Trafik Cezası İtiraz Yolları

Trafik Cezası İtirazı Nasıl Yapılır?

Trafik akışında düzenin doğru şekilde ilerlemesi için belirli kurallar vardır. Kurallara uyulmaması durumunda ise vatandaşları caydırmak adına trafik cezaları devreye giriyor. Her yolun durumuna, akışına ve konumuna göre trafik akışının doğru şekilde sağlanması için belli kurullar getirilmiştir.

Mesela trafiğin yoğun olduğu yerlerde park yasakları vardır. Hızın belli seviyede olduğu yollarda durma yasakları ya da belli hız limitleri vardır. Bu kurallar ihlal edilirse hem sürücünün kendi aracı ve canı tehlike altındadır. Hem de o yolu kullanan sürücüler ciddi risk altındadır. İşte bu sebeple vatandaşlara caydırıcı olması için trafik cezaları devreye girmektedir.

Trafik cezaları caydırıcı ve öğretici amaçlıdır. Hukuk devletinde kesinlikle cezalar vatandaşı cezalandırmak adına kullanılmazlar! Trafik Cezaları yazılmadan önce vatandaşın bu konuda hakkında uyarılmış olması gerekmektedir. Ya da bölgede uyarıcı ve bilgilendirici tabelalar bulunması zorunludur. Aksi takdirde trafik cezaları geçersiz Sayılacaktır. Birçok trafik Cezası çeşidi bulunmaktadır.

  1. Park Cezası, Engelli Araçların Park Yerine Park Etme Cezası
  2. Hız Sınırlarını Aşmaktan Dolayı Yazılan Trafik Cezaları
  3. Alkollü Araç Kullanma Cezası
  4. Emniyet Kemeri Takmama Cezası
  5. Araç Kullanırken Cep Telefonu Kullanma Cezası
  6. Muayenesiz Araçla Trafiğe Çıkma Cezası
  7. Sigortasız Araçla Trafiğe Çıkma Cezası
  8. Şerit Değiştirme ve İzleme Kurallarına Uyamama Cezası
  9. İzin Verilmeyen Araçlara Çakar ve Siren Takma Cezası
  10. Ehliyetsiz Araç Kullanmak
  11. Emniyet Şeridini İhlal Etmek
  12. Hatalı Sollama ve Trafik Güvenliğini Tehlikeye Atacak Hareketler Yapma Cezası
  13. Takip Mesafesine Uymamak
Trafik Cezası İptali
Trafik Cezası İptali İçin Gerekli Hukuki Alt Yapıyı Hazırlamak Profesyonellik İsteyen Bir İştir.

Trafikte en çok kesilen cezaları yukarıda sıralamaya çalıştık. Bu cezalar ve ihlaller uzayarak gidiyor…  Vatandaşlar en çokta yukarıda sıralanan cezalara maruz kalıyor. Aslında birçoğu da kolaylıkla üstesinden gelebileceğimiz ve yaptığımızda hiçbir şey kaybetmeyeceğimiz davranışlar. Şunu unutmamakta fayda var, trafikte çok önemsiz gördüğünüz davranışlar çok defa hayat kurtarabilir.

Vatandaşın İdari Para Cezasına İtiraz Hakkı

Vatandaşların trafikteki güvenliğini sağlamak adına verilen idari para cezaları sürekli olarak güncellenmektedir. Şahıs ya da araçlara trafik cezası kesilebilir. Haksız şekilde verilen cezalara ise itiraz hakkı bulunur. Trafik cezaları farklı uygulamalarla devreye alınabilir. Gelen trafik cezasına itiraz etmek isterseniz;

  • Cezanın ortaya çıktığı yerde bulunan Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurabilir,
  • Adalet Bakanlığı uygulaması olarak hizmet veren UYAP üzerinden online trafik cezasına itiraz edebilirsiniz.

UYAP üzerinden trafik cezasına itiraz etmek için e devlet şifresi ile giriş yapmanız

Mahkeme verilen cezanın iptaline karar vermesi durumunda mahkeme kâğıdıyla birlikte vergi dairesine başvurmanız gerekir.

Trafik Cezalarına İtiraz İçin Gerekli Belgeler

  • İtiraz sebebini açıkça gösteren dilekçe,
  • Trafik cezası karar tutanağı,
  • Karar tutanağı tebligatı ve fotokopisi,
  • Ruhsat fotokopisi,
  • Kimlik belgesi ve ehliyet,
  • Cezanın ödendiğini gösteren dekont

Belgelerin Sulh Ceza Hakimliği’ne teslim edildikten sonra dava süreci başlar. Genel olarak duruşma gerçekleşmez. Ancak bazı durumlarda hakim tarafları dinlemek isteyebilir. Mahkeme sonucu adrese tebliğ edilecektir. Mahkemenin yoğunluk durumuna göre karar süreci uzayabilir.

Uyap Üzerinden Trafik Cezasına Nasıl İtiraz Edilir?

Adliyeye gitmeye gerek kalmadan internet üzerinden trafik cezasına itiraz edebilirsiniz. Bu işlemi yapmak için;

  • Resmi internet adresi vatandas.uyap.gov.tr adresine giriş yapın,
  • E-devlet giriş işlemlerini tamamlayın,
  • Menü üzerinde yer alan ‘Trafik/İdari Para Cezasına İtiraz İşlemleri’ butonuna tıklayın,
  • İtiraz edeceğiniz şehri ve adliyeyi seçin,
  • Sorgula bölümünü tıklayın,
  • Karara itiraz edeceğiniz kurumu seçin,
  • UYAP Doküman Editöründe tıklayarak dilekçeyi oluşturun,
  • Taratılmış trafik cezası tutanağını gönderin.

Trafik Cezalarına İtiraz İçin Ücret Ödemem Gerekir mi?

Trafik cezasına itiraz ederken herhangi bir ücret ödemenize gerek yoktur. Fakat yapılan itiraz olumsuz olarak değerlendirilirse, ödenecek trafik cezasıyla beraber mahkeme masrafları da itiraz eden kişi tarafından karşılanmaktadır.

Trafik Cezalarına İtiraz Süresi

Trafik Cezası Zaman Aşım Süresi kanunda net olarak ifade edilmiştir. İlgili kanun maddesine göre trafik cezasına itiraz süresi 15 olarak belirlenmiştir. 15 gün hesaplaması ise;

  • Cezanın yazıldığı günden itibaren itiraz 15 gün geçerlidir.
  • Size gönderilen cezalarda ise tebliğ edildiği günden itibaren 15 gün geçerlidir.
  • Evde bulunmamanız durumunda cezalar muhtarlığa tebliğ edilir. İtiraz süresi muhtarlığa tebliğ edildiği günden itibaren 15 olarak hesaplanmıştır.

10 gün içinde ceza sizlere tebliğ edilmezse Sulh Ceza Hâkimliğine başvuru gerçekleştirebilirsiniz.

Hangi Durumlarda Trafik Cezalarına İtiraz Edebilirim?

  • Uyarı levhası bulunmayan radar cezalarına itiraz edebilirsiniz.
  • Delil bulundurulmadan verilen ceza tutanağına itiraz edebilirsiniz.
  • Yol ya da trafikten kaynaklanan cezalara itiraz edebilirsiniz.
  • Alkollü olmadığınız halde promil sınırına takıldığınız cezalara itiraz edebilirsiniz.
  • Park problemi nedeniyle kesilen park cezalarına itiraz edebilirsiniz.

Trafik Cezası İtiraz Dilekçesi Örneği

Trafik sigortası itiraz dilekçesi yazarken bazı konulara dikkat etmeniz gerekiyor. Dikkat edilecek konular;

  • Dilekçeye mutlaka cezanın yazıldığı il, ilçedeki Sulh Ceza Mahkemesi’ni ekleyin.
  • İtiraza konu tutanağın tarihini belirtin.
  • Tebellüğ tarihini açıklayın.
  • İtiraz edecek kişinin T.C. kimlik, kimlik bilgileri ve iletişim bilgilerini ekleyin.
  • Açıklamalara itiraz gerektiren sebepler yazın.
  • İtiraz eden kişinin isim, soy isim, tarih, imza verilerek dilekçeyi bitirin.
  • İtiraz dilekçesi örneğini mutlaka elinizde bulundurun.

Trafik Cezası İtiraz Dilekçesi Örneği word

  • Trafik Cezası İtiraz
    Trafik Cezası İtiraz

Trafik Cezası Sorgulaması Nereden Yapılır?

E-devlet sistemi üzerinden trafik cezalarını kontrol edebilirsiniz. Tüzel ve gerçek kişiler ayrı ayrı cezalarını sorgulayabilir. Trafik cezası sorgulama ve ödeme hakkında daha detaylı bilgi almak için resmi internet adresini ziyaret edebilirsiniz.

E-Devlet Trafik Cezası Sorgulama

Turkiye.gov.tr adresi üzerinden plakayı kullanarak aracınıza ait trafik ceza sorgulama ve ödeme işlemini yapabilirsiniz. Bu işlemi gerçekleştirmek için;

  • E-Devlet sistemine giriş yaparak E- Hizmetler’i seçin.
  • Emniyet Genel Müdürlüğü sekmesinin alt tarafında bulunan “Araç Plakasına Yazılan Ceza Sorgulama” bölümüne tıklayın.
  • Çıkan bölüm üzerinden istenen bilgileri doğru şekilde girin.
  • Son 1 yıl içerisinde adına kayıtlı bir plakaya yazılmış trafik cezası olup olmadığına bakın.

2021 Trafik Ceza Tutarları

2021 yılı itibari ile trafik cezalarında güncellemeler gerçekleştirildi %25 indirim, trafik cezası tebliğ tarihiden itibaren 15 gün içerisinde uygulanmaktadır.

Karayolları sürekli olarak araçları denetim altına almaktadır. Bu denetlenme sonucunda, trafiğe kurallarına uygun bir şekilde çıkmayan sürücüler ceza ile karşı karşıya kalmaktadır. Trafik cezası en çok verilen idari uygulamalardan bir tanesidir.

En Düşük Trafik Cezası 2021

2021 yılında en düşük trafik cezası 113 TL’dir. Emniyet kemeri takmama, araç kullanırken telefonda konuşma, yanlış yere park, muayenesiz araç kullanma gibi hatalara en düşük trafik cezası uygulanmaktadır.

Delilsiz Trafik Cezasına İtiraz

Adresinize bir trafik cezası geldi ve bu cezanın haksız olduğunu düşünüyorsunuz. Trafik Cezalarında en önemli kriter sizin o hatayı yaptığınıza dair bir delilin dosya da bulunması gerekmektedir. Eğer o cezaya ilişkin bir veri yok ise itirazınız neticesinde bu ceza ilgili makamlar tarafından iptal edilecektir.

Konuyla ilgili İzmir’de bir vatandaşın yaptığı itirazı değerlendiren Sulh Ceza Mahkemesi Fahri Trafik Müfettişi tarafından yazılan trafik cezasıyla ilgili fotoğraf kamera kaydı bulunmadığı gerekçesiyle, fahri trafik müfettişi tarafından yazılan cezayı iptal edilmiştir.

Yine 2020 yılında Bilecik’te fahri trafik müfettişi tarafından yazılan trafik cezası delil bulunmadığı gerekçesiyle iptal edilmiştir. M.U. isimli sürücüye, araç kullanırken cep telefonuyla konuştuğu iddiasıyla fahri trafik müfettişlerince arkasından trafik cezası kesilerek adresine gönderildi. Konuyu yargıya taşıyan kadın sürücü haklı bulundu ve yazılan trafik cezası iptal edildi.

Tek Memur Tarafından Yazılan Trafik Cezalarının İptali

Hukuku uygun şekilde ilgili trafik memuru tarafından tanzim edilmiş trafik cezaları da mahkemeler tarafından iptal ediliyor. Emsal karar Bakırköy 14. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 2014 yılında verildi. Mahkeme Verdiği kararda “delillerin değerlendirilmesinde, idarece her ne kadar tutanağın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmişse de tutanağın tek memur tarafından imzalandığı, itirazcının imzasının bulunmadığı, kabahate ilişkin fotoğraf kaydının olmadığı bu nedenle tutanağın dayanaksız olduğu gözetilerek itirazın kabulüne karar vermek gerekmiştir.” Denilerek itiraz eden vatandaş haklı bulunarak trafik cezası iptal edilmiştir.

Radar Cezası İtiraz

Adınıza ya da plakanıza kesilen radar cezası hangi durumlarda iptal edilir? Ceza yediğiniz bölgede mutlaka radar olduğuna ilişkin uyarı levhası bulunmalıdır. Seyir halinde bulunduğunuz yolda elektronik denetleme sistemi (EDS) varsa bu yönde bir uyarı levhası bulunmalıdır. Gezici radar ile uygulama yapılıyorsa, ya da sabit bir radar uygulaması var ise bunlara ilişkin uyarı levhası koymak yasal bir zorunluluktur.

Yargıtay’ın bu yönde iptal kararları mevcuttur. Hukuk devleti ilkesi gereği cezaların vatandaşı cezalandırma amacıyla değil de uyarıcı ve öğretici tarafı olmalıdır.

Kesilen ceza dosyası incelendiğinde delil olarak fotoğraf, kamera kaydı, radar tutanağı yok ise yine bu ceza da iptal edilecektir. Hız Cezası İtiraz dilekçesi doldurarak bu konuda ki haklılığınızı ilgili makamlara anlatmanız gerekmektedir.

Hız Cezası İptali Emsal Kararı
Bakırköy 15. Sulh Ceza Mahkemesi Hız Cezası İptali Emsal Kararı

Park Cezası İtiraz ve Araç Çekilme Durumları

Acil bir işiniz var ve aracınızı park edecek bir nokta arıyorsunuz. Baktığınız ve size göre uygun olan bir noktaya aracınızı park ettiniz. Ancak telaş ve işinizin aceleliğinden dolayı fark etmediğiniz bir ayrıntı sebebiyle aracınız çekildi. Böyle durumlarda hem park cezası, çekici ücreti ve otopark ücreti ödemek zorunda kalıyorsunuz. maalesef ki para cezasıyla birlikte ödediğiniz tutarlar misli ile katlanmış olmaktadır. Park cezaları ve araç çekilme gibi olumsuzluklar başınıza geldiğinde yine yargı yoluyla bu yaşadığınız mağduriyetlere itiraz edebilirsiniz. Ancak haklı bir gerekçeniz olmalıdır.

Hatalı park cezası daha çok büyük şehirlerde uygulanmaktadır. Böyle bir duruma düşmemek için öncelikle mevzuatı çok iyi bilmelisiniz.

Hatalı Park Şekilleri
Hatalı Park Şekilleri , Hangi Durumlarda Aracınıza Park Cezası Uygulanacağının Grafiği!

Trafik Para Cezası İtiraz Dilekçesi

Trafik cezalarını haksız bulan vatandaşlar bu cezaya itiraz edebilirler. Trafik cezalarının iptal edilmesi için belli prosedürler vardır. Önce şekil olarak gereklilikleri yerine getirmek lazım. İtiraz için ilgili belgeleri yukarıda sıralamıştık. Bunların en başında trafik cezası için yazacağınız ve meramınızı anlatacağınız dilekçe gelmektedir. Sizde hak verirsiniz ki her devlet kurumuna müracaat için oraya uygun bir arzu hal yapmak gerekiyor. Trafik Cezalarında da sistemin istediği şekilde bir dilekçe doldurmakla başlayabilirsiniz.

Trafik cezalarında itirazların yerine getirilmesi için bir dilekçe ile başvuru şartı vardır.

trafik cezası itiraz dilekçe örneği PDF

Trafik Cezası Ödeme 

Trafik Cezalarına itiraz etmek için öncelikle elinizde bir trafik cezası olması gerekmektedir. Plakanıza kesilen cezalar tebligat yöntemiyle adresinize ulaştırılır. Elinizdeki tebligat ile vergi dairelerinden ödeme yapabilirsiniz. Vergi dairesinin internette bulunan sitesi üzerinden online ödeme yapabilirsiniz. Elinize ceza tebligatı ulaşmadıysa e devlet vergi dairesi ceza sorgulama sistemi üzerinden de cezalarınızı takip edebilirsiniz.

Trafik Cezasına Nasıl İtiraz Edilir

Trafik cezasına itiraz etmek için size uygulanan idari para cezasına ilişkin elinizde bir evrak bulunması gerekmektedir. İlgili evrak numaraları ile itiraz yapmanız mümkündür. İtirazlar için belli şartlar vardır. Elinizde olması gereken belgeler ile birlikte niçin itiraz ettiğinize ilişkin deliller ile birlikte itiraz yapmanız daha sağlıklı olacaktır.

Trafik Cezasına Nereden İtiraz Edilir

Trafik cezasına e devlet sistemi üzerinden itiraz edebilirsiniz. Ya da bölgenizde bulunan sulh ceza hakimliği vasıtasıyla trafik cezanıza itiraz edebilirsiniz. Her iki yöntem de trafik cezası itirazı için yeterlik olacaktır.

Trafik Cezası Ve Fahri Trafik Müfettişleri

Trafiği daha sağlıklı hale getirmek için fahri trafik müfettişliği diye bir müessese kuruldu. Gönüllü olan bu şahıslar belli  özelliklere sahip olmaları gerekiyor. 1997 yılından bu yana uygulanan sistem Karayolları Trafik Kanunu’nun EK-6’ncı maddesine dayandırılmaktadır. Sürücülerin trafik kurallarına uyup uymadığını denetlemekle sorumlu olan yetkililere (polis ve jandarma) yardımcı olmak üzere İçişleri Bakanlığının onayı ile uygun görülen kişilere valilikler tarafından Fahri Trafik Müfettişliği ünvanı verilmektedir.

Fahri Trafik Müfettişi,Kesilen Cezalar
Fahri Trafik Müfettişi,Kesilen Cezalar

Fahri Trafik Müfettişi Cezasına İtiraz Nasıl Yapılır?

Fahri trafik müfettişi ceza itiraz için önce yazılan cezanın adresine gönderildiğinden emin olun. Size ulaşan tebligat ve içerisinde yazan bilgiler ile edevlet üzerinden bu cezaya itiraz edebilirsiniz. Fahri trafik müfettişi delil araştırması yapmayıp (foto, kamera kaydı) olmadan bir ceza yazıp adresinize göndermiş ise işiniz oldukça kolay. Delilsiz trafik cezası itiraz yollarını takip ederek bu trafik cezasından kurtulabilirsiniz. Fahri trafik müfettişi cezası iptali emsal kararı ile yaşadığınız olumsuzlukları karşılaştırıp. İtirazınızın kabulü için bir çıkış yolu bulabiliriniz. Fahri trafik müfettişi Yargıtay kararı bu noktada size yol gösterici olacaktır. İtirazın nasıl yapılacağını aşağıya bıraktığım videoyu izleyerek yapabilirsiniz.

Hız Cezası İptal Emsal Kararları

Sinop’ta ikamet eden sürücüye hız limitlerini aştığı gerekçesi ile adresine 288 liralık trafik cezası gönderildi. Trafik cezasında şehir içi hız limitinin 50 kilometre saat olduğu bölgede 56 km hızla gittiği gerekçesi ile cezanın yazıldığı belirtiliyordu.

İtiraz eden şahıs yüzde 10 sapma payına vurgu yaparak limitin 55 kilometre olduğunu ifade ettiği hız cezası itiraz dilekçesi ile bölgesinde bulunan Sulh Ceza Hakimliğine itirazda bulundu. Trafik Cezası İtiraz Dilekçesi ni inceleyen hakim 1 kilometrelik bir aşma olduğunu ve bunun da sapma olabileceği gerekçesi ile trafik cezasını iptal etti.

Yine bir başka olay 2018 yılında İstanbul’da gerçekleşti. Hız koridoru uygulamasında hız sınırının 70 km olduğu bölgede 78 km ile ceza yiyen vatandaş avukatı vasıtasıyla bu karara itiraz etti. Hız Cezası İtiraz Dilekçesi içerisinde “1934 metrelik Hız Koridor Radar Sistemi” içerisinde, “78 km hızla seyrettiği” gerekçesiyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 51. maddesinin 2. fıkrasının A bendinde bulunan yükümlülüğün ihlal edildiğinden bahisle 235 TL bedelli “Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı” ifadelerine yer verilerek yapılan itiraz haklı bulundu.

Trafik Cezası İptali Yargıtay Emsal Kararları

Geç Yapılan Tebligat Trafik Cezasının İptalini Gerektirmez. 11.03.2014

Yargıtay 7. Ceza Dairesi geç tebliğ edilen trafik cezalarıyla ilgili emsal teşkil eden bir karara imza attı. Yerel Mahkemenin Trafik Cezasını İptal Ettiği Kararını bozdu. Otoyolda durdurulan ticari minibüste rutin trafik kontrolü yapılırken aracın yolcu taşıma izni olmadığı gerekçesi ile idari para cezası uygulandı.

Kararın zamanında kendisine ulaşmadığı gerekçesiyle F. H. İsimli sürücü trafik cezasına itiraz etti. Gebze 1. Sulh Ceza Mahkemesi , “Tebligat işlemlerine 7 iş günü içerisinde başlanmadığından bahisle itirazın kabulüne karar verildi.” Diyerek ilgili trafik cezasını iptal etti.

Adalet Bakanlığı ise bu karara itiraz ederek olayı Yargıtay’a taşıdı. Daire  “Belirtilen hükmün idari işlemlerin sürüncemede kalmasını önlemek amacıyla idareye yönelik getirilmiş bir düzenleme olduğu, süresinde tebligat işlemlerine başlanmamış olmasının idari karar tutanağını geçersiz kılmayacağı açıktır.” Diyerek yerel mahkemenin kararını bozdu.

Radar Cezası İptaline Yönelik Yargıtay Kararı

TC.

YARGITAY

  1. CEZA DAİRESİ
  2. 2014/2954
  3. 2014/14281
  4. 08.07.2014

* RADAR İÇİN UYARI İŞARETİ KONULMAMASI/CEZA KESİLEMEYECEĞİ (Yol Kullanıcılarına Ceza Vermek Amacıyla Bilgilendirme Yapmadan Kural İhlali Yapmasını Beklemenin Çağdaş Hukuk Devleti İlkeleri İle Bağdaşmayacağı )

* TRAFİK KURALLARININ KONULUŞ AMACI ( Radar İçin Uyarı Konulması Gerekliliği – Yol Kullanıcılarına Ceza Vermek Amacıyla Bilgilendirme Yapmadan Kural İhlali Yapmasını Beklemenin Bu Amaçla Örtüşmediği )

* TRAFİK DENETİMİ HAKKINDA BİLGİLENDİRME YAPMAK ( Yol Kullanıcılarının Bilgilendirilmesi Gereği – Bilgilendirme Yapmadan Kural İhlali Yapmasını Beklemenin Trafik Kurallarının Konuluş Amacı İle Bağdaşmayacağı )

* HUKUK DEVLETİ İLKELERİ ( Radar İçin Uyarı Konulması Gerekliliği – Yol Kullanıcının Bilgilendirme Yapmadan Kural İhlali Yapmasını Beklemenin Bu İlke İle Bağdaşmayacağı )

2918/m.50, 51

Karayolları Trafik Yönetmeliği/m.100

Trafik Denetimlerinde ve Trafik Kazalarında Alınacak Önlemlere İlişkin Yönerge/m.34

ÖZET: Uyuşmazlık 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda ne de Karayolları Trafik Yönetmeliğinde radarla hız denetimi yapılacak yerlerde, bu denetimin yapıldığına dair ikaz levhası ve işaretleme bulundurulması konusunda herhangi bir hüküm yer almadığı halde “radar işaretinin bulunmadığı ve gerekli yasal uyarıların usulüne uygun yapılmadığı” gerekçesiyle “idari yaptırım kararının kaldırılması” yönündeki Mahkeme hükmünün kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. Öncelikle kişilerin can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla yapılması gereken trafik denetimlerini, yol kullanıcılarına ceza vermek amacıyla bilgilendirme yapmadan kural ihlali yapmasını beklemek, trafik kurallarının konuluş amacına uygun olmadığı gibi araç sürücülerine tuzak kurulması anlamına gelecektir ki bu durum, çağdaş hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaz ve kabul edilemez. Dolayısı ile Yargıtay C. Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmelidir.

DAVA: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 51/2-b maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı F. A. hakkında Alaşehir Trafik Denetleme Birim Amirliğinin 27/05/2013 tarihli ve GT- 525573 sayılı idari para cezası karar tutanağı ile uygulanan 343,00 Türk lirası idari para cezasına yönelik başvurunun kabulü ile idari para cezası karar tutanağının iptaline dair Alaşehir Sulh Ceza Mahkemesinin 05/07/2013 tarihli ve 2013/493 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2014 gün ve 2013/406441 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dosya incelendi: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talep yazısı şöyledir; “… 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 51/2-b maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı F. A. hakkında Alaşehir Trafik Denetleme Birim Amirliğinin 27/05/2013 tarihli ve GT-525573 sayılı idari para cezası karar tutanağı ile uygulanan 343,00 Türk lirası idari para cezasına yönelik başvurunun kabulü ile idari para cezası karar tutanağının iptaline dair Alaşehir Sulh Ceza Mahkemesinin 05/07/2013 tarihli ve 2013/493 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Alaşehir Sulh Ceza Mahkemesince, radar kontrolü yapılan yerde radar işaretinin bulunmadığı, gerekli yasal uyarılar usulüne uygun şekilde yapılmadan kesilen para cezalarının hukuki mesnedinin bulunmadığı gerekçesiyle muteriz hakkındaki idari para cezasının iptaline karar verilmiş ise de; “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Hız sınırlan” başlıklı 50. maddesinin 3 ve 4. fıkralarında yer alan, ” (3) En çok ve en az hız sınırlarını gösteren işaret levhaları, gerekli görülen yerlere, ilgili kuruluşlarca konulur. (4) Bu Kanunla yetki verilen kuruluşlar tarafından yönetmelikte belirtilen hız sınırları yol ve trafik durumuna göre azaltılabilir veya çoğaltılabilir. Bu hallerde durum trafik işaretleri ile belirtilir ve uygun vasıtalarla duyurulur.” şeklindeki ve aynı Kanun’un “Hız sınırlarına uyma” başlıklı 51. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında yer alan, “(1) Sürücüler, aksine bir karar alınıp işaretlenmemişse yönetmelikte belirtilen hız sınırlarını aşmamak zorundadırlar. (2) (Değişik fıkra: 08/01/2003-4785 S.K./4. md.) Hız ölçen teknik cihaz veya çeşitli teknik usullerle yapılan tespit sonucu hız sınırlarını yüzde ondan yüzde otuza (otuz dahil) kadar aşan sürücülere 64 700 000 lira, yüzde otuzdan fazla aşan sürücülere 131 900 000 lira para cezası uygulanır.” şeklindeki düzenlemeler ile yine bu Kanun’a dayanılarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Hız sınırlan” başlıklı 100. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, “(Değişik madde:01.09.2010 – 27689 S.R.G. Yon./ll.mad) Karayolları Trafik Kanununda ve bu Yönetmelikte yazılı kayıt ve şartlar dışında ve aksine bir işaret bulunmadıkça yol durumlarına göre römorksuz araç cinsleri için saatteki asgari ve azami hız sınırları aşağıda gösterilmiştir.” biçimindeki düzenleme ve aynı Yönetmeliğin “Hız sınırlarına uyma ve hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlama” başlıklı 101. maddesinin 1,2 ve 6. fıkralarında yer alan, “(1) Sürücüler aksine bir karar alınıp işaretlenmemişse bu Yönetmeliğin 100 üncü maddesinde belirtilen hız sınırlarını aşmamak zorundadırlar. (2) Araç sürülürken yapılan hız, radar ve benzeri teknik cihazlarla ölçülebileceği gibi kronometre veya değişik usullerle de ölçülerek tespit edilebilir. (6) Hız tahdidini belirleyen aksine bir işaret bulunmayan yerleşim birimleri içinden veya civarından geçen şehirdışı karayollarının bu kesimlerinde, can ve mal güvenliği açısından, karşıdan karşıya geçişler bir fiziki engelle yasaklanmış veya alt ve üst geçitlerle belirtenmiş ise ve hız yapmak yaya ve taşıt trafiği açısından bir engel teşkil etmiyorsa, taşıt sürücüleri yol ve trafik durumunu dikkate alarak yönetmeliğin kendilerine tayin etmiş olduğu azami hız sınırlan içerisinde seyredebilirler.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, ne 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda ne de Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde radarla hız denetimi yapılacak yerlerde denetim yapıldığına dair ikaz levhası ve işaretleme bulundurulmasına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, yukarıda izah edilmeye çalışıldığı üzere aksine bir karar alınıp işaretleme yapılmadıkça sürücülerin yönetmelikle belirlenen hız sınırlarını aşmamak zorunda oldukları, somut olayda muterizin yerleşim yeri içerisinde otomobil araçlar için belirlenmiş olan 50 km/saat hız sınırını %10 dan daha fazla aşmak suretiyle 71 km/saat hızla gittiğinin radar cihazı ile tespit edilmiş olunması karşısında, itirazın reddi yerine, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Alaşehir Sulh Ceza Mahkemesinin 05/07/2013 tarihli ve 2013/493 değişik iş sayılı kararının bozulmasının istenilmesi arz ve dosya birlikte takdim olunur.”

I- Olay: Alaşehir İlçesi Süleyman Demirel Caddesi üzerinde görevlilerce 27.05.2013 tarihinde radar aletiyle yapılan hız kontrolünde saat 14.54 de kabahatli F. A.’nın hız limitini aştığı tespit edilmiş ve hakkında aynı tarihte 525573 seri nolu tutanak ile 343.00 TL idari para cezası uygulanmıştır. Kabahatli F. bu idari para cezasının iptali için aynı gün Alaşehir Sulh Ceza Mahkemesine başvuruda bulunmuştur. Sulh Ceza Mahkemesince, yapılan inceleme sonucunda “Muteriz hakkında hız ihlali sebebiyle idari para cezası verildiği, ancak radar kontrolü yapılan yerde radar işaretinin bulunmadığı, gerekli yasal uyarılar usulüne uygun bir şekilde yapılmadan kesilen para cezalarının hukuki mesnedinin bulunmayacağı gözetilerek yapılan itirazın haklı olduğu kanaatine varılarak, usul ve yasaya aykırı idari yaptırım kararının 5326 sayılı yasanın 28/8- b fıkrası uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.” Şeklindeki gerekçeyle başvuru haklı bulunarak idari para cezası tutanağının iptaline karar verilmiştir. Bu karara karşı, Emniyet Genel Müdürlüğünün, mahkemenin gerekçesinin kanuna aykırı olduğuna ilişkin müracaatı üzerine kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur.

II- Kanun Yararına Bozma Talebine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda ne de Karayolları Trafik Yönetmeliğinde radarla hız denetimi yapılacak yerlerde, bu denetimin yapıldığına dair ikaz levhası ve işaretleme bulundurulması konusunda herhangi bir hüküm yer almadığı halde “radar işaretinin bulunmadığı ve gerekli yasal uyarıların usulüne uygun yapılmadığı” gerekçesiyle “idari yaptırım kararının kaldırılması” yönündeki Mahkeme hükmünün kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III- Hukuksal değerlendirme: Anayasamızın 2’nci maddesi hükmüne göre “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” Anayasa Mahkemesinin yerleşmiş içtihatlarına göre (örneğin 27.03.1986-E:85/31-K:86/111, 08.11.1991-E:91/9-K:91/36 tarihli ve sayılı kararlar) “Hukuk devleti her eylem ve işlemi hukuka uygun, insan haklarına saygı gösteren, her alanda adaletli bir düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına hâkim kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan, yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunduğu bilincinden uzaklaştığında geçersiz kalacağını bilen bir devlettir.” Kısaca, hukuk devleti “faaliyetlerinde hukuk kurallarına bağlı olan, vatandaşlarına hukukî güvenlik sağlayan devlet’ demektir. Hukuk devleti, hukuka bağlı olan devlet demek olduğuna göre, devletin üç erkinden biri olan yürütme organının da hukuk kurallarıyla bağlı bulunduğu kuşkusuzdur. Yürütme organı bakımından, İdarî faaliyetlerinin belirliliği ve önceden bilinebildiği zorunludur. Hukuk devletinde idarenin eylem ve işlemlerinin idare edilenler tarafından önceden tahmin edilebilir olması gerekir. İdari işlem ve eylemlerde idare bu yetkisini tüzük ve yönetmelik gibi genel kurallarla düzenlemek ve bu düzenlemelere uymak zorundadır. Buna “düzenli idare ilkesi” denir. Keza, yine İdarî faaliyetlerin belirliliği ilkesi nedeniyle idarenin, istikrar kazanmış uygulamalarından vazgeçmemesi gerekir. Yine hukuk devleti ilkesi, devletin “kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, kamu sağlığını ve çevreyi, ekonomik düzeni, toplum barışını ve düzenini, genel ahlâka ilişkin kuralları ihlal eden eylemleri yani suç ve kabahatleri, ulusal ve evrensel hukuk çerçevesinde, ödetme görev ve yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak Devletin, esasen ve öncelikle bu kuralların ihlalini önleme görevi bulunduğunun kabulü gerekir. Başka bir deyişle, hukuk devletinin bir erki olan idarenin görevi, öncelikle bireylerin kuralları ihlal etmesini bekleyip cezalandırma yoluna gitmesi değil, kurallara uygun davranma düzeyini ve alışkanlığını geliştirmek olmalıdır. Bu husus “iyi idare ilkelerinin” de bir gereğidir. Keza idarenin (Yürütmenin) iyi idare ilkeleriyle bağlı olması da hukuk devletinin bir gereğidir. Nitekim ülkemizin de üyesi olduğu Avrupa Konseyinin Bakanlar Komitesinin 20 Haziran 2007 tarihli ve 999 sayılı Bakan Temsilcileri toplantısında, “İYİ İDARE KONUSUNDA ÜYE DEVLETLERE CM/REC(2007)7 SAYILI TAVSİYE KARARI’ kabul edilmiştir.

Mezkûr Tavsiye Kararının “Açıklık İlkesi” başlıklı 10 uncu maddesinde;

“1 .İdare açıklık ilkesine uygun faaliyette bulunur.

  1. İdare, karar ve işlemlerinden özel kişileri, resmi belgelerin yayınlanması da dâhil olabilecek şekilde uygun araçlarla haberdar eder.
  2. Kişisel verilerin korumasına ilişkin kurallara uygun olarak resmi belgelere erişim hakkını tanır.
  3. Açıklık ilkesi, yasayla korunmuş gizliliğe zarar veremez.” Hükmü bulunmaktadır.

Bu arada Avrupa Konseyinin Bakanlar Komitesi kararlarının hukuki niteliğini de izah etme gereği bulunmaktadır: Avrupa Konseyinin hukuksal etkinliği, sözleşmeler ve tavsiye kararları biçiminde ortaya çıkmaktadır. “Bakanlar Komitesi Tavsiye Kararı” Bakanlar Komitesinin, Avrupa Konseyi Statüsünün 15/b hükmüne dayanan, ulusal yasa koyuculara ve idarelere ölçü getiren, üye devletlerin hükümetlerine yönelik kararıdır. Bağlayıcı olmamakla birlikte, kararların uzlaşma ile alınması ve Komite’nin hükümetleri “tavsiyeler doğrultusunda karar alıp almadıklarını bildirmeye” davet etmesi yöntemi tavsiyelerin dikkate alınmasını sağlamaktadır. Zaman zaman Danıştay, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tavsiyelerini, kararlarında gerekçeyi desteklemek için kullanmaktadır. Örneğin, bir gazetecinin sarı basın kartı istemi idarece gerekçesiz bir işlemle reddedilmiştir. Danıştay, ret kararının gerekçeli olması zorunluluğunu kabul ederken diğer nedenlerle birlikte Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin tavsiye kararına da atıf yapmıştır. (DİDDGK, E: 1995/769-K:1997/525,17.10.1997, DD, 95,1998, s.87). (Kaynak: Onur KARAHANOĞLULLARI, İdarenin Hukukla Kavranması: Yasallık ve İdari İşlemler, 2. Bası, Ankara 2012, Turhan Kitabevi, s.107,395) Konumuza ilişkin iç hukuk düzenlemesi şöyledir: 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükmüyle “Karayollarında trafik düzenini sağlamak ve denetlemek” görevi İçişleri Bakanlığına tevdi edilmiştir. Aynı Kanunun 33 üncü maddesi hükmüyle de İçişleri Bakanlığı “kanunla yerine getirmekle yükümlü oldukları hizmetleri; tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemek” ile görevli ve yetkili kılınmıştır. İçişleri Bakanlığının bu “düzenleme görev ve yetkisi” dâhilinde, Trafik Denetimlerinde ve Trafik Kazalarında Alınacak Önlemlere İlişkin Yönerge hazırlanarak 31.10.2011 tarihli Bakan onayıyla yürürlüğe konulmuştur. ‘Trafik denetimlerinde; denetim öncesi, denetim anı ve sonrasında, trafik kazalarında ise; kaza mahalline intikal ve sonrasında yapılacak iş ve işlemlerin usul ve esasları ile trafiği yönetme ve düzenleme hareketlerini belirlemek” amacıyla çıkarılmıştır.

Yönergenin;

“Radarla hız denetiminde dikkat edilecek hususlar” başlıklı 34. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde şu kurala yer verilmiştir,

“Sabit denetim yapılması durumunda radar aracı, karayolunun her iki yönünden kolayca görülebilecek ve trafiği tehlikeye düşürmeyecek şekilde konuşlandırılır.” ‘Yol kullanıcılarının bilgilendirilmesi” başlıklı 47 nci maddesi aynen aşağıdaki şekildedir: “(1)Trafik kurallarına uyma düzeyini arttırmak, trafik güvenliğini sağlamak ve yol kullanıcılarını bilgilendirip, bilinçlendirmek amacıyla, denetimin karayolunun hangi kesimlerinde, hangi sürelerde yapılacağı ve hangi konularda yoğunlaştırılacağı ve bunlarla ilgili risk bilgileri, neden- sonuç ilişkileri ve denetim sonuçlarının açıklanmasında ulusal ve yerel medya ile diğer iletişim araçlarından azami ölçüde faydalanılır.” Görüldüğü gibi İçişleri Bakanlığı bu Yönerge hükmüyle ‘trafik kurallarına uyma düzeyini arttırmak, trafik güvenliğini sağlamak ve yol kullanıcılarını bilgilendirip, bilinçlendirmek” amacıyla trafik denetimlerinin;

– Karayolunun hangi kesimlerinde ve hangi sürelerde yapılacağı,

– Hangi konularda yoğunlaştırılacağı,

Hususlarında ulusal ve yerel medya ile diğer iletişim araçlarından azami ölçüde faydalanılmasını öngörmüştür. Böylece, İçişleri Bakanlığı tarafından tesis edilmiş olan bir düzenleyici idari işlemle “trafik denetimlerinin karayolunun hangi kesimlerinde, hangi sürelerde yapılacağı ve hangi konularda yoğunlaştırılacağı hususlarında ulusal ve yerel medya ile diğer iletişim araçlarından da azami ölçüde faydalanılmak suretiyle yol kullanıcılarının (özellikle sürücülerin) bilgilendirilmesine” ilişkin bir düzenleme ihdas ettiği görülmektedir. Sözü edilen bu düzenlemelerin, Avrupa Konseyinin Bakanlar Komitesinin Bakan Temsilcileri toplantısında kabul ettiği yukarıda gün ve sayısı yazılı “iyi idare konusundaki” tavsiye kararının 10. maddesinin 1. ve 2. fıkra hükümlerine uygun bulunmaktadır. Yönergenin 3152 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi hükmüne göre İçişleri Bakanlığının bağlı kuruluşları olan ve mahsus kanunları uyarınca da bu Bakanlığın sevk ve idaresi altında bulunan genel kolluk kuvvetleri içinde yer alan trafik zabıtasını bağladığı da tartışmasızdır.

Bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesine gelince:

Yönergenin 34/1-ç ve 47 nci maddesi hükümleri karşısında “radarla hız denetiminin karayolunun hangi kesiminde ve hangi sürelerde yapılacağı” hususunda yol kullanıcılarının bilgilendirilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Bu husus aynı zamanda Avrupa Konseyinin Bakanlar Komitesinin Bakan Temsilcileri tarafından kabul edilen tavsiye kararının iyi idare ilkelerinden olarak kabul edilen “açıklık ve uygun araçlarla haberdar etme” ilkelerinin de bir gereğidir.

Yönergenin 47 nci maddesi hükmüne göre, idare bu bilgilendirme faaliyetinde “ulusal ve yerel medya ile diğer iletişim araçlarından” azami ölçüde faydalanacaktır. İdarenin “yol kullanıcılarını her koşulda bilgilendirmek” ile yükümlü tutulduğu, bu amaçla “ulusal ve yerel medya ile diğer iletişim araçlarında da azami ölçüde yararlanma cihetine gidebileceği sonucuna varılması gerekmektedir. İdare öncelikle kendi mutat vasıta ve yöntemleriyle bilgilendirme yapacaktır. Zira “karayolundan yararlananlara, yol, trafik durumu ve yakın çevre ile ilgili gerekli bilgileri vermek, yasaklama ve kısıtlamaları bildirmek suretiyle trafik düzen ve güvenliğini sağlamak amacına yönelik olarak karayollarında uygulanacak trafik işaretlerinin, standart, anlam, nicelik ve nitelikleri ile diğer esaslar”, 19.06.1985 tarihli ve 18789 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Trafik İşaretleri Hakkında Yönetmelik ile düzenlenmiştir. Dolayısıyla, Trafik Denetimlerinde ve Trafik Kazalarında Alınacak Önlemlere İlişkin Yönergenin 47 nci kapsamındaki bilgilendirmenin, bu Yönetmelikteki usul ve esaslara göre konulacak ‘trafik işaret levhaları” ile yapılması gerekmektedir. Bu yöntem dışında gerekiyorsa medya ve diğer iletişim araçlarından da yararlanacaktır. Dolayısıyla, bahse konu Yönerge hükmü uyarınca, “radarla hız denetiminin karayolunun hangi kesiminde ve hangi sürelerde yapılacağı” konularında sürücülerin, her şeyden önce trafik işaret levhalarıyla bilgilendirilmesi zorunludur. Öncelikle kişilerin can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla yapılması gereken trafik denetimlerini, yol kullanıcılarına ceza vermek amacıyla bilgilendirme yapmadan kural ihlali yapmasını beklemek, trafik kurallarının konuluş amacına uygun olmadığı gibi araç sürücülerine tuzak kurulması anlamına gelecektir ki bu durum, çağdaş hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaz ve kabul edilemez.

IV- SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteği yerinde görülmediğinden REDDİNE 08.07.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.

Kararına uygundur.

Yazı İşl. Müd. Y.

Yaralıyı Hastaneye Yetiştirmek İçin Hız Sınırını Aşma Trafik Cezası İptali Yargıtay Kararı

T.C

YARGITAY

19.CEZA DAİRESİ

ESAS NO:2015/4943

KARAR NO:2015/3027

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 51/2-b maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı A… hakkında İzmir Otoyol Büro Amirliğinin 16/07/2014 tarihli ve MA 06441583 sayılı trafik idari para cezası karar tutanağı ile uygulanan 356,00 Türk lirası İdarî para cezasına yönelik başvurunun reddine dair İzmir 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 03/12/2014 tarihli ve 2014/374 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 03/04/2015 gün ve 23529 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/04/2015 gün ve KYB.2015-127118 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.

Anılan ihbarnamede;

Dosya kapsamına göre, olay günü kabahatlinin bisikletten düşerek yararlanan kızını Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Acil Tıp Bilim Dalı Çocuk Acil Servisinde tedavi ettirmek için aracıyla seyir halinde iken hız ihlali yaptığı, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin “Geçiş üstünlüğüne sahip araçlar” başlıklı 141. maddenin a fıkrasındaki “Yaralı veya acil hastaların taşınması ve bunlara ilk ve acil yardımın yapılması için kullanılan cankurtaran ve özel amaçlı taşıtlarla, yaralı ve acil hasta taşıyan diğer araçlar,” şeklinde düzenleme uyarınca muterizin geçiş üstünlüğüne sahip olduğu ve trafik kısıtlamalarına ve yasaklarına bağlı olmadığı gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, İzmir 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 03/12/2014 tarihli ve 2014/374 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kabahatli hakkında verilen idari para cezasının kaldırılmasına, 18.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.

Yargıtay

  1. Ceza Dairesi

Esas No:2015/8943

Karar No:2015/7786

Tebliğname No : KYB – 2015/186623

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 51/2-a maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı S.. Y.. hakkında Çavdır Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğinin 19/03/2014 tarihli ve MA-05159391 nolu trafik İdarî para cezası karar tutanağı ile uygulanan 172,00 Türk lirası İdarî para cezasına yönelik başvurunun kabulü ile idari para cezasının kaldırılmasına ilişkin Gölhisar Sulh Ceza Hakimliğinin 06/01/2015 tarihli ve 2014/7 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 18/05/2015 gün ve 32475 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2015 gün ve KYB.2015-186623 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.

Anılan ihbarnamede;

Dosya kapsamına göre, hız sınırı ihlali yaptığı kamera görüntüsü ile tespit edilen muteriz hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 116. maddesindeki yetkiye dayanılarak tescil plakasına düzenlendiği anlaşılan idari para cezasına karşı muteriz tarafından yapılan başvuru üzerine, Gölhisar Sulh Ceza Hakimliğince, 2918 sayılı Kanun’un 116. maddesinde sayılan hallerin somut olayda mevcut olmadığı, ayrıca radar görüntülerinin net olmadığı, araç plakalarının net okunamadığı, hız sınırlarının sağlıklı tespitine elverişli olmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulüne karar verilmiş ise de, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13/03/2013 tarihli ve 2013/1707 esas, 2013/5537 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 2918 sayılı Kanun’un 116/1. maddesinde yer alan “Trafiği tehlikeye düşürecek, engel olacak şekilde veya yasaklanmış yerlerde park etmiş araçlara veya trafik kural ve yasaklarına aykırı davranışları belirlenmiş bulunan, karayolları ağırlık kontrol mahallerinde işaret, ışık, ses veya görevlilerin ikazına rağmen tartı sistemine girmeden seyrine devam eden ve sürücüsü tespit edilemeyen araçlara tescil plakalarına göre ceza veya suç tutanağı düzenlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında somut olayda tescil plakasına idari para cezası uygulanabileceği, ayrıca yine aynı dairenin 27/11/2014 tarihli ve 2014/22963 esas, 2014/19969 sayılı kararında belirtildiği üzere, idari para cezası karar tutanağının resmi evrak niteliğinde bulunduğu ve aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğu, ispat kuvveti bakımından başkaca bir delille ( kamera kaydı gibi ) desteklenmesinin gerekmediği, bu yönde mevzuatımızda bir hüküm bulunmadığı, ancak muterizin belirtilen gün ve saatte başka bir yerde olduğuna ilişkin veya tespit edilen aracın rengi ve modelinin kendi aracı olmadığına dair geçerli sayılabilecek bir başvurusunun bulunması halinde ancak görevli polis memurunun beşeri bir hata yaptığının kabul edilebileceği, somut olayda bu yönde bir itiraz da bulunmadığı, muterizin aracını ticari olarak kullanmasının cezanın kaldırılmasını gerektirmediği, aracı kiralayan şahıs ile yapılan sözleşme gereğince, ödenen idari para cezası için kiralayana rücu etmenin mümkün olduğu dikkate alınarak, idari para cezasına karşı yapılan başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;

Dairemizin 30/04/2015 tarih ve 2015/118-970 E.K sayılı kararında belirtildiği üzere; hız kurallarına aykırılık nedeniyle tescil plakasına istinaden idari yaptırım kararı düzenlenen aracın başkası tarafından kiralanması halinde, aracın kabahat tarihinde bu şahsın fiili hakimiyetinde bulunduğu cihetle cezaların şahsiliği prensibi gereğince idari yaptırım kararının iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozularak cezanın iptaline karar verildiği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminde yer alan “muterizin aracını ticari olarak kullanmasının cezanın kaldırılmasını gerektirmediği, aracı kiralayan şahıs ile yapılan sözleşme gereğince, ödenen idari para cezası için kiralayana rücu etmenin mümkün olduğu dikkate alınarak, idari para cezasına karşı yapılan başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği” yönündeki düşüncenin yerinde bulunmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yukarıda anılan bölümü dışında yerinde görüldüğünden, Gölhisar Sulh Ceza Hakimliğinin 06/01/2015 tarihli ve 2014/7 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309/4. maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere BOZULMASINA, 25/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

YARGITAY 7. Ceza Dairesi

Esas No: 2012/31671

Karar No: 2013/10142

TRAFİK CEZA TUTANAĞININ GEÇ TEBLİĞİ CEZAYA ENGEL DEĞİLDİR…

Yetki belgesi olmadan yolcu taşımacılığı yapmak eylemi sebebiyle F… H… hakkında 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 26/A maddesine aykırılıktan Gebze Trafik Tescil Denetleme Büro Amirliğinin 23/03/2012 tarihli ve UBK-A-092725 sayılı idarî para cezası karar tutanağı ile verilen 2.426,00 Türk lirası, 24/03/2012 tarihli ve UBK-A-092726 sayılı idarî para cezası karar tutanağı ile verilen 2.426,00 Türk lirası idarî para cezalarına yönelik itirazın kabulü ile idarî yaptırım kararının kaldırılmasına dair Gebze 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/05/2012 tarihli ve 2012/417 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 03.12.2012 gün ve 67896 sayılı kanun yararına

bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2012 gün ve KYB. 2012-304624 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.

Mezkür ihbarnamede;

Mahkemece, 27/01/1989 tarihli ve 20062 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Trafik Para Cezalarının Tahsilinde ve Takibinde Uygulanacak Esas ve Usuller ile Kullanılacak Belgeler Hakkında Yönetmeliğin 10/a-b maddesi gereğince tebligat işlemlerine 7 iş günü içerisinde başlanmadığından bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, belirtilen hükmün idarî işlemlerin sürüncemede kalmasını önlemek amacıyla idareye yönelik getirilmiş bir düzenleme olduğu, süresinde tebligat işlemlerine başlanmamış olmasının idarî karar tutanağını geçersiz kılmayacağı, mahkemesince olayın esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçeyle karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Gebze 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 22/05/2012 gün ve 2012/417 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere BOZULMASINA, 29/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Başa dön tuşu
Hemen bizimle iletişime geç!