden gerekli bilgilere ulaşılabilir.
Adli Tıp Kurumundan Sonuç Ne Kadar Sürede Gelir?
- Adli tıp kurumuna sevk edilen birçok olay vardır. Bunların niteliğine göre sonuçların çıkma zamanları değişkenlik gösterir.
- Öncelikle normal ölüm gibi durumlarda 1 gün içerisinde raporların çıkması muhtemeldir.
- Cinayet, kaza, yaralanma, darp gibi şüpheli adli vakalarda sonucun çıkmasında net bir tarih verilemez. Çünkü olayın durumuna göre süreler değişir.

ATK Raporu Nedir?
Atk Raporu Nedir?
Atk Adli Tıp Kurumu’nun kısaltmasıdır. Bu kurum tarafından verilen raporlar ATK raporu olarak adlandırılmaktadır. Adli Tıp Kurumu, Cumhuriyet Savcılıkları, mahkeme ve hakimliklerin istemi ile adli tıpla ilgili resmi bilirkişilik yapmakta olan Adalet Bakanlığı’na bağlı olarak çalışmaktadır. Vermiş olduğu ATK raporları adalet ve yargı sistemini önemli oranda etkilemektedir. Bilirkişilik yapılan diğer kurumlar (Üniversiteler vb.) olmasına rağmen Yargıtay ve Mahkemelerin pek çok kararında ATK’yı üst bilirkişilik kurumu kabul ettikleri için ATK raporları daha önemli ve etkili olmaktadır (Koç, 2004:144).
ATK raporları, adli tıp uzmanlarınca adli bir olayın tüm tıbbi hususlarının incelenmesi sonrası hazırlanan rapordur. Mahkemeler tarafından bir olayın çözülmesinde kullanılan önemli bir delil niteliğindedir. Adli tıbbın ilgi alanına giren aşağıda belirtilen önemli konularda Cumhuriyet Savcısının ya da mahkemelerin talebi ile Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulları ve ihtisas daireleri tarafından incelemeler yapılmakta ve raporlar düzenlenmektedir.
- Ölüm,
- Yaralanma,
- Zehirlenme,
- Akıl hastalıkları,
- Yaş tayini,
- Cinsel suçlar,
- Cumhurbaşkanlığı affı kapsamındaki olaylar
Bu olaylar sonrası düzenlenen raporlar, yargı kararlarının alınmasında önemli açıdan belirleyicidir. Ayrıca mahkemeler, gerek gördüğü durumlarda mevcut bilirkişi raporlarında bir çelişki olduğunu düşündüğünde ihtisas kurulu üyelerinin tümünün yer aldığı ATK Genel Kurulu’na başvurmaktadır (Koç,2004:146).

Adli Tıp Raporu Kesin Delil midir?
Adli Tıp Raporu Kesin Delil midir?
Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporlar hükme esas önemli bir delildir. Bu raporlar mahkemelerde bilirkişi raporu olarak kabul edilmektedir. Ancak bu raporların genel olarak bir olayı ispatlamak açısından kullanılması, onun kesin delil niteliğinde olduğu anlamına gelmemektedir. Bazı Yargıtay kararları incelendiğinde tutulan adli tıp raporlarının mahkemelerde kesin delil olarak kabul edilmediğine rastlanmaktadır. Genel olarak kesin delil olarak kabul edilmeyen raporlarda vakanın içeriği ile rapor hususları uyuşmamaktadır.
Adli Tıp Raporuna İtiraz Yargıtay Kararı
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2019/3043 E., 2020/4239 K. Sayılı 01.07.2020 tarihli kararında dava iş kazasının ve sürekli iş göremezlik derecesinin tespitine ilişkindir. İlgili davada bir Üniversiteden alınan bir rapor söz konusudur. Bu raporun hükme dayanak kılınamayacağına karar verilmiş, Adli Tıp Kurumu’ndan rapor talep edilmesine karar verilerek dava sonucu bozulmuştur. İlgili dosyada davacının çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı %40,2 olarak belirlenmiştir, itiraz üzerine Adli Tıp Kurulu 3.İhtisas Kurulu raporunda oran %48 olarak tespit edilmiştir. Bu rapor sonrası temyiz edilen hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, 2018/2155 E., 2019/826 K. Sayılı 11.02.2019 tarihli oy birliği kararında dava 13.03.2007 tarihinde davacının geçirdiği iş kazası sebebiyle oluşan gerçek maluliyet oranının %14.2’nin üzerinde olduğunun tespitine ilişkindir. Mahkeme bozmaya uyarak kısmen kabule karar vermiştir, ancak davalı vekili temyiz talebinde bulunmuştur. Davada farklı kurumlar tarafından iki orandan bahsedilmektedir. Bu kapsamda Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan görüş sorulmuştur.

Adli Tıp Raporu Nasıl Alınır?
Adli Tıp Raporu Nasıl Alınır?
- ATK raporu alabilmek için öncelikle olayın mağduru olan kimsenin bu durumu polise bildirmesi gerekir.
- İlgili kişinin bilinçsiz olduğu hallerde kaza, yaralanma, darp, intihar gibi bulguların doktor tarafından şüpheli bulunması durumunda hasta formuna doktor adli vaka olduğunu belirtir.
- Hasta formuna işlenen adli ibaresi hastane polisine bildirildikten sonra yasal işlemler başlar.
- Olaydan bir süre sonra meydana gelen sakatlıklar ve kalıcı engeller bahsi geçen olayla bağlantılı mı, bu durum yine ATK raporuyla ortaya çıkartılır.

Adli Tıp Raporuna İtiraz
Adli Tıp Raporuna İtiraz
Adli tıp kurumu raporlarında yüzeysel bir inceleme yapıldığına, usul ve yasalara uyulmadığına ve hatalı rapor düzenlendiğine ilişkin itirazda bulunmak mümkündür. Yapılan itiraz ile yeniden inceleme yapılması ve yeni rapor düzenlenmesi talep edilmektedir. İtiraz, raporun ilgiliye tebliğ edilmesinden sonraki 2 hafta içerisinde, davanın görüldüğü mahkemeye sunulacak bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile gerçekleştirilir. Dilekçede aşağıdaki hususlara yer verilmelidir.
- Kimlik ve adres bilgilerine,
- İtiraz edilen raporun tarih ve raporuna,
- İtiraz edilen hususlara,
- Dilekçe sahibinin taleplerine
- Kanıtlara
Adli Tıp Raporu İtiraz Dilekçesi Örneği
… CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE;
DOSYA NO: …/… E.
RAPORA İTİRAZ EDEN (SANIK):
TC KİMLİK NUMARASI:
MÜDAFİİ:
ADRES:
KONU: …/…/… tarihli ATK raporuna itirazlarımızın sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR:
1-) …/…/… tarihli …. Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca gönderilen bilirkişi raporu usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki;
2-) Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 7. maddesine göre; “Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu 1 başkan, 2 uzman ve ruh sağlığı hastalıkları için iki uzmandan oluşması gerekir” hükmüne rağmen uzmanlık alanı psikiyatri olmayan ….. Üniversitesi Adli Tıp Başkanının ve Adli Tıp Araştırma görevlisinin verdiği rapor usul ve yasaya aykırı olacaktır.
3-) Mağdur …. … ‘nın tüm aşamalarda vermiş olduğu ifadeleri dilekçemiz ekinde tekrardan Mahkemenize sunulmuştur. (EK-1) Hiçbir ifadesi birbirini tutmadığı halde, Mental Retardasyon rahatsızlığı bulunan mağdurun tüm dosya ile birlikte yeniden Adli Tıp Kurumu 4. ihtisas Dairesine gönderilmesine karar verilmesini talep ediyoruz. Zira, konunun uzmanının katılmadığı Adli Tıp İhtisas Kurulu raporuna dayanarak hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil edecektir.
4-) Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, söz konusu Adli tıp kurumu raporuna itiraz ediyoruz.
HUKUKİ NEDENLER : 5271 S. K. m. 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 2659 S.
- 7
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, …/…/… tarihli Adli tıp kurumu raporuna itirazlarımızın kabulü ile, yeniden ve itirazlarımızda belirttiğimiz hususları da kapsar şekilde rapor incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini, vekaleten talep ederiz. …/…/…
EKLER:
1-) Mağdur … …. ‘nın beyanları
Sanık Müdafii
Av. Cuma Ali Koç
Adli Tıp Raporu İtiraz Dilekçe Örneği Word İndir

Adli Tıp Raporuna İtiraz Süresi
Adli Tıp Raporuna İtiraz Süresi
- Taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden iki hafta içerisinde dosyada eksik bulunan yerlerin tamamlanması ya da belirsiz görülen kısımların açıklanmasını mahkemeden talep edebilir.
- Adli tıp raporuna itiraz süreleri genel anlamda öğrenildikten 2 hafta içinde gerçekleşmelidir.
- Adli tıp rapor oranları kişinin bedensel olarak çalışamayacağı seviyeyi belirtir.
Adli Tıp Rapor Oranları
Adli tıp rapor oranları, malul olan kişinin bedensel açıdan çalışamayacağı seviyeyi göstermektedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2015 tarih-2013/18924 Esas, 2014/18243 Esas, 2016/11897 Karar no kararlarına göre Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinin maluliyet iş göremezlik oranları için dikkate alacakları yönetmelik Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’dir (Kadı vd., 2018:78). İlgili yönetmeliğin eklerinde yer alan cetveller esas alınarak oranlar tespit edilmektedir.
Şüpheli Ölüm Otopsisi Kaç Günde Çıkar?
Şüpheli ölüm otopsi raporu, ailenin yazılı isteği ve Cumhuriyet Savcının talebi üzerine yapılmaktadır. Şüpheli ölümlerde ölüm nedeni keşif ve adli soruşturmalar göz önüne alınarak belirlenmektedir.
İnceleme sırasında vefat eden kişi de; kavga izleri, boğuşma belirtileri, şişme veya morarma gibi unsurlara dikkat edilmektedir. Şüpheli ölümlerde otopsi raporu ölümün sebebine bağlı olarak; 36-72 saat aralığında, 5-6 gün aralığında veya 2 haftaya kadar uzun süre aralığında çıkmaktadır.
Yaralamalı Trafik Kazası Adli Tıp Raporu
Yaralamalı trafik kazası adli tıp raporu; trafik kazası sonucu kazazede de meydana gelen yaralanmaların adli tıp uzmanı tarafından değerlendirmesi ile verilen rapordur. Resmi belge sayılan yaralamalı trafik kazası adli tıp raporu kazazedenin;
- Yaralamasının tespiti,
- Maddi ve manevi tüm tazminat taleplerinin sağlanması,
- Tedavi sürecinin başlatılması ve ilerletilmesi gibi amaçlar ile verilmektedir.
Yaralanmalı trafik kazalarında, adli tıp raporu kazazedenin yaralanma derecesini ve tedavi sürecini belgelemek için önemlidir. Adli tıp raporu, tazminat miktarının belirlenmesinde de kritik bir rol oynar. Kazazedenin maddi kayıplarının karşılanması ve mağduriyetinin giderilmesi adına trafik kazası tazminatı hesaplama işlemi yapılırken, bu raporun sonuçları dikkate alınır. Raporun içeriği, tazminat talebinin doğruluğunu destekleyen en önemli belgelerden biridir.
Yaralanmalı trafik kazalarında alınan bu rapor ölümlü trafik kazalarına göre daha uzun sürede talep edilmektedir. Ölümlü kazada zarar ortada iken yaralanmalı trafik kazalarında iyileşme süreci adı altında bir yıl olan yasal süre bulunmaktadır. İyileşme sürecinin tamamlanması ile kazazedenin yaralanmaları tekrar kontrol edilerek son durumu tespit edilmektedir.
Maluliyet raporu da denilen bu rapor adli tıp uzmanı tarafından yapılan değerlendirme sonucu maluliyet oranına da yer vermektedir. Maluliyet oranı, yaralanmalı trafik kazalarında kazazedenin yaşı, maaşı ve kazadaki kusur oranı ile birlikte maddi ve manevi tazminat belirleyicisi olmaktadır.
Ölümlü Trafik Kazasında Adli Tıp Raporu
Ölümlü trafik kazası adli tıp raporu; trafik kazasında vefat eden kişinin ölümüne sebep olan tüm yaralanmalara dair bilgileri içermektedir. Ölümlü kaza adli tıp raporu, vefat eden kişi de kazanın yarattığı etkileri de belirtmektedir.
Ölümlü trafik kazasında adli tıp raporu; trafik kazasında vefat eden kişinin yakınları tarafından talep edilmektedir. Talep edilen bu rapor ile vefat eden yakınları trafik sigorta şirketlerinden tazminatlarını talep edebilmektedir. Delil niteliği taşıyan adli tıp raporu, tazminat sürecini etkileyerek ölümlü kazalarda istenilen ‘Destekten Yoksun Kalma Tazminatı’ için önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular:
Adli tıp raporunda hata olursa ne yapılabilir?
Adli tıp raporunda hata olduğundan şüpheleniyorsanız, bu durumu derhal avukatınıza bildirip, itiraz dilekçesi ile mahkemeye başvurmanız gerekir. Raporun yeniden değerlendirilmesi için ek inceleme talep edilebilir.
Adli tıp raporunun hazırlanma süresi ne kadar sürer?
Adli tıp raporunun hazırlanma süresi, olayın karmaşıklığına ve gerekli tıbbi incelemelerin niteliğine bağlı olarak değişir. Basit durumlar için birkaç hafta içinde sonuç alınabilirken, detaylı inceleme gerektiren durumlarda bu süre aylarca sürebilir.
Adli tıp raporunu e-devlet üzerinden görebilir miyim?
Adli tıp raporları e-devlet üzerinden görüntülenemez; bu raporlar gizlilik taşıdığı için sadece ilgili adli makamlar veya yetkilendirilmiş kişiler tarafından erişilebilir. Bilimsel mütalaa raporuna ilgili mahkeme veya savcılıktan ulaşabilirsiniz.
Adli tıp raporu ücretli midir?
Adli tıp raporları, adli süreç kapsamında olduğu için bireylerden ücret talep edilmez. Rapor ücreti mahkeme tarafından yatırılır. Sorumlu kişi de rapor ücretini ilgili mahkemeye yatırır.
Mahkeme adli tıp raporuna uymak zorunda mı?
Mahkeme, adli tıp raporunu dikkate almakla birlikte, bu rapora uymak zorunda değildir. Hakim, raporun yanı sıra diğer delilleri de değerlendirerek kendi kanaatine göre karar verir.
Adli tıp raporuna itirazı kim inceler?
Adli tıp raporuna itiraz, raporu talep eden mahkeme veya savcılık tarafından incelenir. İtiraz üzerine, mahkeme ek rapor talep edebilir veya farklı bir bilirkişiye başvurabilir.
Adli tıp muayenesi nasıl yapılır?
Adli tıp muayenesi, olayın adli yönünü aydınlatmak için uzman hekimler tarafından yapılır. Muayene, fiziksel ve/veya psikolojik değerlendirmeler içerir ve bulgular ayrıntılı bir rapor halinde belgeye dökülür.
Otopsi raporu kaç günde çıkar?
Otopsi raporunun çıkma süresi yapılan incelemelerin kapsamına göre değişir. Basit vakalarda ön rapor birkaç gün içinde hazırlanırken, toksikoloji veya detaylı laboratuvar testleri gerektiğinde kesin raporun tamamlanması 1 ila 3 ayı bulabilir.
Adli tıp raporu kaç günde çıkar?
Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporlar ortalama 15 gün içinde hazırlanır, ancak yoğunluk ve raporun niteliğine göre bu süre birkaç aya kadar uzayabilir. Süreç, incelemenin yalnızca fiziki muayeneden mi yoksa laboratuvar analizlerinden mi oluştuğuna bağlıdır.
Adli tıp raporu sorgulama nasıl yapılır?
Adli tıp raporları doğrudan e-Devlet üzerinden görüntülenemez. Raporu öğrenmek için Cumhuriyet Savcılığı’na veya raporun bulunduğu mahkeme dosyasına başvurmak gerekir. Taraf avukatları da vekalet aracılığıyla rapora erişim sağlayabilir.
Ölen kişinin adli tıp raporu nasıl alınır?
Ölen kişiye ait adli tıp raporu, yürütülen soruşturma dosyasında bulunur ve yalnızca birinci derece yakınlar veya vekil avukatlar Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla bu raporu talep edebilir. Böylece rapor gizlilik ilkesi korunarak yalnızca hak sahiplerine teslim edilir.
Adli otopsi ne kadar sürer?
Adli otopsi işlemi genellikle birkaç saat içinde tamamlanır. Ancak toksikoloji, DNA veya kimyasal analiz gibi ek incelemeler talep edildiğinde, otopsi sonuçlarının kesinleşmesi haftalar hatta aylar sürebilir.
Adli tıp otopsi raporu sorgulama nasıl yapılır?
Adli otopsi raporu e-Devlet sisteminde yer almaz. Sorgulama yalnızca Cumhuriyet Savcılığı veya mahkeme dosyası üzerinden yapılır ve rapora taraf sıfatı olan kişiler ya da vekilleri ulaşabilir.
E-Devlet üzerinden adli tıp raporu sorgulama yapılabilir mi?
E-Devlet’te doğrudan adli tıp raporu sorgulama imkânı yoktur. Sadece ilgili dosyanın yargısal süreci hakkında temel bilgilere erişilebilir. Raporun tam metni için Cumhuriyet Savcılığı’na veya ilgili mahkemeye başvurulması gerekir.
Merhaba Benim Babam Hasanov Teyyub Teymur oglu Azerbaycan vatandaşı idi Türkiyede Tuzla’da vefat etti Kendisi Tır şöför idi Cesedi İstanbul YeniBosna Adli Tıp bakanlığına götürüldü. Ölüm nedenini öğrenmek için otopsi yaptılar. Ölüm nedeninin 3-6 ay içinde belli olacağını söylediler.Ben Öğluyum Hasanov Afgan Teyyub oğlu Cənazəsini bən gəldim Azerbaycana gətirdim uçaknan şimdi Türkiye’ye gelme imkanım yok. Babamın ölüm nedenin cevabını nasıl ve nereden öğrenebilirim otopsi cavabını .Çox rica ederim bana yardım edermisiniz?
+902124541500 bu numarayı aradım operatoru bağlanma yapmadılar
Başınız sağ olsun. Ölüm nedeni raporu (otopsi sonucu) Türkiye’de Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanır ve yalnızca birinci derece yakınlara verilir.
Yapman gerekenler:
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na (İstanbul Yenibosna) yazılı dilekçe göndermelisin.
Dilekçede babanın adı, soyadı, T.C. veya pasaport numarası, ölüm tarihi ve yakınlık dereceni belirt.
Kendi pasaport fotokopini ve babanın ölüm belgesini ekle.
Dilekçeyi e-posta veya posta yoluyla şu adrese gönder:
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Basın Ekspres Yolu, No:84, Yenibosna / Bahçelievler / İstanbul – Türkiye
Eğer Türkiye’ye gelemiyorsan, Azerbaycan’daki Türk Konsolosluğu aracılığıyla da başvuru yapabilirsin. Konsolosluk senin adına Adli Tıp Kurumu’na resmi yazı gönderir.
Otopsi sonucu hazır olduğunda, posta veya diplomatik kanal yoluyla sana ulaştırılır. En sağlıklı yol, İstanbul Başkonsolosluğu aracılığıyla talepte bulunmandır.
Ben 3 evre trıp negatık meme kanserıyım tehlıkem devam etmekte kemoterapi lerım devam edıyor haftalık ve 5 ay daha devam edecek 1 kez ceza teyırı aldım tekrarizin erteleme alablırmıyım ve sürem 13 nısanda bıtıyor benı alırlarmı ıcerıye sonıc beklenırmı ne olur cvp verın
Sizin anlattığınız durumda en önemli ayrım, daha önce aldığınız ertelemenin hangi maddeye göre verildiğidir. Eğer aldığınız ceza tehiri 5275 sayılı Kanun’un 16. maddesine göre sağlık nedeniyle verilmiş bir ceza tehiri ise, bu sistem tek seferle sınırlı değildir. Kanunda, hastalık nedeniyle geri bırakma kararının Adli Tıp Kurumu raporu veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastane sağlık kurulu raporu üzerine infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verileceği, sağlık durumunun da raporda yazan sürelere göre, süre yoksa birer yıllık dönemlerle yeniden incelettirileceği açıkça yazılıdır. Yani sağlık raporu devam eden ağır hastalığı gösteriyorsa, meme kanseri, kemoterapi ve aktif tedavi süreci nedeniyle yeniden ceza tehiri verilmesi hukuken mümkündür. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü de ağır hastalık ve engellilik nedeniyle ceza tehiri işlemlerinin hükümlünün talebi üzerine veya resen başlatıldığını, daha önce tehiri uygun görülmeyen kişilerin bile sağlık durumu kötüleşirse yeniden işleme alınabildiğini açıklamaktadır.
Ama eğer size verilen önceki erteleme 5275 sayılı Kanun’un 17. maddesine göre hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi şeklindeyse, orada sınır vardır. Kanun, kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarında ertelemenin her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabileceğini söylüyor. Aynı maddede, zorunlu ve çok ivedi hâllerde infaza ara verilmesi de yine iki defadan fazla olamaz şeklinde düzenlenmiştir. Bu nedenle sizde hangi tür erteleme kararı bulunduğu görülmeden kesin şekilde ikinci kez alırsınız ya da alamazsınız demek doğru olmaz. Sağlık nedeniyle verilmiş gerçek ceza tehiri ile hükümlünün istemiyle verilen erteleme aynı şey değildir.
Sizin dosyanızda evre 3 triple negatif meme kanseri, devam eden kemoterapi ve halen süren ciddi tedavi süreci anlatıldığı için ilk bakışta sağlık nedeniyle ceza tehiri ekseni daha güçlü görünüyor. 5275 sayılı Kanun’un 16. maddesinde, diğer hastalıklarda cezanın infazına resmi sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak hastalık hükümlünün hayatı için kesin tehlike oluşturuyorsa infazın iyileşinceye kadar geri bırakılacağı düzenlenmiştir. Aynı maddede ayrıca ağır hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen hükümlü için de geri bırakma imkânı vardır. Bu nedenle aktif kemoterapi gören kanser hastasında asıl belirleyici olan şey sadece tanı değil, güncel onkoloji raporları, kemoterapi planı, hastalığın evresi, infaz koşullarının hayati risk doğurup doğurmadığı ve sağlık kurulu değerlendirmesidir.
13 Nisan’da mevcut tehir süreniz bitiyorsa, en kritik konu bu tarihten önce yeni başvurunun yapılmış olmasıdır. Başvuruyu infazın yürütüldüğü yer Cumhuriyet Başsavcılığına, yani infaz savcılığına yapmanız gerekir. Dilekçenize güncel onkoloji epikrizleri, patoloji raporları, kemoterapi çizelgesi, haftalık tedavi planı, doktor görüşleri ve daha önce verilmiş tehir kararını ekleyin. Uygulamada sağlık nedeniyle ceza tehiri sürecinde rapor zinciri çok önemlidir; savcılık yeni rapor ister, gerekli görürse Adli Tıp Kurumu veya uygun sağlık kurulu sürecini işletir. Talep bitiş tarihinden önce sunulursa bu sizin lehinize çok önemli olur.
Beni 13 Nisan’da içeriye alırlar mı, sonuç beklenir mi sorusuna ise fazla net cevap vermek doğru olmaz. Çünkü sadece başvuru yapmış olmak, tek başına otomatik koruma sağlamaz. Yeni bir erteleme kararı veya en azından süreci durduran açık bir savcılık işlemi olmadan, eski tehir süresinin bitmesi risk yaratır. Yani sonuç mutlaka dışarıda beklenir demek güvenli bir cümle değildir. Buna karşılık siz süresi dolmadan başvurunuzu yapar, mevcut ağır hastalığı ve devam eden kemoterapiyi güçlü sağlık belgeleriyle ortaya koyarsanız, savcılığın bunu değerlendirmesi gerekir ve bu başvuru çok ciddi bir hukuki dayanak oluşturur. Burada en doğru hareket, son güne bırakmadan infaz savcılığına hemen başvurmak ve dosyaya güncel sağlık evrakını sokmaktır.