Hukukta rücu kavramı, özellikle sigorta ve hukuk alanlarında sıkça karşılaşılan önemli bir terimdir. Sigorta şirketlerinin yaptığı tazminat ödemelerini, zarara sebep olan kusurlu kişilerden geri alabilme hakkını ifade eden bu kavram, hem bireylerin hem de kurumların maddi sorumluluklarını doğrudan etkiler. “Rücu nedir?”, “Rücu etmek ne demek?” “Rücuen tazminat ne demek?” ve “Rücu oranı nasıl hesaplanır?” gibi sorular, bu sürecin hukuki ve mali yönlerini anlamak isteyen birçok kişinin gündemindedir. Bu yazıda, sigorta şirketlerinin rücu hakkından, rücu oranlarının nasıl belirlendiğine kadar tüm detayları örneklerle açıklıyoruz.
Rücu Ne Demek?
Rücu, sigorta hukukunda sıkça karşılaşılan bir kavramdır. Basitçe anlatmak gerekirse, sigorta hukukunda rücu; sigorta şirketinin ödediği tazminatı, zarara neden olan kusurlu kişiden geri alma sürecidir. Sigorta şirketi, zararı öncelikle poliçe kapsamında karşılar, ardından halefiyet ilkesi gereği kusurlu taraftan bu tutarı geri talep eder. Bu süreç özellikle zorunlu trafik sigortası, kasko sigortası ve işveren sorumluluk sigortası gibi alanlarda sıkça görülür.
Sigorta şirketlerinden gelen yazılarda genellikle şu ifadeler yer alır:
“Rücu Hakkımız Saklıdır”, “Rücuen Tahsil Edilecektir”, “Rücu Oranı %100’dür.” Bu ifadeler, şirketin ödeme sonrasında tazminatı sizden veya kusurlu taraftan talep edeceğini belirtir.
Kişiler bu süreçte sıklıkla şu soruların yanıtlarını arar:
- Rücu nedir?
- Rücu hakkı ne demek?
- Rücu oranı nasıl belirlenir?
- Rücuen tazminat nedir?
- Sigorta şirketi rücu davası açarsa ne olur?
Bu aramaların ortak noktası, kişinin maddi sorumluluk taşıyıp taşımadığını öğrenme isteğidir. Eğer adınıza bir rücu süreci başlatıldıysa, kusur oranınız, poliçe hükümleri ve zamanaşımı süreleri mutlaka dikkatle incelenmelidir.
Rücu işlemiyle karşı karşıya kalan kişilerin, sürecin olası sonuçlarını doğru analiz edebilmesi için sigorta hukuku konusunda uzman bir avukata danışmaları önemlidir. Bu adım, hem hak kaybını önler hem de gereksiz tazminat ödemelerinin önüne geçilmesini sağlar.
Rücu Oranı Nedir?
Rücu oranı, sigorta şirketinin ödediği tazminatın ne kadarını kusurlu taraftan geri talep edebileceğini gösteren yüzdelik değerdir. Basitçe anlatmak gerekirse, rücu oranı; kazadaki kusur oranına göre sigorta şirketinin geri alabileceği tazminat miktarını belirler. Bu oran, olayın kusur dağılımı, bilirkişi raporları ve trafik dosyası incelenerek tespit edilir.
Bir örnek üzerinden açıklayalım: A sürücüsü alkollü bir şekilde kazaya karışmış olsun ancak kazada %50 oranında haklı bulunmuş olsun. Toplam zarar 10.000 TL ise, sigorta şirketi kusur oranını dikkate alarak 5.000 TL’lik kısmı geri talep edebilir.
Kusur oranı arttıkça, sigorta şirketinin rücu talebi de artar. Örneğin:
- Kusur oranı %0 ise, rücu talebi olmaz.
- Kusur oranı %25 ise, hasar bedelinin %25’i (örneğin 25.000 TL zararda 6.250 TL) sizden talep edilir.
- Kusur oranı %100 ise, tazminatın tamamı sigorta şirketi tarafından geri istenir.
Sonuç olarak, rücu oranı, kazada tarafların kusur payını doğrudan yansıtır ve sigorta şirketinin ne kadar tazminatı geri alabileceğini belirleyen en önemli kriterlerden biridir.
Rücu Oranı Nasıl Hesaplanır? Örnekli Açıklama
Rücu oranı, bir kazada tarafların kusur durumuna göre sigorta şirketinin geri talep edebileceği tazminat miktarını gösteren yüzdelik değerdir. Basitçe anlatmak gerekirse, rücu oranı; kusurlu tarafın sorumluluk oranına bağlı olarak sigorta şirketinin ne kadar tazminatı geri isteyebileceğini belirler.
Örneğin, toplam zararın 100.000 TL olduğu bir kazada sürücünün kusur oranı %75 olarak tespit edilmişse, sigorta şirketi 75.000 TL’lik kısmı rücu hakkı kapsamında geri talep edebilir. Kalan %25’lik kısım ise sigorta şirketinin sorumluluğu dahilindedir.
Rücu oranının belirlenmesinde dikkate alınan başlıca unsurlar şunlardır:
- Trafik kazası tutanaklarında yer alan kusur kodları,
- Polis ve bilirkişi raporları,
- Sigorta sözleşmesindeki hükümler ve poliçe kapsamı.
Eğer sürücünün kusur oranı %0 ise, sigorta şirketi rücu talebinde bulunamaz. Ancak kusur oranı %100 olduğunda, zararın tamamı için yasal takip başlatılabilir. Bu nedenle rücu oranının nasıl belirlendiği, hem maddi sorumluluk açısından hem de dava sürecinin seyrini belirlemesi açısından büyük önem taşır.
Rücu Oranı 100 Ne Demek?
Rücu oranı 100, sigorta sektöründe sıklıkla karşılaşılan bir terim olup, hasar sonrası sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarını tamamen geri alma hakkını ifade eder. Bu durum, genellikle sigortalının kaza ya da hasarın oluşmasında kusuru tamamen olduğu durumlar için geçerlidir. Örneğin, trafik sigortasında kırmızı ışık ihlali sonucu meydana gelen bir kazada, kusuru tam olan tarafın sigorta şirketi, ödediği tazminatı rücu yoluyla geri talep edebilir. Rücu oranı %100 olarak belirlendiğinde, sigorta şirketi, hasar bedelinin tamamını sigortalıdan ya da kusurlu taraftan talep edebilme hakkına sahiptir. Bu, sigorta şirketlerinin risk yönetimi ve mali zararlarını minimize etme stratejilerinin bir parçasıdır. Sigortalılar için ise bu durum, kaza ve hasar durumlarında daha dikkatli olmanın önemini vurgular.
Rücu Oranı 25 Ne Demek?
Her kazadan sonra geri dönme oranı 0 ya da 100 olarak belirlenmez. Rücu oranı 25 ne demek? Geri dönme oranının 25 olarak belirlenmesi kaza tarafının kazada 25 oranla kusurlu olduğu anlamına gelmektedir. Bu durumlarda ağır kusur durumu oluşmamaktadır ancak yine de sigorta şirketi tarafından dava açılması halinde bazen zararın %25’inin ödenmesi yönünde hüküm de çıkabilmektedir. Rücu oranı 75 ne demek? Geri dönme oranı 75 olması 25 olmasıyla benzer özellikler göstermektedir. 75 olduğu durumlarda kusur oranı arttığından rücuen tazminat davası kolaylıkla açılabilmekte ve çoğu zaman 75 kusurlu kişinin aleyhinde sonuç çıkmaktadır.
Rücu Oranı Yok Ne Demek?
Kazada kusur dağılımı yapıldıktan sonra bu doğrultuda geri dönme oranı belirlenmektedir. Bu durumda rücu oranı yok ne demek?
- Kaza olduktan sonra yetkili kişiler tarafından hasar ve kusur oranı tespit edilir.
- Kusur oranları tespit edilirken kusur oranı 0 olan kişinin oran da sıfır olmaktadır.
- Oranının sıfır olduğu durumlarda sigorta şirketleri tarafından tazminat davası açılması ihtimali ortadan kalkmaktadır.
- Kusur oranının sıfır olduğu kazalarda kusur oranı 0 olan kişiye geri dönemez. Sigorta şirketleri hak talep edemez.
Ancak her zaman kusur oranı sıfır olarak görülmez. Bazen kusur oranı 100 olabilir. Kusur oranı 100 ise Rücu oranı 100 ne demek?
- Kaza taraflarından birinin kazaya tamamen sebebiyet verdiği durumlarda o kişinin kusur oranı 100 olmaktadır.
- Kusur oranı 100 olan kişinin geri dönme oranı da haliyle 100 olmaktadır.
- Oran 100 olarak tespit edildiği takdirde kazada oluşan hasarın tamiratı için harcanan bütün para sigorta ücreti tarafından 100 kusurlu kişiden talep edilmektedir.
- Bu noktada sigorta şirketlerinin 100 kusurlu kişiye tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır.
- Kusur oranı 100 olan kişinin tazminat davasında hemen hemen bütün ücreti sigorta şirketine tazminat ödemesine karar verilmektedir.
Rücuen Tazminat Ne Demek?
Rücuen tazminat, bir sigorta şirketinin, ödediği zarar veya hasar bedelini, kusuru olan üçüncü bir şahıstan geri alma hakkını ifade eder. Bu terim, sigorta hukukunda sıklıkla kullanılır ve sigorta şirketlerinin, sigortalının kusuru veya ihmalinden kaynaklanan hasarlar sonucu yaptıkları ödemeleri geri alabilmelerini sağlar.
Örneğin, bir sigortalı aracın başka bir araca zarar vermesi durumunda, sigorta şirketi zararı karşılar ve ardından zararın oluşmasında kusuru bulunan kişiden tazminat talep edebilir. Rücuen tazminat, adil bir risk paylaşımı sağlar ve sigortalıların dikkatli davranmalarını teşvik eder. Ayrıca, sigorta şirketlerinin maliyetlerini ve dolayısıyla sigorta primlerini kontrol altında tutmalarına yardımcı olur.
Rücu Oranı 0 Nedir?
Rücu oranı 0, sigorta sektöründe, sigorta şirketinin hasar sonrasında ödediği tazminat miktarını sigortalıdan ya da kusurlu taraftan hiçbir şekilde geri talep etmeyeceğini gösteren bir durumu ifade eder. Bu oran, genellikle sigortalının hasarın oluşmasında hiçbir kusuru olmadığını ya da hasarın tamamen öngörülemeyen bir durumdan kaynaklandığını gösterir. Örneğin, doğal afetler sonucu meydana gelen hasarlarda rücu oranı sıfır olabilir.
Rücu oranının 0 olması, sigortalıların mağdur olmamalarını ve hasar sonrası maliyetlerle karşı karşıya kalmamalarını sağlar. Bu, aynı zamanda sigorta şirketlerinin müşteri memnuniyetini artırma ve güven oluşturma stratejilerinin bir parçasıdır. Sigortalılar için rücu oranının 0 olması, sigorta kapsamının tam bir güven içinde kullanılabileceğini gösterir.
Rücu Hakkı Ne Demek?
Peki, hukukta rücu ne demek? Geri ödeme hakkı, bir kurumun ya da diğer kişinin yerine geçerek üçüncü kişilere karşı haklarının ve sorumluluklarının devralınması durumudur.
- Rücu kelime anlamı olarak da “caymak, sözünden dönmek” anlamına gelmektedir.
- Rücu en basit anlamıyla kusurlu olan taraftan sebep olduğu maddi zararların alınabilmesi anlamına gelmektedir.
- Cayma hakkının oluşması için bazı hukuki kıstaslar vardır.
Sigorta şirketlerinin geri ödeme hakları genel olarak iki yola ayrılır. Geri ödeme hakkını sizin adınıza karşı taraf için uygulayabileceği gibi, cayma hakkını sürücüye karşı da kullanabilir. İlk durumda ise dava masrafları da sigorta şirketi tarafından karşılanacaktır. Yalnızca kaza sigortalarında değil, farklı sigorta türlerinde de sigorta şirketlerinin cayma hakları vardır. Üçüncü taraflar için kullanılacak olan bu hak, sigorta yaptıran kişinin lehine sonuç verebilir. Ancak şirket bu hakkı sigorta yaptıran kişiye karşı da uygulayabilir. Bu tarz durumlarda bu haktan yararlanabilmesi için hasar tazminatını size veya 3. Tarafa ödemekle yükümlüdür. Hemen sonrasında ise gerekli gördüğü halde dava açarak geri ödeme hakkını kullanabilir. Rücu hakkı sigorta şirketlerinin yükümlülüklerinden vazgeçmesi halinde ortaya çıkar.

Rücu Hakkı Nasıl Kullanılır?
Rucü hakkı genelde sigorta şirketleri tarafından kullanılmaktadır. Rücu hakkı nasıl kullanılır? Kasko sigortalarında genelde hasara sebep olan taraftan istenen sigorta ücretinin sigorta şirketi üzerinden yani sigorta şirketinin sahip olduğu haklar üzerinden istenilmesi şeklinde gerçekleşmektedir. Bu şekilde sigorta şirketinin rucü hakkı olmuş olur.
- İlk olarak sigorta şirketinin kendisinden hizmet alan mağdur kişiye hasarı miktarınca ödeme yapması gerekmektedir.
- Devam eden süreçte haleflik ilkesi gerçekleşir.
- Haleflik ilkesi kapsamında sigorta şirketi hasara sebep olan tarafa dava açar.
- Dava kapsamında sigorta şirketi ödediği tazminat kadar miktarı talep edebilir.
- Bu durumda sigorta şirketi geri ödeme davası açarak kendisinden hizmet alan sigortalıya karşı haklarından vazgeçer.
- Sigorta şirketi ödediği tazminat miktarını hasara sebep olan kişiden talep ettiğinden aslında bir bakıma sigortalıya olan yükümlülüğünü yerine getirmez.
- Bu noktada geri ödeme hakkı dava yoluyla kullanılmaktadır. Kurum ya da tüzel kişinin sorumluluklarından vazgeçerek üçüncü kişiden ödeme talep etmesi geri dönme durumu oluşturur.
Rücu Hakkı Hangi Sigorta Türlerinde Kullanılır?
Rücu hakkı, özellikle trafik sigortası ve kasko sigortası gibi motorlu taşıtlarla ilgili sigortalarda sıkça kullanılır. Sigorta şirketi, hasarı ödedikten sonra kusurlu tarafın varlığı durumunda, zarar bedelini ilgili kişiden rücuen talep edebilir.
Zorunlu trafik sigortasında rücu hakkı; alkol, ehliyetsizlik, ağır kusur veya kapasite aşımı gibi ihlallerde devreye girer. Kasko poliçelerinde ise benzer şekilde, sigortalının poliçe şartlarını ihlal ettiği ve hasarda ağır kusurlu olduğu durumlarda rücu süreci işletilir.
İşveren sorumluluk sigortası, mesleki sorumluluk sigortaları ve sağlık sigortalarında da rücu mümkündür. Örneğin, iş kazasında işverenin güvenlik önlemlerini almaması durumunda, SGK ödediği sağlık giderlerini rücuen talep edebilir. Aynı şekilde sağlık sigortalarında da hileli beyan sonucu yapılan ödemeler geri istenebilir.
Ağır Kusur Nedir? Hangi Durumlarda Rücu Davası Açılır?
Ağır kusur, sigortalının ya da zarar sorumlusunun, özen yükümlülüğünü açıkça ihlal ettiği, öngörülebilir zarara rağmen hareket ettiği durumları ifade eder. Sigorta rücu davalarında temel kriterlerden biridir. Ağır kusur halleri; kırmızı ışıkta geçmek, alkol ya da uyuşturucu etkisindeyken araç kullanmak, ehliyetsiz şekilde araç kullanmak, aşırı hız, kapasite üstü yolcu taşımak gibi fiillerle somutlaşır. Bu durumlarda sigorta şirketi, ödediği bedelin tamamı veya bir kısmını rücu edebilir. Rücu davası açılabilmesi için kusurun belgelenmesi gerekir. Trafik polis raporları, alkol raporu, olay yeri fotoğrafları gibi deliller dava dosyasına dahil edilir. Kusur tespiti bilirkişi tarafından yapıldığında, mahkeme bu orana göre hüküm kurar.
Rücu Davası Nasıl Açılır?
Geri ödeme davası tüzel kişinin ya da kurumun ki bu genellikle sigorta şirketidir, cayma hakkı kazandığı durumlarda açılmaktadır. Rücu davası nasıl açılır? Geri ödeme hakkı sorumlulukların yerine getirilmediği yani üçüncü kişiler tarafından talep edildiği durumlarda açılmaktadır.
- Dava açılmasının ilk koşulu kusurlu tarafın kesin suretle belirlenmiş olması gerektiğidir.
- Kusurlu taraf belirlendikten sonra özellikle kişilerin hizmet aldıkları sigorta şirketleri ağır kusurlu olan üçünü şahsa geri ödeme davası açabilirler.
- Sigorta davası tarafından geri ödeme davası açıldıktan sonra mahkeme tarafından genelde ağır kusurlu olan tarafın, sigorta şirketine şirketin ödediği tazminat bedelinin yarısını ya da tamamını ödemesi konusunda hüküm verilmektedir.

Rücu Tazminatı Nedir?
Rücu Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Rücu davasında görevli mahkeme, kural olarak Asliye Ticaret Mahkemesi’dir. Ancak rücu davası sigortalının bireysel kusuruna dayanıyorsa Asliye Hukuk Mahkemesi de görevli olabilir. İcra takibine itiraz durumlarında İcra Hukuk Mahkemesi devreye girer.
Rücu Tazminatı Nedir?
Geri ödeme tazminat davası genelde sigorta şirketleri tarafından açılan dava türüdür. Rücu tazminatı nedir?
- Rücuen tazminat davalarında çıkan tazminat hükmünün kendi payından fazla kısmını ödeyen kişi, fazla ödediği miktar için ortak borca sahip olduğu diğer kişilere karşı geri ödeme hakkına sahip olur.
- Kişiler geri dönme tazminat davasını yalnızca tazminat hakkı elde edebildikleri durumlarda açabilmektedirler.
- Bu şekilde cayma hakkına sahip olan kişiler aynı zamanda zarar gören kişinin de haklarına ortak olurlar.
- Sigorta şirketlerinde ise işleyiş şu şekildedir; sigorta şirketleri herhangi bir hasar durumunda hizmet verdikleri kişiye karşı tazminat ödemekle yükümlüdürler.
- Ancak yasalar gereğince sigorta şirketleri de ödedikleri tazminatı ağır kusurlu olan taraftan talep edebilirler.
- Sigorta şirketleri ödedikleri tazminat miktarını ağır kusurlu taraftan talep ettiklerinde hüküm genelde ya tazminatın yarısının ya da tamamının ağır kusurlu kişi tarafından sigorta şirketine ödenmesi adına verilmektedir.
- Bu noktada sigorta şirketleri ödeme aldıkları takdirde cayma tazminatı almış olurlar.
Sigorta Şirketinin Rücu Hakkı Zamanaşımı
Bir trafik kazasından örnek vererek zaman aşımını ele alalım. Trafik kazası tazminat dosyasında ödeme yapıldıktan sonra her iki tarafta sorumluluklarını yerine getirdiği varsayalım. Geri ödeme yapılacak taraf öğrenildiği günden itibaren zamanaşımı süreci başlamış olacaktır. Örneğin 1 Ocak 2024 tarihinde geri ödeme yapıldığı öğrenildi. 1 Ocak 2025 tarihinde geri ödeme işlemleri için zamanaşımı tamamlanmış olacaktır. Özetle rücu zamanaşımı 2 yıldır.

Sigorta Şirketinin Rücu Hakkı
Sigorta Şirketinin Rücu ve İcra Takibine İtiraz
Sigortada geri dönme hakkı kullanımı keskin çizgilerle belirgin olan bir konudur. Ancak koşulları ortaya çıkaracak olan maddeler değerlendirmeye de açıktır. Dosya da bazen geri ödeme olup olmadığını bilirkişi raporu ile tespit etmekte gerekebilir. Her sigorta şirketinin mükellefi ile yaptığı sözleşmesine cayma hakkı maddelerini koymalıdır. Ve bu sözleşmeden kaynaklı sigorta şirketinin cayma hakkı doğar.
Sigorta şirketinin icra takibine itiraz etmeden önce sözleşmede yer alan maddelerin detaylı olarak incelenmesi büyük önem taşır. Sigorta şirketlerinin tazminatın geri dönmesi sadece sigortalı kişiyi etkilemez yakınlarına da etki eder. Bazı kaza türlerinde mirasçılara da davaların açılması söz konusu olabilir.
>İlginizi Çekebilir: Sigorta Teminat Limitleri
Geçtiğimiz yıllarda yapılan düzenlemelere bağlı olarak geri dönme hakkı kullanımında sigortalı kişi lehine olacak yeni gelişmeler oldu. Bu yeni düzenlemeler sayesinde sürücüler ancak ağır kusurlu hallerin karşısında tazminat ödeme yükümlülüğü ile yüzleşiyor.
Sigorta Şirketinin Açtığı Rücu Davası
Sigorta şirketleri geri dönme koşullarının oluştuğu durumlarda ilgili kişiye ödemesini yapar. Ve sorumlu kişiden o yaptığı ödemeyi tahsil etmek için geri ödeme davası açar. Sigorta şirketinin açtığı rücu davası iki koşula bağlıdır. Önce ödemeyi yapmalı daha sonra ise kusurlu tarafa bu dosya da geri ödeme olduğunu tebligat ile bildirmesi gerekmektedir.
Bu davanın size tebliğ edildiği tarihten itibaren yasal süreniz başlamış bulunmaktadır. İlk olarak şirket size bir tebligat gönderir ve alacağının 15 gün içinde ödenmesini ister. Bu takibe itiraz ederseniz. Sigorta şirketi size geri ödeme davası açacaktır. Sigorta şirketinin açtığı rücu davası görevli mahkeme ise Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Sigorta şirketi size bir cayma davası açtıysa mutlaka trafik kazası avukatına danışmalısınız. Davanızda haklı olduğunuzu düşünüyorsanız, takip kesinleşmeden 15 gün içerisinde itiraz etmelisiniz.
Sigorta şirketlerinin vatandaşlara açtığı cayma davaları olduğu gibi vatandaşların da Sigorta şirketine rücu davası açma hakkı vardır. Vatandaşların çokta bilgisi olmadığı bir konudur geri ödeme davaları. Sigorta şirketi bana dava açtı diye paniğe kapılan vatandaş hemen karşı tarafın isteklerini karşılamak yerine bir araştırma içine girmesi daha doğru olacaktır. Sigorta şirketleri kar amaçlı kurulmuş şirketlerdir. Vatandaş yararına hareket etmeyeceğinin bilincinde olmakta fayda var. O yüzden sigorta tarafından gelen talepleri bir uzmana danışıp ona göre hareket etmekte fayda var.
Kasko poliçeleri de cayma kapsamındadır. Aynı kriterler burada da uygulanmaktadır. Kasko rücu davası için kusur durumunuz gözden geçirilmeli ve cayma durumu oluşmuş mu ona bakılmalıdır.

Sigorta Şirketine İcra Takibi
Sigorta Şirketinden Gelen Rücu Tebligatına Nasıl Cevap Verilir?
Sigorta şirketinden gelen rücu tebligatı, ödeme yaptıkları bir zararın sizden tahsil edilmek istendiğini gösterir. Bu tebligat, çoğunlukla ödeme emri veya dava öncesi ihtarname şeklinde gelir. İçeriğinde tazminat tutarı, kusur oranı ve ödeme süresi yer alır. Tebligat geldikten sonra ilk yapılması gereken, kusur oranının doğru belirlenip belirlenmediğini kontrol etmek ve mümkünse bir sigorta avukatına başvurmaktır. Eğer kusur oranına itiraz edilmek isteniyorsa, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra takibine, dava açılmışsa 15 gün içinde mahkemeye itiraz edilmelidir. Eğer kusur oranı yüksekse ama ödeme gücü sınırlıysa, yapılandırma veya indirim talebi de iletilebilir. Bu aşamada sigorta şirketiyle yazılı iletişim kurmak, kayıt altına almak açısından önemlidir. Hiçbir belge imzalanmadan önce hukuki danışmanlık alınmalıdır.
Tebligata süresinde cevap verilmemesi halinde, borç kesinleşmiş sayılır ve haciz işlemleri başlatılabilir. Bu nedenle rücu tebligatı ciddiye alınmalı ve yasal sürelere uygun şekilde işlem yapılmalıdır.
Rücu Davasında Kusur Oranı Nasıl Belirlenir?
Rücu davasında kusur oranı, kaza tespit tutanağı, trafik bilirkişi raporu, tanık ifadeleri ve olayın oluş şekli dikkate alınarak belirlenir. Bu oran, sigorta şirketinin ne kadarını talep edeceğini doğrudan etkiler. Kusur oranı tespiti genellikle bilirkişi raporuna dayanır. Mahkeme, dosyada yer alan maddi delilleri inceleyerek olayın taraflarını hangi oranda sorumlu tutacağına karar verir. Sigorta şirketi, bu oran doğrultusunda rücu miktarını belirler. Eğer kusur oranı %0 ise, sigorta şirketi hiçbir talepte bulunamaz. Ancak oran %25, %50, %75 gibi ara değerlerdeyse, bu oranlara karşılık gelen nispi tazminat bedeli talep edilebilir. %100 kusurda ise ödemenin tamamı geri istenir. Kusur oranı yanlış tespit edilmişse veya haksız bir şekilde yükseltilmişse, davaya mutlaka itiraz edilerek yeni bilirkişi incelemesi talep edilmelidir. Bu durum davanın sonucunu doğrudan etkiler.
Sigorta Şirketine İcra Takibi
Sigorta şirketleri hizmet verdikleri kişilere yani sigortalılara olası bir hasar durumunda tazminat ödemekle görevli kurumlardır. Ancak bazı durumlarda sigorta şirketleri yapmakla yükümlü oldukları tazminat ödemesini geciktirebilmektedirler.
- Sigorta şirketinden tazminat miktarının alınmadığı durumlarda hasar miktarı yasal yollarla talep edilebilmektedir.
- Sigortalının sigorta şirketinden alacaklı olduğunun kanıtlanması için yalnızca hasar kaydının ve sigorta belgelerinin sunulması yeterli olacaktır.
- Gerekli belgeler bir araya getirildiği zaman sigortalılar sigorta şirketine icra takibi başlatabilirler.
- Hasar ödemelerini geciktiren sigorta şirketleri için anında icra takibi başlatılması mümkündür.
Çünkü sigorta şirketleri sigortalıya hasar miktarı kadar tazminatı sigortalanma şekli göz önüne alınarak 8, 15 ve 30 gün içerisinde ödemek durumundadır. 30 günü aşan süreçlerde sigortalıların icra takibi başlatma hakkı doğacaktır.
Sigortanın Rücu Hakkı Detaylı Makale İnceleme: Sigorta-Rucu-Hakki
2016 yılından sonra getirilen uygulamalarla cayma davası kapsamında, araç sahibinin trafik kurallarını ağır kusurlu anlamda ihlal etmesi gerekir. Aksi takdirde araç sahibinden kaynaklanan hafif kusurlar, sigorta firmasının araç sahibine ödedikleri tazminatı almak için cayma hakkını kullanmasına engel olur.
Sürücünün ağır kusurlu sayıldığı kazalara örnek ise sürücünün kırmızı ışıkta geçmesi, hatalı manevrası sonrası farklı bir araca çarparak araç hasarına veya ölüme sebep olması durumlarıdır. Bu tarz durumlar sürücünün ağır kusurlu olarak nitelendirildiği durumlar arasına giriş yapar.
Bu tarz durumlarda sigorta firması karşı tarafın maddi zararını veya vefat tazminatını ödemelidir. Ancak daha sonrasında sigorta firmasının açmış olduğu geri dönme davasıyla ödenen tazminat sigortalı kişiden tazmin edilebilir. Aynı durumda sigorta firması kusurlu araç sahibinin kendisine tazminat ödedikten sonra dava açılabilir.

Rücuen İcra Takibi
Rücuen İcra Takibi
başkasına ait borcun talep edilebilmesi anlamına geldiğinden hukuka göre aile içinde geri dönme hakkı kazanmak miras yoluyla olabilmektedir. Kişilerin başka bir kişi için rücuen icra takibi başlatabilmeleri için bazı kıstaslar bulunmaktadır.
- Kişilerin başkası adına icra takibi yapabilmeleri için kişiler arasında halefiyet ilkesinin gerçekleşmesi gerekmektedir.
- Halefiyet birinin haklarına ortak olmak anlamı taşımaktadır. Bu sebeple de kişinin haklarına ortak olunduğu noktada alacaklı olduğu kişiden alacakları hak da ortak olmaktadır.
- Bu noktada halefiyet ilkesinin gerçekleşmiş olmasına bağlı olarak icra takibi yapılabilmektedir.
- Rücuen icra takibinin başladığı noktalarda halef, borçlu kişiye ödeme emri göndermeden de icra takibi yapabilmektedir.
- Halef rücuen icra takibi yaptığı durumlarda davayla ilişkin sorumlulukları alabilme yetkisine de sahiptir.
Rücu Kararına İtiraz
Sigorta şirketleri sigorta hizmeti verdikleri kişilerin hasarlı kaza durumlarında hasarlarını karşılamakla mükelleflerdir anca ağır kusurlu taraftan daha sonra ödedikleri tazminat bedelini isteyebilirler. Halefiyet ilkesi gerçekleştiği takdirde sigorta şirketlerinin geri dönme hakkı oluşmaktadır. Ancak bunun da bazı koşulları vardır.
- Öncelikle sigorta şirketinin hasara sebebiyet verenin üçüncü bir kişi olduğunu ispatlaması gerekmektedir.
- Üçüncü kişiden kaynaklandığının belgelendiği durumlarda sigorta şirketinin tazminat davası açma hakkı doğmaktadır.
- Bu noktada ağır kusurlu kişinin sigorta şirketine tazminat ödemesi gerektiğine dair karar çıkması olası bir durumdur.
- Bu karar çerçevesinde ağır kusurlu olmadığını düşünen üçüncü kişinin rücu kararına itiraz hakkı elbette ki bulunmaktadır.
- Kişilerin çıkan cayma kararına itiraz edebilmeleri için mutlaka bu konuyla alakalı uzman birinden destek almaları gerekmektedir.
- Geri dönme kararının haksız olduğunu ve çıkan tazminat miktarının fazla olduğunun ispatlanması durumunda dava yeniden görülmektedir.
- Bu durumlarda bazen tazminat miktarı düşürülmekte bazen de ceza ortadan tamamen kalkmaktadır.
- Sigorta şirketlerinin kasta dayanmayan kusurlarda kusurlu tarafa geri dönme etme hakkı bulunmamaktadır. Bu sebeple geri dönme kararına itiraz etmek kişiler için avantajla sonuçlanabilir.

Rücu Davası Şartları
Halefiyet İlkesi Nedir, Rücu ile Ne İlgisi Var?
Halefiyet ilkesi, bir borcun ödendikten sonra, ödeyen kişinin alacaklının yerine geçmesini ifade eder. Sigorta hukukunda bu ilke, rücu hakkının temel dayanağını oluşturur. Sigorta şirketi, yaptığı tazminat ödemesi sonrası halefiyet ilkesine dayanarak zarar sorumlusu üçüncü kişiye karşı dava açabilir. Bu ilke sayesinde, zarar görenin hakları sigorta şirketine geçer. Yani, sigorta şirketi artık zararı karşılayan değil, kusurluya karşı alacaklı pozisyonuna geçer. Bu yasal geçiş, ödemenin yapılmasıyla otomatik olarak oluşur ve dava süreci başlatılabilir. Halefiyet, aynı zamanda borçlar hukukunda kefalet, SGK işlemleri ve devlet memurlarının sorumluluğu gibi farklı alanlarda da geçerlidir. Hukuken bu geçiş işlemi, rücu davası açılabilmesi için ön koşuldur. Halefiyet olmadan sigorta şirketi doğrudan zarar sorumlusuna dava açamaz.
Rücu Davası Şartları 2026
Sigorta şirketi belirli durumların akabinde meydana gelen kazalarda ödenmesi gereken tazminat tutarını mağdur durumunda olan kişilere öderken, ödenen bu tazminatın belirli bir kısmını veya tamamını sigortalı kişiden talep edebilir. Sigorta firmaları yalnızca birkaç durumda sigortalıdan bu tutarı geri alma hakkına sahiptir.
2025 yılında sigorta kanununda ve sigorta hukuku genel hükümlerinde bir takım değişiklikler olmuştur. 2024 ve 2023 yılına kıyasla baktığımızda yeni değişiklikler göz önünde bulundurulduğunda geri dönme koşullarında bir değişikliği yapıldığını söylemek çokta doğru olmaz. Ancak genel hükümlerle ilgili kesin yargı belirtmeyen ve yorumlamaya açık maddelerin yine geri dönme davaları takibinde titizlikle incelenerek size davanızda nasıl bir katkı sağlayacağına bakmakta fayda olacaktır.
Trafik kazası cayma sebepleri bellidir. Madde madde sıralanmıştır. Ve bütün çizgileri kanun nezdinde belirlenerek netleştirilmiştir. Araç sahibinin kusurlu Sürücüye rücu hakkı ne şekilde olacağından tutun da SGK trafik kazası rücu koşulları bütün detaylarıyla belirtilmiştir.
Sigortalının Ağır Kusuru Bulunması Halinde: Sigorta şirketi trafik sigortası konusunda zarar gören üçüncü kişilerin hasarlarını teminat çerçevesine bağlı olarak ödedikten sonra sigorta ettirenine geri dönme ihtimali dardır. Genel anlamda ağır kusur kavramı net olarak tanımlanmamıştır. Olayın ağır kusurlu olarak tanımlanabilmesi için birden fazla etmenin aynı anda incelenmesi gerekir.
Ehliyetine El Konulmuş Kişiler: Meydana gelen kazada sürücünün ehliyetsiz araç kullandığı tespit edilirse bu durumda sigorta şirketi bu tutarı karşı taraftan alabilir. r.
Uyuşturucu Madde veya Alkol Kullanımı: Genel olarak sigorta rücu davaları sırasında kaza sırasında alkolün alınıp alınmadığı incelenir. Örneğin otobüs şoförünün alkol alarak trafiğe çıkması kabul edilemez bir durumdur. Bu tarz durumlarda sürücü ağır kusurlu sayılarak sigorta şirketine ise geri dönme hakkı doğar.
Kapasiteden Fazla Yolcu Alma: Sigortalı yolcu taşımaya uygun olmayacak araçlarla yolcu taşıyorsa, düzenlemeye göre sigorta şirketi geri dönme hakkından yararlanabilir. Uzmanların bu durumda öncelikli olarak bakacağı konu ise kazanın fazla yolcu taşınmasından dolayı gerçekleşip gerçekleşmediği olacaktır. Aynı zamanda patlayıcı veya tehlikeli madde taşıma ruhsatı bulunmayan araç tiplerinde bu maddelerin tutuşma, parlama gibi herhangi bir durumdan dolayı kaza meydana gelirse sigorta şirketi geri dönme hakkından yararlanabilir. Rücu davası hakkı doğup doğmayacağı uzman ekiplerin yapacağı detaylı inceleme sonucunda ortaya çıkarılacaktır.
SGK’nın Trafik Kazalarında Rücu Hakkı Var mı?
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), trafik kazalarında sağlık hizmeti sunması durumunda ilgili sağlık giderlerini sorumlu taraftan veya onun sigorta şirketinden rücuen talep edebilir. Bu uygulama, kamu kaynaklarının korunması amacıyla yürütülür. SGK’nın rücu hakkı, genellikle ağır kusur bulunan veya trafik kurallarını ihlal eden sürücülere yöneliktir. Kurum, ödediği tedavi, ilaç ve hastane giderlerini ilgili kişiye dava yoluyla geri yükleyebilir. Bu rücu davaları 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında yürütülür. Özellikle alkol, hız sınırı ihlali, kırmızı ışık ihlali gibi ağır kusurlarda SGK’nın rücu süreci otomatik devreye girer. Tedavi sonrası düzenlenen belgelerle zarar sorumlusu belirlenerek, hukuk servisi tarafından yasal takip başlatılır.
Rücu Davası Ne Kadar Sürer?
Sigorta şirketinin açtığı rücu davası görevli mahkeme tarafından görülmektedir. Geri dönme davaları olağan dışı bir durum olmadığı sürece Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde açılmaktadır. Dava sonuçlandıktan sonra yüksek ihtimal dâhilinde mahkeme ağır kusurlu tarafın tazminata hükmedilmesine karar vermektedir. Peki, rücu davası ne kadar sürer?
- Kurumların ya da tüzel kişilerin dava açabilmeleri için ağır kusurlu tarafın tespit edilmesinin ardından bir seneden fazla süre geçmemiş olması gerekmektedir.
- Davanın süresiyle ilgili kesin bir bilgi iletilmesi yanlış bir yargıdır.
- Dava da tazminat miktarı ve tazminatı ödeyecek kişilerin belirlenmesinin ardından 2 yıl süre tanınmaktadır.
- İki yıllık süre içerisinde borçlu geri dönme davası kararı gereğince alacaklı tarafa borcunu ödemekle yükümlüdür.
- Bu iki yıllık sürenin on yılı bulduğu durumlarda ise dava zamanaşımına uğrayarak geçerliliğini yitirmektedir.
- Davanın zaman aşımına uğraması durumunda sahip olunan geri dönme hakkı da kaybedilmiş olur.
Rücu Davasında Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?
Rücu davalarında zamanaşımı süresi, zarar sorumlusunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlükârda fiilin gerçekleşmesinden itibaren 10 yıldır. Bu süreler Borçlar Kanunu ve Sigorta Kanunu çerçevesinde uygulanır. Trafik kazalarında sigorta şirketi zararı ödedikten sonra, sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde rücu davası açmalıdır. 10 yıllık azami süre, öğrenme tarihinden bağımsız olarak uygulanır ve mutlak sınırdır. SGK’nın açacağı rücu davalarında ise zamanaşımı süresi 10 yıldır ve ödemeye esas sağlık hizmetinin sağlandığı tarihten itibaren başlar. Kamu kurumları da bu süreye tabidir. Sürenin geçirilmesi halinde rücu hakkı düşer ve dava reddedilir. Bu nedenle ödeme sonrası yasal süreçler geciktirilmeden başlatılmalıdır.
Rücu Davası Kaybedilirse Ne Olur?
Rücu davası kaybedildiğinde, mahkeme kusurlu tarafa tazminatın ödenmesine karar verir. Bu durumda davalı taraf, sigorta şirketine hükmedilen bedeli yasal faiziyle birlikte ödemek zorunda kalır. Mahkeme kararı kesinleştiğinde, ödeme yapılmazsa sigorta şirketi icra takibi başlatabilir. Bu takip sonunda mal varlığına haciz konulabilir, banka hesapları bloke edilebilir. Ayrıca icra takibi dosyasına yasal masraflar ve avukatlık ücretleri de eklenir. Rücu davası kaybedildiğinde sabıka kaydı oluşmaz; ancak mali yük ciddi olabilir. Bu nedenle dava öncesinde, özellikle kusur oranı tartışmalıysa, mutlaka itiraz ve delil toplama süreci profesyonelce yürütülmelidir. Karar sonrasında temyiz hakkı varsa ve dosyada açık hata veya yeni delil varsa, istinaf veya temyiz başvurusu yapılması yoluyla kararın düzeltilmesi de mümkündür.
Rücu Hakkı ile Tazminat Davası Arasındaki Farklar
Rücu hakkı, sigorta şirketi veya kurumun, yaptığı ödemeyi kusurlu kişiden talep etmesine yöneliktir. Tazminat davası ise doğrudan zarar gören kişinin zararını telafi etme amacıyla açtığı davadır. Tazminat davasında davacı doğrudan zarar gören kişidir. Oysa rücu davasında davacı, daha önce bu zararı ödemiş olan sigorta şirketi veya kurumdur. Bu durumda sigortalıya değil, zarara neden olan kişiye karşı dava açılır. Rücu davası, genellikle tazminatın tamamı veya bir kısmı ödendikten sonra açılır ve halefiyet ilkesine dayanır. Tazminat davası ise olayın hemen ardından zarar gören tarafından başlatılabilir. İki dava türü arasındaki bu fark, tarafların pozisyonunu ve süreci etkiler. Rücu davası pasif kusurlunun yükümlülüğünü belirlemeye yöneliktir, tazminat davası ise doğrudan mağduriyetin giderilmesine yöneliktir.
Memura Rücu Davası Nasıl Açılır?
“Devlet Memurları Kanunu’nun 13’üncü madde sinde “kurumun, genel hükümlere göre sorumlu personele geri dönme hakkı saklıdır” hükmüne yer verilmiştir.” Personele rücu etmek ne demek? Bu madde gereğince idarenin görevli memura geri dönme hakkı kapsamında adliye mahkemelerinde dava açma yetkisi ve hakkı bulunmaktadır. Memura rücu davası nasıl açılır?
- İdarenin memura dava açabilmesi için bazı koşulların oluşması gerekmektedir.
- Memur görev başındayken bir zarar sebep olduğu takdirde idare memur için dava açılaabilir.
- Yasaya göre idare memurun görevi başındayken neden olduğu zarardan sorumlu değildir. Bu sebeple zarar oluştuğu takdirde idare cayma davası açarak zararın sorumluluğunu üstlenmediğini kanıtlamaktadır.
- Memura açılan davalar genelde memurun çok büyük bir zarar sebep olduğu durumlarda açılmaktadır.
- Kamu davalarında memura rücu zamanaşımı da on yıl süreyle sınırlandırılmış olup aksi bir süre geçmesi halinde dava düşmektedir.
- İdarenin rücu hakkı zamanaşımı yine 10 yıl süreye tabidir. Memurun ilişiği kesildiği andan geçen 10 yıl süre içerisinde dava açılmaz ya da karara bağlanmazsa 10 yıllık süre sonunda idarenin geri dönme hakkı zamanaşımına uğramaktadır.
Kefilin Borçluya Rücu hakkı
Kişiler resmi borçlanmalarda mutlaka kefil göstermek durumundadırlar. Yasalara göre mağduriyet yaşanmaması adına kefilin de hakları mevcuttur. Kefilin rücu hakkı Yargıtay kararı ile onanmış bir haktır. Kefilin mevcut borcu ödediği ve asıl borçludan ödediği miktarı tahsil edememesi kefilin asıl borçluya i
- Türk borçlar Kanunu gereğince kefilin borçluya rücu hakkı bulunmaktadır.
- Müteselsil kefil borçlunun borcunu ödemediği durumlarda mevcut borcu ödemekle yükümlü olan kişidir.
- Borçlunun borcunu ödemediği durumlarda müteselsil kefilin rücu hakkı Yargıtay kararınca saklı tutulmaktadır.
- Kefil, borçlanma esnasında alacaklıya bulunduğu beyanlar kadar sorumluluk taşımaktadır. Bu noktada kefil alacaklıya halef olur.
- Kefil asıl borçlunun mesul olmadığı bir borç için ödeme yaparsa asıl borçluya karşı hakkını kaybetmiş olur.
- Ancak kefil borçlu yüzünden zamanaşımına uğramamış bir borcun yükümlülüğü altına girerse borçluya karşı hakkını kullanabilmektedir.
- Kefilin borçtan borçlu sebebiyle mağdur olduğu durumlarda vekalet sözleşmesi gereğince borçlu mesul tutulmaktadır.
- Bu noktada kefilin vekil sıfatıyla borcu üstlenip ödediği durumlarda borçluya geri dönme hakkı gereğince davası açılabilir.
- Kefilin hakkını kullanabilmesi için borçluya sorumlu olduğu borcun tamamını bildirmesi gerekmektedir.
- Kefilin kefile rücu hakkı zamanaşımı yasa gereğince 10 yıllık süreye tabidir. Cayma hakkının geçerli olabilmesi için kefilin borcu ödediğini bildirmesinin üsten 10 yıl geçmemesi gerekmektedir. Aksi halde zamanaşımına uğrayacak ve kaybedilecektir.
Faturayı Rücu Etmek
Faturayı rücu etmek yine sigortacılık alanında sıklıkla kullanılan bir işlemdir. Sigortacılık mevzuatı gereğince eşya sigortalarında yaşanan herhangi bir sebeple eşyaya zarar gelmesi durumunda sigortalanan eşya için yapılacak tamirat, restorasyon vb. işlemler için sigorta şirketleri tazminat tutarı ve tazminat tutarının karşılığı KDV oranını ödemekle yükümlüdür.
- Mala gelen zararın tamir edilmesi için ödenen tazminat hasar tazminatı olarak adlandırılmaktadır.
- Hasar tazminatı genelde araç kiralama şirketlerinde sıkça kullanılmaktadır.
- İlk adım olarak kurum ya da tüzel kişi sigortalı olan ancak aynı zamanda hasar gören malının hasar miktarını tespit ettirir ve kayıt altına aldırır.
- Devam eden süreçte malın tamiratı için gerekli ödeme kurum ya da kişi tarafından gerçekleştirilir.
- Tamiratın bedelinin kesinlikle faturalandırılması gerekmektedir.
- Fatura edilmeyen işlemler için sigorta şirketi bedel ödemek mecburiyetinde değildir.
- Daha sonra sigorta hizmeti alan muhatap, anlaşmalı olduğu sigorta şirketine sigortalı malının hasarı için harcadığı miktarın faturasını bildirir.
- Sigorta hizmeti alan muhatabın sigorta şirketinin yükümlülüğünde olan hasar tamirini yaptırıp bunu faturalandırdıkları için faturayı ve KDV oranını hesaplayarak harcanan tüm bedeli sigorta şirketine geri ödetmesi gerekmektedir.
- Sigorta şirketi faturalandırılan hasar onarım miktarını sigortalı muhataba ödemek durumundadır. Çünkü sigortalı muhatap faturadan geri ödeme yapmış etmiş olur ve sigorta mevzuatı gereği yükümlülük sigorta hizmeti veren şirkete aittir.
Trafik Sigortası Rücu İtiraz Dilekçesi
Trafik sigortası itiraz dilekçesi sigorta mevzuatı gereğince kazada sigortalı kişinin ağır kusurlu olması;
- Olay yerini keyfi gerekçelerle terk etmesi,
- Kaza esansında alkollü olduğunun tespit edilmesi,
- Üst sınırı aşan sayıda yolcu taşıyor olması,
- Aracın çalınmış olması ve bundan sigortalı kişinin sorumlu olması,
- Kaza esnasında aracı ehliyetsiz birinin kullandığının tespit edilmesi gibi durumlarda sigorta şirketi sigortalı muhataba geri ödeme hakkına itiraz davası açabilmektedir. Ağır kusurun sigortalı kişi tarafından işlendiğinin tespit edilmesi sigorta şirketleri için tazminat yükümlülüğü oluşturmamaktadır.
Kaynak: http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2010-88-596
Sıkça Sorulan Sorular
Rücu oranı ne demek?
Rücu oranı, kazadaki kusur dağılımına göre sigorta şirketinin geri isteyebileceği tazminat miktarını gösteren yüzdelik değerdir. Örneğin, kusur oranı %75 olarak belirlenmişse, sigorta şirketi ödenen tazminatın %75’ini kusurlu kişiden rücuen talep edebilir.
Rücuen ne demek?
Rücuen, “geri alma hakkı kullanılarak” anlamına gelir. Sigorta hukukunda bir ödeme yapıldıktan sonra bu tutarın kusurlu kişiden geri talep edilmesi durumunda “rücuen tazminat” ifadesi kullanılır.
Rücu etmek ne demek hukuk?
Hukukta rücu etmek, bir kişi veya kurumun başkası adına yaptığı ödemeyi, sonradan asıl sorumludan geri talep etmesi anlamına gelir. Özellikle sigorta şirketleri, rücu hakkı kapsamında bu işlemi sıkça uygular.
Sigortada rücu ne demek?
Sigortada rücu, sigorta şirketinin hasar ödemesini yaptıktan sonra kusurlu taraftan bu ödemeyi geri alabilmesi sürecidir. Bu durum, halefiyet ilkesi gereğince sigorta şirketine verilen yasal bir haktır.
Rücu davası nedir?
Rücu davası, sigorta şirketinin veya bir kurumun, yaptığı tazminat ödemesini kusurlu taraftan geri almak için açtığı davadır. Genellikle trafik kazaları, iş kazaları ve sigorta anlaşmazlıklarında görülür.
Rücu hakkı nedir?
Rücu hakkı, bir kişi ya da kurumun, başkası adına yaptığı ödemeyi asıl sorumlu kişiden geri isteme yetkisidir. Sigorta hukukunda bu hak, tazminat ödeyen sigorta şirketine tanınmıştır.
Rücu hakkı saklıdır ne demek?
Bir belgede “rücu hakkı saklıdır” ifadesi yer alıyorsa, bu, sigorta şirketinin ödediği tazminatı daha sonra kusurlu kişiden geri alabileceği anlamına gelir. Yani şirket, ileride rücu davası açma hakkını korur.
Rücu işlemi ne demek?
Rücu işlemi, sigorta şirketinin yaptığı hasar ödemesini, olayda kusurlu olan taraftan tahsil etmek için başlattığı hukuki süreçtir. Bu süreçte sigorta şirketi rücu bedelini belirleyip dava açabilir.
Hasar rücu ne demek?
Hasar rücu, sigorta şirketinin ödediği hasar tazminatını kusurlu taraftan geri istemesi anlamına gelir. Bu durum, trafik ve kasko sigortalarında en sık karşılaşılan rücu işlemleri arasındadır.
Rücuen tazminat davası şartları nelerdir?
Rücuen tazminat davası, sigorta şirketinin ödemeyi yaptıktan sonra kusurlu tarafı belirlemesi ve halefiyet ilkesinin gerçekleşmiş olmasıyla açılabilir. Davanın açılabilmesi için öncelikle zararın tazmin edilmiş olması gerekir.
Rücu davası ne kadar sürer?
Rücu davası, olayın karmaşıklığına ve delil durumuna göre ortalama 6 ay ile 2 yıl arasında sonuçlanır. Kusur oranına ilişkin itirazlar veya bilirkişi raporları süreci uzatabilir.
Rücu ettirmek ne demek?
Rücu ettirmek, bir kişi veya kurumun yaptığı ödemeyi asıl sorumludan yasal yolla geri almak anlamına gelir. Sigorta şirketleri ödedikleri tazminatları kusurlu taraftan rücu ettirme hakkına sahiptir.
Rücu bedeli ne demek?
Rücu bedeli, sigorta şirketinin kusurlu kişiden geri almak istediği tazminat miktarıdır. Bu bedel, kazadaki kusur oranına ve toplam zarar tutarına göre belirlenir.
Rücu yok ne demek?
Bir olayda “rücu yok” deniyorsa, bu, kusur oranının sıfır olduğu ve sigorta şirketinin geri ödeme talebinde bulunamayacağı anlamına gelir. Yani sigortalı tamamen kusursuz sayılmıştır.
Merhabs 2021 yılında araçla kaza yaptım alkollü bir şekilde benim aracım pert oldu karşı tarafta bagaj da sıkıntı vardı o araca vurup araba yan yattı 130 m2 sürüklendim ehliyete ceza yedim artı mahkemeye çıktım kamu malına zarar vermekten birde ordan ceza aldım toplam 7.500 tl ve şuanda sigorta şirketi bendeb 37.500 tl para istiyor bu borcu ödeyecek gücüm yok ne gibi bir yol izlemeliyim icraya vereceklermiş ödemezsem üzerime kayıtlı bitşey yok keşke olsada satsam ödesem icra üzerime kayıtlı birşey bulamazsa kamu davası açılacak sonra hapis araştırdığım kadarıyla bu konu hakkında bilgi verirmisiniz
Anlattıklarınıza göre Rücu koşulları oluşmuş görünüyor ancak dosyanızı Sigorta avukatına inceleterek bir yol haritası çizebilirsiniz.