CMK 16 – Bağlantılı Suçlarda Yetki (2024)

CMK 16 Bağlantılı Suçlar

CMK 16. maddesi, farklı mahkemelerin görev alanına giren ilgili ceza davalarının bu mahkemelerden herhangi birinde birleştirilip görülebileceğini düzenlemektedir.

CMK Madde 16

CMK 16. maddesi sanık ayrı yerlerde suç işlerse, kural her suç için suçun işlendiği yerde yargılanmasıdır. Ancak, ilgili suçların birleştirilmesinden ve uyuşmazlığın tek bir mahkemede çözümlenmesinden faydalanılması beklendiğinden, bu kuraldan sapmak gerekirse, bu tür suçlara ilişkin ceza davalarının herhangi birinde birleştirilmesi mümkündür.

Bağlantılı Suçlarda Yetki

Bağlantılı Suçlarda Yetki

Bağlantılı Suçlarda Yetki (CMK 16)

  • Önceki maddelere göre, her biri farklı mahkemelerin görev alanına giren ilgili ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birinde toplanabilir.
  • İlgili ceza davalarının farklı mahkemelerde görülmesine başlanması halinde, bu davaların tamamı veya bir kısmı, savcıların talepleri doğrultusunda mahkemeler arasında önceden anlaşma yapılarak bu mahkemelerden birinde birleştirilebilir.
  • Anlaşma sağlanamazsa, savcının veya sanığın talebi üzerine birleşmenin gerekli olup olmadığına ve gerekirse hangi mahkemede müşterek üst mahkeme karar verir.
  • Birikmiş davaların ayrılması bu şekilde yapılır.
CMK 16 Gerekçesi
CMK 16 Gerekçesi

CMK 16 Gerekçesi

  • CMK 16. Maddede, farklı mahkemelerin görev alanına giren ilgili ceza davalarının bu mahkemelerden herhangi birinde birleştirilerek görülebileceği hükme bağlanmıştır.
  • Sanık ayrı yerlerde suç işlerse, kural olarak her suç için işlendiği yerde yargılama yapılır. Ancak, ilgili suçların birleştirilmesinden ve uyuşmazlığın tek bir mahkemede çözümlenmesinden faydalanılması beklendiğinden, bu kuraldan ayrılmak gerekirse, bu tür suçlara ilişkin ceza davalarının herhangi birinde birleştirilmesi mümkündür.

Madde 16 ile ilgili işlemlerde iyi bir ceza avukatı ile savunulması elzemdir.

CMK 16 (Bağlantılı Suçlarda Yetki) Emsal Yargıtay Kararları

YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ Esas: 2016/4195 Karar: 2016/4351 Tarih: 28.04.2016

CMK 16. Madde

Bağlantılı Suçlarda Yetki

Asliye Ceza Mahkemesi‘nin 2014/85 sayılı dosya ile dava konusu ve tarafları, sanıkların yargılanması sırasında …, …, …, … ve … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.02.2014 tarih ve 2014 sayılı cevap yazısı neticesinde Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/83 dosya numaralı dosyasına istinaden her zamanki gibi derdest bırakılan eşya hırsızlığı suçu /85, yapılan birleşme teklifinin aynı olduğu ve aralarında bağlantı olduğu gerekçesiyle reddine ilişkin dava dosyası, Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/85 sayılı dosyasıyla birleştirilmiş ve uyuşmazlık çözüme kavuşturulmuştur. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.02.2014 tarih ve 2014/83 sayılı ve 2014/118 sayılı kararına göre dosyanın 2014 numaralı dosyada bulunan dosyanın birleştirilmesi için görevli Asliye Ceza Mahkemesi’ne devrine ilişkin kararı Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.04.2014 tarih ve 2014/714 sayılı kararıyla bu kez rıza alınmadan dosyanın birleştirilmesine başlandı.

Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/15/2014 tarih ve 2014/765 sayılı, 2014/172 sayılı, birleştirilen dosyada mahkemenin yetkisinin bulunmadığına, Ceza davalarında Asliye Hukuk Mahkemesinin etkinleştirildiğine ve dosyanın Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesi;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun 9. Maddesi, suçlara ilişkin suçların her birinin farklı mahkemelerin görev alanına girmesi halinde, bunlar aleyhine bir üst mahkemede birleştirilebileceğini düzenlemektedir. İlgili ceza davalarının farklı mahkemelerde görülmesine başlanması halinde, bu davaların tamamı veya bir kısmı, Kamu Bakanlığının taleplerinin mevzuata uygun olması kaydıyla, mahkemeler arasında önceden anlaşma sağlanmak kaydıyla bu mahkemelerden birinde birleştirilebilir.

Kamu bakanlığının talebi Adli konsolidasyonun gerekli olup olmadığına ve gerekiyorsa hangi mahkemede birleştirileceğine ve böylece birikmiş davaların ayrılmasına karar verilecek ve son olarak 17. Maddede birden fazla hâkim veya müspet veya mahkeme arasında negatif yargı yetkisine sahip ise, yetkili yargıç veya mahkemenin müşterek yüksek mahkeme tarafından belirleneceği, mevzuat hükümlerinin müştereken değerlendirilmesi durumunda ise diğer mahkemenin muvafakati ile birleşme işlemlerinin yapılabileceği, ancak Birleşmenin talep edildiği mahkeme buna muvafakat etmemektedir. Bu durumda iki mahkeme arasındaki uyuşmazlık 5271 sayılı Kanun’un 17. Maddesine kıyasen uygulanarak müşterek üst mahkeme tarafından çözülebilir.

Ortak yüksek mahkeme kararının ihtilafa taraf olan her iki mahkemeyi de bağlayıcı nitelikte olduğu göz önünde bulundurularak yapılan incelemede; 2014/83 numaralı dosyaya göre açık bırakılan malvarlığına ilişkin hırsızlık suçlamasıyla sanıklar hakkında Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen yargılamada, Mahkeme’nin 2014/85 numaralı dosyasına bakıldı. İlk Derece Suçlu ile ilgilenildi. Dosyanın konusu ile bölümlerinin aynı olduğu ve aralarında bir bağlantı olduğu iddiasıyla pekiştirilmiştir. Müşterek üst mahkeme olan Yargıtay’a, Asliye Ceza Mahkemesi’nin muvafakat verip vermeyeceği sorulmuş, Asliye Ceza Mahkemesi birleşmeyi onaylamamış ve bu nedenle iki mahkeme arasında anlaşmazlık çıkmış, ancak davanın reddine karar verilmiştir.

Asliye Ceza Mahkemesi birleştirme kararı aldı ve dosya çözümlenmek üzere Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Dosyada yapılan inceleme sonucunda, dosyanın her iki mahkemeyi de bağlayan Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/85 sayılı dosyada birleştirilmesine karar verildi. Olumsuz anlaşmazlığın tarafları kimlerdi.

Asliye Ceza Mahkemesince birleştirilen dosyaya ilişkin sürecin 2014/85 sayılı dosya ile birlikte yürütülmesi ve sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi ve tespit edilmesi gerektiği halde, 4/16 sayılı Kanun’un 4/16 5271 gerçekleştirilmelidir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. Maddesinde, dosyanın yazılı olarak Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine ilişkin kararın, 309. Maddesine aykırı olarak, ehliyetsizlik kararı ile kaldırılması gerektiği ifade edildi. 2015-Kyb sayılı Kanun yararına, tebligat ve ilgili belgelerle birlikte Başsavcılıktan Daire Başkanlığına tebligat yapılması gerekli görülmüştür:

KARAR VE SONUÇ: İptal yazısının hukuka uygun görülmesi nedeniyle, Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/15/2014 tarih ve 2014/172 sayılı Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile talebin kabulü halinde CMK 309. maddesi uyarınca AŞIRI ÖDEME YAPILMIŞ olup, iptal gerekçesine göre merci tarafından müteakip işlemler yapılacaktır. Dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmasına ve yerine gönderilmesine 28.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Kaynakça

https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5271&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/213568

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili İçerikler

Kategoriler