Haksız Rekabet Suçu TTK 62

Haksız Rekabet Suçu

Haksız rekabet suçu, Türk Ticaret Kanununda, rekabetin dürüst bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. TTK Madde 62 – 63 -5 4’de piyasa koşullarının adil ve eşit bir biçimde sürdürülmesi için, rekabetin sağlıkla işlemesinin önemini vurgulamaktadır. Haksız rekabetin oluşturabileceği zararlar, bu zararların önlenmesi, tüketicinin korunması ve ticari faaliyetlerin adaletli bir çerçevede gerçekleştirilmesi esas alınır.

Haksız Rekabet Nedir?

Haksız rekabet suçu, bir işletmenin rakiplerine karşı adil olmayan ve haksız yollarla rekabet etmesi sonucu başka bir işletmenin hukuki veya ekonomik menfaatlerine zarar vermesi durumunda ortaya çıkmaktadır. Haksız rekabet bir işletmenin diğer işletmelerin pazar payını azaltmak veya fikri mülkiyet haklarını ihlal etmek için kullandığı hileli ve yanıltıcı yöntemleri içerir.

Ticari rakiplerde zarara sebep olan davranışlar arasında, sektöre ilişkin yanıltıcı reklam veya pazarlama materyalleri kullanması, bir rakibin markasını taklit etmesi veya bir işletmenin iş sırlarını çalmak ve kullanmak gibi faaliyetler bulunabilmektedir.

İşletmeler, ticari faaliyetlerini adil bir şekilde yürütmek ve rakiplerinin hukuki ve ekonomik menfaatlerine saygı göstermekle yükümlüdürler. Bu suçu işleyen işletmeler, rakipleri tarafından maddi ve manevi zararlara maruz kalabilirler ve bu da ciddi para cezalarına veya tazminat ödemelerine neden olabilir.

Haksız Rekabet Suçunun Unsurları
Haksız Rekabet Suçunun Unsurları

Haksız Rekabet Suçu Unsurları

Cezai işlem gerektiren haksız rekabet fiilleri bulunmaktadır. Bu fiillerin unsurları ise Türk Ticaret Kanunu 62. Maddesinde yer almaktadır:

  • 55 inci maddede yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler.
  • Tekliflerinin rakiplerinin teklifine tercih edilmesi, ürün, ticari faaliyet ya da iş hakkında  kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi verilmesi.
  • Firmanın ticaret sırlarını ele geçirmek için aldatıcı hareketlerde bulunmak.
  • İşletmenin çalışanları tarafından yapılan usulsüzlüklerin fark edilip de tedbir alınmaması.
Haksız Rekabet Suçu Cezası
Haksız Rekabet Suçu Cezası

Haksız Rekabet Suçu Cezası

Haksız rekabet suçuna ilişkin cezalar suç nedeniyle meydana gelen zararın miktarına, suçun ciddiyetine, suçu işleyen kişinin taksir derecesine, tekrarlanıp tekrarlanmamasına bağlı olarak artmaktadır ya da azalabilir.

Haksız rekabet suçu cezaları;

  • Para Cezası
  • Maddi Manevi Tazminat
  • Ticari Faaliyetlerin Yasaklanması
  • TTK Madde 62’ye göre 2 yıla kadar hapis Cezası

Örneğin, yanıltıcı reklam yoluyla suç işleyen işletme, yanıltıcı reklamın türüne ve boyutuna göre, yüksek para cezaları ile karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, rakibinin fikri mülkiyet haklarını ihlal eden bir işletme, rakibine tazminat ödemekle yükümlü olabilir. Bu tazminat, rakibin uğradığı maddi ve manevi zararların miktarına göre değişebilir.

Haksız Rekabet Suçu TTK – TCK

Türk Ceza Kanununda,  “Rekabeti engelleyici veya bozucu davranışlar” başlığı altında düzenlenmektedir. TCK’ya göre,  suçu işleyen kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır.

TCK’nın 56. maddesi, haksız rekabet suçunu düzenlemektedir. Buna göre, bir kişi ya da işletme, ticari bir işletmenin faaliyetlerini engelleyici veya bozucu nitelikte olan haksız bir faaliyette bulunarak, başka bir ticari işletmenin maddi veya manevi menfaatlerine zarar verdiği durumda bu suçu işlemiş olmaktadır.

Haksız rekabet suçu, Türk Ticaret Kanunu’nda da düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu’na göre, bu suçu işleyen kişilerin, zarar gören kişilere tazminat ödemesi gerekmektedir.

Haksız Rekabet Suçu Şikayet Süresi
Haksız Rekabet Suçu Şikayet Süresi

Haksız Rekabet Zamanaşımı (Şikayet Süresi)

Haksız rekabet suçu için şikayet süresi, ülkelere ve yargı sistemlerine göre değişiklik gösterir. Türkiye’de, haksız rekabet suçuna ilişkin şikayet süresi, Türk Ceza Kanunu’na göre 6 aydır.

Türk Ceza Kanunu’nun 78. maddesi uyarınca, kamu davası açılabilmesi için şikayetin, suçun işlendiği tarihten itibaren 6 ay içinde yapılması gerekmektedir. Bu nedenle, haksız rekabet suçu mağdurları, suçun işlendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayette bulunmalıdır. Şikayet süresi aşıldığı takdirde, dava açma hakkı düşebilir.

Haksız Rekabet Suçundan Kimler Şikayetçi Olabilir?

Haksız rekabet, bir işletmenin piyasa koşullarına aykırı hareket ederek başka bir işletmenin ticari faaliyetlerine zarar vermesi durumunda oluşur. Haksız rekabet suçunun unsurlarının oluşması durumunda;  işletmeler, işletme sahipleri veya hissedarlar haksız rekabet suçundan şikayetçi olabilirler. Bu kişiler, haksız rekabetten dolayı zarar gördüklerini ve haklarının ihlal edildiğini edildiği iddiasıyla hukuki hak arayışını girebilirler.

Haksız rekabetten zarar gören sadece işletmeler ve ilgili kişiler değil, tüketiciler de olabilir. Tüketiciler, bir işletmenin haksız ve aykırı uygulamalarından olumsuz etkilendiklerinde, Tüketici Hakları Mahkemesi’ne başvuru yapabilir.

Haksız Rekabet Suçunun Faili

Fail, genel olarak işletme veya işletme sahibidir. Ancak, haksız rekabet suçun faili, işletmenin çalışanları, temsilcileri, danışmanları vb.  gibi başka kişiler de olabilmektedir. Örneğin, bir işletmenin pazarlama departmanı çalışanları, yanıltıcı reklamlar yayınlayarak suç unsuru oluşturabilirler.

Suç işleyen kişilerin, işletmenin yöneticileri veya sahipleri olmaları gerekmez. Bu suçu işleyen kişiler arasında, işletmenin dışında yer alan danışmanlar, reklam ajansları, tedarikçiler veya diğer üçüncü şahıslar da olduğu görülmektedir.

Haksız Rekabet Suçu Görevli Mahkeme
Haksız Rekabet Suçu Görevli Mahkeme

Haksız Rekabet Suçu Görevli Mahkeme

Haksız rekabete ilişkin anlaşmazlıkların çözümlenmesi için görevli ve yetkili mahkeme Asliye Cezalardır.

Asliye Ceza Mahkemeleri, bu davalarda, tarafların iddialarını ve delillerini değerlendirerek karar vermektedir. Ticari rakiplere zarar verici  davaları genellikle uzun sürebilir ve delil yükümlülükleri oldukça ağırdır.

Haksız Rekabet Suçu Yargıtay Kararları

Haksız rekabet suçu, Türk Ticaret Kanunu ve Türk Ceza Kanunu gibi yasal mevzuatlarda düzenlenmiş bir suçtur. Türkiye’de, haksız rekabet davaları genellikle Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür ve bu davalar, Yargıtayın denetimine tabi olur.

Yargıtay, haksız rekabet davalarında, tarafların iddialarını ve delillerini değerlendirerek karar verir. Haksız rekabet davaları genellikle uzun sürebilir ve delil yükümlülükleri oldukça ağırdır. Bu nedenle, Yargıtay kararları, haksız rekabet davaları hakkında önemli bir kaynak teşkil eder.

Yargıtay 23. Ceza Dairesi’nin 2016/952 sayılı kararı bu konu da emsal olacak niteliktedir:

‘Katılan firmada işveren vekili olarak çalışan sanığın, katılan firmanın ticari sırlarını bilgisayardan kopyalayarak, aynı alanda faaliyet gösteren kendi şirketinde kullanmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda; sanığın kopyaladığı bilgileri değerlendirip kendi işinde kullanıp kullanmadığı araştırılarak sübutu halinde eylemin TTK. yollamasıyla 62/1 maddesinde belirtilen haksız rekabet suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde suç vasfında yanılgıya düşülerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesine, bozma nedenidir’.

Daha fazla emsal Yargıtay kararı okumak için tıklayınız.

Haksız Rekabet Suçu Uzlaşma
Haksız Rekabet Suçu Uzlaşma

Haksız Rekabet Suçu Uzlaşma

Haksız rekabet davalarında, taraflar arasında uzlaşma yoluyla anlaşma sağlanabilir. Uzlaşma, davayı sonlandırmak ve tarafların anlaşarak bir çözüm bulmalarını sağlamak için kullanılan bir yöntemdir. Haksız rekabet davalarında uzlaşma yoluyla anlaşma sağlanması, davaların uzamasını ve maddi kaynakların boşa harcanmasını önlemektedir.

Uzlaşma, tarafların karşılıklı rızası ile gerçekleştirilen bir işlemdir. Tarafların uzlaşması, haksız rekabet davası açan tarafın, davasından vazgeçmesi ve suçu işlediği iddia edilen tarafın, zarar gören tarafın zararını karşılamayı kabul etmesi şeklinde olabilir. Uzlaşma sürecinde, tarafların avukatları aracılığıyla görüşmeler yaparak, anlaşmaya varılabilir.

Haksız rekabet davalarında uzlaşma, Türkiye’de Asliye Ceza Mahkemelerinde görülen davalar için de geçerlidir.

Uzlaşma, haksız rekabet davalarında sıkça kullanılan bir yöntemdir. Ancak, uzlaşmanın gerçekleşmesi için tarafların karşılıklı olarak anlaşması gerekmektedir. Uzlaşma, davayı sonlandırmak ve tarafların anlaşarak bir çözüm bulmalarını sağlamak için önemli bir yöntemdir.

Haksız Rekabet Suç Duyurusu Dilekçesi

Haksız rekabet suç duyurusu dilekçesi, suçun işlendiği yerdeki Cumhuriyet Savcılığı’na yazılır. Dilekçe, haksız rekabet suçu mağdurunun veya avukatı tarafından hazırlanmaktadır.

Dilekçe, suçun işlendiği tarih, suçun ne olduğu, suçun işlendiği yer ve zaman gibi bilgileri içermelidir. Türk Ceza Kanununun 78. maddesi uyarınca şikayet süresine uygun olarak hazırlanmalıdır. Bu süre suçun işlendiği tarihten itibaren 6 aydır.

Dilekçede, mağdurun adı, soyadı, T.C. kimlik numarası, adresi ve iletişim bilgileri yer almalıdır. Ayrıca, dilekçeye eklenmesi gereken belgeler de vardır. Bu belgeler, suçun işlendiğine ilişkin deliller olmalıdır. Örneğin, yanıltıcı reklamların veya kopya markaların kullanıldığına ilişkin reklam materyalleri, tanık ifadeleri ve benzeri belgeler gibi.

Dilekçenin Cumhuriyet Savcılığı tarafından kabul edilmesi için yasal prosedürlere uygun olması gerekmektedir. Bu nedenle, dilekçenin hazırlanması konusunda uzman bir avukattan yardım almak önerilir.

Suç Duyurusu Dilekçesi İndirmek İçin tıklayınız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili İçerikler

Kategoriler