Yaş Küçüklüğü TCK 31

Türk Ceza Hukukunda Yaş Küçüklüğü

Türk ceza hukukunda yaş küçüklüğü, 18 yaşın altındaki bireylerin ceza sorumluluğu ve yargılanma süreçlerinde; yaşlarına ve gelişim düzeylerine göre farklı hükümlerin uygulanmasını ifade etmektedir. Türk Ceza Hukukunda yaş küçüklüğü, çocuk ve genç suçluların ceza hukuku çerçevesinde korunmasını; adaletin yaş ve gelişim düzeylerine uygun şekilde uygulanmasını amaçlamaktadır.

Türk Ceza Hukukunda Yaş Küçüklüğü

Bir kişiye ceza sorumluluğu atfedilebilmesi için kişinin belirli bir olgunluğa erişmesi gerektiği düşüncesi eski zamanlardan beri var olan bir olgudur. Bu bağlamda hukuki düzenlemeler insan yaşamını belirli kısımlara bölmüşler ve her kısma ayrı ayrı ceza kuralları getirmişlerdir. Düzenlemeler insan yaşamını belirli yaş kategorilerini belirleyerek bölmüşlerdir. Belirlenen yaş kategorilerinde kişinin suçu işlediği esnada psikolojik, ahlaki ve manevi boyutu açısından algılayışı incelenmektedir.

Genel kabule göre, hak ile haksızlığı, iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı ayırt edebilme kudretine sahip insanların kusur yeteneğine sahip olduğu kabul edilir ve kusur yeteneğine sahip olan kişilere kusurlu davranması halinde sorumluluk yüklenebilecektir. Kanun kusur yeteneğini kaldıran ya da azaltan nedenlere yer vermektedir ve yaş küçüklüğü de bunlardan biridir. Zira yaşı küçük bir kişinin, olgun ve gelişimini tamamlamış bir bireye kıyasla kusur yeteneğinin tam olarak oturmadığı ve hak ile haksızlığı gelişimini tamamlamış bir bireye nazaran daha zor ayırt edebileceğinin kabulü mümkündür.

Biz de bu çalışmamızda, Türk Ceza Kanunu’na göre yaş küçüklüğünün ne olduğu, Yaş küçüklüğünün kusurluluğa etkisi, yaşı küçük kişilere uygulanabilecek güvenlik tedbirleri vb. yaptırımların neler olabileceği, yargılamalarının nasıl yapıldığına ilişkin bilgileri aktaracağız.

Yaş Küçüklüğü (TCK 31) Nedir?
Yaş Küçüklüğü (TCK 31) Nedir?

Yaş Küçüklüğü (TCK 31) Nedir?

Türk Ceza Kanunu “Ceza Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan Nedenler” başlığı altında yaş küçüklüğünü 31. Maddede düzenlemiştir. Bu hüküm uyarınca yukarıda da değindiğimiz üzere insan yaşamı 0-12 yaş grubu, 12-15 yaş grubu ve 15-18 yaş grubu ve 18 ve üstü olmak üzere 4 bölüme ayrılmıştır. Herbirine özgü düzenlemelere alttaki uygun başlıklarda değineceğiz.

Ceza Yaşı Kaçtır?

TCK m.31 uyarınca, maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere suçu işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu bulunmamaktadır. Cezai sorumluluklar kusur yeteneğine sahip 18 yaşını doldurmuş bireylere yönelik düzenlenmiştir. Suçu işlediği sırada 12-15 yaş aralığındaki kişiler ve 15-18 yaş aralığındaki kişilere öngörülen yaptırımlara ise aşağıda değinilecektir.

Yaş Küçüklüğünün Kusurluluğa Etkisi Nedir?
Yaş Küçüklüğünün Kusurluluğa Etkisi Nedir?

Yaş Küçüklüğünün Kusurluluğa Etkisi Nedir?

TCK’nın 6. maddesi uyarınca “henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişiler” çocuk olarak tanımlanmaktadır. 31. Maddede ise TCK’nın çocukların kusur yeteneğini 3 devrede incelediği görülmektedir.

  • Birinci kısımda 0-12 yaş grubu incelenmiştir.(TCK m.31/1) Buna göre suçu işlediği esnada 12 yaşını doldurmamış küçüklerin kusur yeteneğine sahip olmadığı aksi ispat edilemeyen kesin karine olarak düzenlenmiştir. Bu kişiler hakkında ceza takibatı yapılamaz ve ceza verilemez. Ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
  • İkinci kısımda 12-15 yaş grubu düzenlenmiştir.(TCK m.31/2) Bu bağlamda fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını bitirmemiş kişiler hakkında mahkeme tarafından, küçüğün işlediği suçun anlam ve sonuçlarını kavramaya elverişli bedeni, ruhi ve akli gelişimi incelenir. Bu inceleme sonucunda fiilinin anlam ve sonuçlarını kavradığı tespit edilen küçüğe cezai sorumluluk yüklenir ancak ceza indirilir. Küçüğün işlediği suçun anlam ve önemini kavrayamadığı anlaşılırsa cezai sorumluluk yüklenemeyecektir. Ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilecektir.
  • Üçüncü kısımda 15-18 yaş grubuna değinilmiştir.(TCK m.31/3) Buna göre suçu işlediği sırada 15 yaşını tamamlamış ancak 18 yaşını bitirmemiş küçüklerin cezai sorumlulukları vardır ancak verilecek ceza yaş küçüklüğü sebebiyle indirilir.

Belirtildiği üzere, TCK yaş küçüklüğünü 3 kısım halinde düzenlemiştir. Yaş küçüklüğünün kusur yeteneğine etkisi 18 yaşına kadardır. 18 yaşının doldurulmasının ardından yaşın kusur yeteneği açısından herhangi bir önemi kalmamaktadır.(Sağır, dilsizler, akıl hastaları hariç.)

Suça Sürüklene Çocuğun Yargılanması
Suça Sürüklenen Çocuğun Yargılanması

Suça Sürüklenen Çocuğun Yargılanması ve Cezanın Belirlenmesi

Kanunumuza göre suçu işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış küçüklerin suç nedeniyle yakalanmaları ve gözaltına alınmaları mümkün değildir. Buna karşılık 12 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını bitirmemiş kişilerin işledikleri suç nedeniyle yakalanmaları ve gözaltına alınmaları mümkündür. Bu kişilerin yakalanmaları ya da gözaltına alınmaları halinde derhal yakınları ve müdafiilerine haber verilmesi ve Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilmeleri gerekmektedir.(Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m.19) Suça sürüklenen bu çocuklara taleplerine bakılmaksızın bir müdafii görevlendirilir ve müdafiinin ifade alma sırasında hazır bulunması zorunludur.(CMK m.150/2)

Çocuklara zincir, kelepçe ve benzeri aletler takılamaz. Ancak; zorunlu hâllerde çocuğun kaçmasını, kendisinin veya başkalarının hayat veya beden bütünlükleri bakımından doğabilecek tehlikeleri önlemek için kolluk tarafından gerekli önlem alınabilir.(ÇKK m.18)

18 yaşından küçükler cezaevi̇ne gi̇rer mi̇?: Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerinden dolayı tutuklama kararı verilemez.(ÇKK m.21) Çocuklar hakkında tutuklama kararı verildiğinde bunlar, infaz kurumlarının çocuklara ayrılan bölümlerinde ve suç tipleri de gözetilerek uygulanır.(CGTİK m.111)

Adli kontrol yönünden de Suça sürüklenen çocuklar hakkında soruşturma veya kovuşturma evrelerinde CMK m.109’daki tedbirlere ek olarak aşağıdaki tedbirlerden bir ya da birkaçına karar verilebilir: a) Belirlenen çevre sınırları dışına çıkmamak. b) Belirlenen bazı yerlere gidememek veya ancak bazı yerlere gidebilmek. c) Belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmamak. Ancak bu tedbirlerden sonuç alınamaması, sonuç alınamayacağının anlaşılması veya tedbirlere uyulmaması durumunda tutuklama kararı verilebilir.(ÇKK m.20/2)

Suça sürüklenen çocuğa yönelik soruşturma evresinde koruyucu ve destekleyici tedbirler ÇKK m.7 bağlamında Cumhuriyet savcısının istemi üzerine çocuk hakimi tarafından uygulanabilir.(ÇKK m.15/3)             Kovuşturmada ise yargılamayı yapan mahkeme tarafından karar verilir.(ÇKK m.26/3)

Çocuğa yüklenen suçtan dolayı Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilir. Bu kişiler açısından denetim süresi üç yıldır.(ÇKK m.19) Ceza Muhakemesi Kanununun uzlaşmaya ilişkin hükümleri suça sürüklenen çocuklar bakımından da uygulanır.(ÇKK m.24)

Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda, Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından denetim süresi üç yıldır.(ÇKK m.23)

Sanık çocuk 18 yaşını doldurmamış ise duruşma kapalı yapılır. Hüküm de kapalı duruşmada açıklanır.(CMK m.185)

Ceza Hukukunda Yaş Küçüklüğü Dönemleri Nelerdir?
Ceza Hukukunda Yaş Küçüklüğü Dönemleri Nelerdir?

Ceza Hukukunda Yaş Küçüklüğü Dönemleri Nelerdir?

Türk ceza hukukunda yaş küçüklüğü dönemleri, bireylerin ceza ehliyeti ve kusurluluk düzeylerini belirlemek için kullanılmaktadır. Yaş küçüklüğü dönemler, bireylerin yaşlarına ve gelişim düzeylerine göre farklılık göstermektedir. Çocukların suç işleme kapasitesini, ceza sorumluluğunu ve uygulanacak yaptırımları etkilemektedir. Türk Ceza Hukukunda yaş küçüklüğü dönemleri, ceza hukukunun temel ilkeleri arasında yer alarak, adil ve uygun bir cezai sürecin sağlanmasına katkıda bulunmaktadır. Bu bağlamda, Türk Ceza Hukukunda yaş küçüklüğü dönemleri, bireylerin suç işleme olasılıklarını ve yargılama süreçlerinde alınması gereken özel önlemleri göz önünde bulundurarak, topluma ve bireylere uyumlu bir ceza politikası sunmaktadır.

YAŞ KÜÇÜKLÜĞÜ DÖNEMLERİ VE ÇOCUKLARA UYGULANACAK CEZALAR

18 yaşını doldurmamış kişilerin işlediği suçlarda, suçun işlenişi sırasında küçüğün yaşı uygulanacak cezalar ve güvenlik tedbirleri açısından önem arz etmektedir. TCK m.31 uyarınca uygulanacak yaptırımlar 3 kategoride ele alınabilir:

0-12 YAŞ GRUBU:

Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış küçüklerin ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişilere yönelik ceza kovuşturması yapılamaz ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilecektir. Bu bağlamda suçu işlediği sırada 12 yaşını doldurmadığı tespit edilen küçük cezalandırılamayacaktır. Burada suçu işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış küçüğün algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği önem arz etmeyecektir. Kanun gereği, algılama yeteneği gelişse dahi kişinin cezalandırılması mümkün değildir.

Bu yaş grubundaki küçükler hakkında kovuşturma yapılması mümkün değilse de, maddi gerçeğin açığa kavuşturulabilmesi adına soruşturma yapılabilecektir. Bu bağlamda bu yaş grubundaki küçüklerin işlediği suçlar hakkında delillerin belirlenmesine yönelik ve başka fail ya da faillerin bulunup bulunmadığına ilişkin araştırmalar yapılabilecektir. Bu çocuklar hakkında soruşturmayı çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet Savcısı bizzat yapacaktır.(ÇKK m.15/1) Cumhuriyet Savcısı soruşturma esnasında gerekli gördüğünde, çocuğu koruyucu ve destekleyici önlemlerin alınmasını çocuk hakiminden isteyebilecektir.(ÇKK m.15/3) Aynı doğrultuda, sorumluluk yüklenemese de fiilin suç vasfını koruması nedeniyle çocuğa güvenlik tedbiri de uygulanacaktır.

Cumhuriyet Savcısı, yaptığı soruşturma neticesinde fiili işleyen kişinin fiili gerçekleştirdiği sırada 12 yaşını doldurmamış olduğunu anlaması halinde kusurunun bulunmaması dolayısıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar vermelidir. Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesi, çocuk hakiminden fiili işleyen küçüğe ilişkin güvenlik tedbiri uygulanmasını isteme hakkını engellemez. Cumhuriyet savcısının suçu işleyenin 12 yaşını doldurmadığını gözden kaçırarak iddianame düzenlemesi ya da kovuşturma aşamasında sanığın suçu işlediği esnada 12 yaşını doldurmadığının anlaşılması halinde, kusurunun bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

12-15 YAŞ GRUBU:

Suçu işlediği sırada 12 yaşını tamamlamış ancak 15 yaşını bitirmemiş kişilerin sorumluluklarını belirlemek adına, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmesi yönünden ayrım yapılmıştır. Bu yaş grubundaki küçüklerin işledikleri her suç yönünden algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin gelişip gelişmediği uzman hekim tarafından ayrı ayrı incelenmelidir.

Bu yaş grubundaki çocukların, işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamaları ya da davranışlarını yönlendirme yetenekleri yeterince gelişmemiş ise cezai sorumlulukları yoktur. Bu kişilere ÇKK m.5/1’de belirlenen çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanacaktır.

Çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama, davranışlarını yönlendirme yeteneği gelişmişse ceza verilecektir. Ancak ceza TCK m.31/2’de belirtilen şekilde indirilir. Bu yaş grubundaki küçüklerin kusur yeteneklerine ilişkin genel bir belirleme yapılmamalıdır. İşlediği her bir eylem yönünden hukuki anlam ve sonuçları algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği ayrı ayrı incelenmelidir.

Türk Ceza Kanunu m.31 uyarınca 0-12 yaş grubu çocuklara güvenlik tedbiri uygulanması ihtiyariyken, 12-15 yaş grubundaki çocukların işlediği fiile yönelik hukuki anlam ve sonuçları algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmemesi halinde bu çocuklara güvenlik tedbiri uygulanması zorunludur. İşlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılayan ve bu fiile ilişkin davranışlarını yönlendirme yeteneği bulunan çocuklara ise indirimli ceza verileceği öngörülmüştür. Buna göre; “İşlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz.”(TCK m.31/2)

Çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hâkimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur.(ÇKK m.35) Sosyal inceleme yapacak kişilerin kimler olduğu ve bu kişilerin görevleri ÇKK m.33 ve m.34’te düzenlenmiştir.

15-18 YAŞ GRUBU:

TCK m.31/3 uyarınca fiili işlediği sırada 15 yaşını tamamlamış ancak 18 yaşını bitirmemiş kişilerin cezai sorumluluğu bulunmaktadır. Ancak bu kişilere verilecek cezada indirime gidilecektir. Bu kişiler hakkında işledikleri suçlar açısından irade yeteneklerinin zayıf olduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla kusur yeteneklerinin azlığı nedeniyle bu kişilere işledikleri suçlar açısından verilecek cezada indirime gidilmektedir. Buna göre; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onsekiz yıldan yirmidört yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası oniki yıldan fazla olamaz.(TCK m.31/3)

18 Yaş Altı Ceza Kanunu
18 Yaş Altı Ceza Kanunu

18 Yaş Altı Ceza Kanunu

18 yaş altı suçlu çocuklar için özel bir ceza kanunu bulunmamaktadır. Türkiye de reşit sayılmayan bu yaş grubundaki çocukların cezaları ve ceza süreleri; Türk ceza hukukunda yaş küçüklüğü kapsamında TCK da yerini almaktadır. İlgili kanunda çocuk suçluların yaş gruplarına göre ceza durumları belirlenmiştir.

18 Yaş Altı İşlenen Suçlar

18 yaş ve daha küçük yaş grubundaki çocuklar ve gençler, sosyoekonomik koşullar, ailevi durumlar, arkadaş çevresi ve psikolojik faktörler gibi birçok etkenin etkisi altında suça yöneldiği görülmektedir. 18 yaş altı bireyler tarafından işlenen suçlara örnek olarak:

  • Hırsızlık: Genellikle maddi kazanç amacıyla işlenen bu suç, gençler arasında yaygın olarak görülmektedir.
  • Vandalizm: Kamu veya özel mülkiyete zarar verme eylemi, gençler arasında özellikle grup halinde işlendiğinde yaygın bir suç olarak ortaya çıkmaktadır.
  • Madde kullanımı ve ticareti: Gençler, uyuşturucu madde kullanımına ve bu maddelerin satışına karışarak suç işledikleri görülmektedir.
  • Saldırı ve şiddet: Kavga, darp ve yaralama gibi şiddet içeren suçlar, gençler arasında özellikle çatışmalı ilişkiler ve çevresel etkenler nedeniyle gerçekleşmektedir.
  • Siber suçlar: İnternet ve teknoloji kullanımının yaygınlaşmasıyla, gençler arasında siber suçlar, dolandırıcılık, korsanlık ve kişisel bilgi hırsızlığı gibi suçlar da artış göstermektedir.
  • Cinsel suçlar: 18 yaş altı bireyler tarafından işlenen cinsel suçlar arasında cinsel saldırı, cinsel taciz ve çocuk istismarı yer almaktadır.
  • İhmal ve istismar: 18 yaş altı bireyler, kendi yaşıtlarına veya daha küçük çocuklara yönelik ihmal ve istismar suçları işledikleri görülmektedir.

18 Yaşından Küçük Çocuğun Aynı Zamanda Akıl Hastası Olması

Suça sürüklenen çocuğun aynı zamanda akıl hastası olması hâlinde, 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamına giren çocuklar hakkında, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.(ÇKK m.12/1) Bu bağlamda çocuğun fiili işlediği esnada 0-12 yahut 12-15 yaş grubu arasında olması halinde çocuklara özgü güvenlik tedbirleri, 15-18 yaş grubu arasında olması halinde ise akıl hastalarına yönelik güvenlik tedbirleri uygulanacaktır.

Çocuklara Özgü Güvenlik Tedbirleri

ÇKK m.3 uyarınca suça sürüklenen çocuk, “kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen” şeklinde tanımlanır. Türk Ceza Kanunu m.56 uyarınca çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin neler olduğu ve ne suretle uygulanacağı 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nda düzenlenmiştir.

Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri(koruyucu ve destekleyici tedbirler), Çocuk Koruma Kanunu’nun 5. maddesinin 1. fıkrasında belirtilmiştir. Bu tedbirlerin genel olarak amacı, çocuğu içinde bulunduğu tehlikeli ortamdan uzaklaştırmak ve çocuğun neden olduğu tehlikeliliği ortadan kaldırmaktır. Bunlar çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularında alınacak tedbirlerdir.

Bunlardan;

  1. a) Danışmanlık tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda; çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeye,
  2. b) Eğitim tedbiri, çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı olarak devamına; iş ve meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine veya meslek sahibi bir ustanın yanına yahut kamuya ya da özel sektöre ait işyerlerine yerleştirilmesine,
  3. c) Bakım tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi hâlinde, çocuğun resmî veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılması veya bu kurumlara yerleştirilmesine,
  4. d) Sağlık tedbiri, çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli geçici veya sürekli tıbbî bakım ve rehabilitasyonuna, bağımlılık yapan maddeleri kullananların tedavilerinin yapılmasına,
  5. e) Barınma tedbiri, barınma yeri olmayan çocuklu kimselere veya hayatı tehlikede olan hamile kadınlara uygun barınma yeri sağlamaya, Yönelik tedbirdir.(ÇKK m.5/1)

Çocuğun tehlike altında bulunmadığının tespiti ya da tehlike altında bulunmakla birlikte veli veya vasisinin ya da bakım ve gözetiminden sorumlu kimsenin desteklenmesi suretiyle tehlikenin bertaraf edileceğinin anlaşılması hâlinde; çocuk, bu kişilere teslim edilir. Bu fıkranın uygulanmasında, çocuk hakkında birinci fıkrada belirtilen tedbirlerden birisine de karar verilebilir.(ÇKK m.5/3)

Çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı; çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re’sen çocuk hâkimi tarafından alınabilir.(ÇKK m.7/1) Hâkim, çocuğun gelişimini göz önünde bulundurarak koruyucu ve destekleyici tedbirin kaldırılmasına veya değiştirilmesine karar verebilir. (ÇKK m.7/5)

Hâkim, hakkında koruyucu ve destekleyici tedbire karar verdiği çocuğun denetim altına alınmasına da karar verebilir.(ÇKK m.7/4) Denetim altına alınan çocukla ilgili olarak denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğü tarafından bir denetim görevlisi görevlendirilir. Ancak, korunma ihtiyacı olan çocuklar veya suç tarihinde oniki yaşını bitirmemiş suça sürüklenen çocuklar ile çocuğun aileye teslimi yönünde karar verilmesi hâlinde, bu çocuklar hakkında denetim görevi gözetim esaslarına göre Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından yerine getirilir.(ÇKK m.37/1) Denetim, kararda öngörülen sürenin dolmasıyla sona erer. Tedbirden beklenen yararın elde edilmesi hâlinde denetim, sürenin dolmasından önce de kaldırılabilir. Denetim, çocuğun başka bir suçtan dolayı tutuklanması veya cezasının yerine getirilmesine başlanmakla sona erer.(ÇKK m.40/1-2)

18 Yaş Altı Cezaevine Girer Mi?

18 yaş altındaki çocuklar ve gençler için Türk Ceza Kanunu ve Türk Ceza Muhakemesi Kanunu, cezaevine giriş süreçleriyle ilgili özel hükümleri ile düzenlemeleri içermektedir. Bu yaş grubundaki bireylerin cezaevine girmesi;

  • İşledikleri suçun niteliğine,
  • Yaşlarına,
  • Mahkeme sürecinin sonucuna bağlı olarak değişmektedir.

Türkiye’de, 18 yaş altı bireylerin cezaevine girmesi durumunda, genellikle bu yaş grubuna uygun düzenlemeler ve hizmetlerin sağlandığı özel çocuk ve gençlik cezaevlerine yerleştirilirler. Bu cezaevleri, genç suçluların gelişim düzeylerine uygun eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler sunarak onların topluma yeniden kazandırılması ve rehabilitasyonunu hedeflemektedir.

Türk Ceza Hukukunda yaş küçüklüğü kapsamında 12 yaşını doldurmayan çocuklar, ceza ehliyetinden yoksun kabul edildiğinden, cezaevine girmeleri söz konusu olmamaktadır. Ancak, 12-15 yaş arası ve 15-18 yaş arası çocuklar ve gençler için cezaevi süreci, işledikleri suçun niteliğine ve yargılama sürecinin sonucuna göre değişkenlik göstermektedir.

Çocukların Yetişkinlerle Birlikte Suç İşlemesi 

Çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturma ayrı yürütülür.(ÇKK m.17/1) Bu hâlde de çocuklar hakkında gerekli tedbirler uygulanmakla beraber, mahkeme lüzum gördüğü takdirde çocuk hakkındaki yargılamayı genel mahkemedeki davanın sonucuna kadar bekletebilir.(ÇKK m.17/2) Davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi hâlinde, genel mahkemelerde, yargılamanın her aşamasında, mahkemelerin uygun bulması şartıyla birleştirme kararı verilebilir. Bu takdirde birleştirilen davalar genel mahkemelerde görülür.(ÇKK m.17/3)

Çocuk Yargılamalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Çocuk Yargılamalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Çocuk Yargılamalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Küçüklere ilişkin yargılamalar, ÇKK m.25 bağlamında Çocuk Mahkemeleri ve Çocuk Ağır Ceza Mahkemelerinde yapılacaktır. Çocuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesi ile sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılacak davalara bakar. Çocuk ağır ceza mahkemesi, çocuklar tarafından işlenen ve ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarla ilgili davalara bakar.(ÇKK m.26/1-2) Çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemeleri bulunmayan yerlerde, bu mahkemeler kurulup göreve başlayıncaya kadar çocuklar tarafından işlenen suçlara ait soruşturma ve kovuşturmalar Cumhuriyet başsavcılığı ve görevli mahkemelerce bu Kanun hükümlerine göre yapılır.(ÇKK Geçici Madde 1/3) Çocuk mahkemesi bulunmayan yerlerde, bu mahkeme kurulup göreve başlayıncaya kadar korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında tedbir kararları görevli aile veya asliye hukuk mahkemelerince alınır.(ÇKK Geçici Madde 1/4)

KAYNAKÇA

https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5237.pdf

https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5395.pdf

https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=8197&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5271.pdf

https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5275.pdf

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili İçerikler

Kategoriler