Başkasına ait araçla trafik kazası neticesinde sürücü ve araç sahibi de sorumludur. Araç, sahibi olmayan bir sürücünün kontrolündeyken kazaya karışması durumunda araç sahibinin sorumluluğu ortadan kalkmaz. Aracın sahibi ‘Kusursuz Sorumluluk İlkesi’ gereğince sorumludur. Araç sahibi olmayan sürücü ise sebebiyet verdiği kazada kusur oranıyla sınırlıdır. Ancak başkasına ait araçla trafik kazasında ceza sorumluluğu, Türk Ceza Kanunu madde 20 ye göre şahsidir. Kimse başkasının fiilinden sorumlu tutulamaz. Sürücü kendi kusur oranına göre hem hukuki hem de cezai sorumluluk taşır. Yargıtay kararlarına göre, bu tür kazalarda, araç sahibi sigortaya rücu etme hakkına sahiptir (Yargıtay 17. HD, E. 2015/3012, K. 2017/1342).
Başkasına Ait Araçla Trafik Kazası Sigorta Ödeme Yapar Mı?
Evet, başkasına ait araçla trafik kazası durumunda sigorta şirketi zararları karşılar. Zorunlu trafik sigortası, kazadaki kusur oranına göre üçüncü şahısların zararını ödemekle yükümlüdür.
- Sürücü trafik kazasında yüzde yüz kusurlu ise karşı tarafın sigortasından ödeme talep edemez. Trafik sigortaları kaza tespit tutanaklarındaki kusur dağılımına göre ödeme yapmaktadır. Kazada tamamen kusurlu olan taraf ödeme talep edemez.
- Sürücünün haklılık payı %25 bile olsa ödeme talep edebilmektedir. Trafik sigortası kusur oranına göre ödeme yapmaktadır.
- Tek taraflı trafik kazasında sigorta ödeme yapmaz. Aracın kaskosu varsa devreye kasko girecektir.
- Sürücünün araçta meydana gelen zararda kısmen kusuru bulunuyorsa sigorta şirketi sürücü kusurunu düşürerek ödeme yapacaktır. Sürücünün kullandığı araçta bulunan yakınlarının ölmesi durumunda araç sahibinin sorumluluğu kadar Destekten Yoksun Kalma Tazminatı talep edilebilir.
Sigorta şirketi, tazminatı karşıladıktan sonra alkollü veya ehliyetsiz sürücünün kusurlu olduğu durumlarda ödediği miktarı sürücüden ve araç sahibinden rücu ederek talep edebilir. Yani, sigorta ödeme yapar ancak daha sonra ilgili kişilere geri ödeme davası açabilir.

Emanet Araçla Trafik Kazası
Emanet Araçla Trafik Kazası
Emanet araçla yapılan trafik kazalarında sürücü ve araç sahibinin sorumlulukları farklılık gösterir. Türk Borçlar Kanunu’nun 66. maddesine göre, araç sahibi kusursuz sorumluluk ilkesine tabi tutulur. Araç sahibi, aracı kullanan kişiye emanet etmiş olsa da kazadan doğan zararları tazmin etmek zorundadır. Ancak, ceza hukuku açısından sorumluluk kazaya karışan sürücüdedir. Bu durumda sigorta devreye girer ve zararların karşılanmasını sağlar. Yargıtay 17. HD. 2016/4526 E., 2018/10345 K. sayılı kararı bu hususta emsal teşkil eder.
| Sorumlu Kişi | Sorumluluk Türü | Kanun Maddesi |
|---|---|---|
| Araç Sahibi | Kusursuz Sorumluluk | TBK Madde 66 |
| Sürücü | Ceza Sorumluluğu | Türk Ceza Kanunu |
Araç Bir Başkasına Emanet Verilir Mi?
Araç bir başkasına emanet edilebilir, ancak bu durumda belirli sorumluluklar doğar. Araç sahibi, aracı kullanan kişinin yasal yeterliliklere sahip olduğundan (ehliyet durumu, trafik kurallarına uyma) emin olmalıdır. Emanet edilen kişi, aracı kullanırken kusurlu bir davranış sergilerse, bu kusur hem maddi hem de hukuki sorumlulukları beraberinde getirir. Eğer kaza meydana gelirse, aracı emanet alan kişi ceza sorumluluğuyla karşı karşıya kalır. Araç sahibi ise, sigorta kapsamına göre maddi zararların karşılanmasından sorumlu olabilir.
Yargıtay 17. HD. 2014/8761 E., 2015/4256 K. sayılı kararında, araç sahibinin sorumluluklarının altı çizilmiştir ve kazanın meydana gelmesi halinde hukuki süreç detaylandırılmıştır.

Ruhsat Sahibi Dışında Araç Kullanmak
Ruhsat Sahibi Dışında Araç Kullanmak
Ruhsat sahibi dışında bir kişinin aracı kullanması mümkündür, ancak bu durumda sürücü ve ruhsat sahibinin hukuki sorumlulukları doğar. Ruhsat sahibinin, aracını bir başkasına emanet etmesi halinde, trafik kazası olursa kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminat sorumluluğu olabilir. Aracı kullanan kişi, sürücü kusuru sebebiyle meydana gelen her türlü zarardan sorumlu tutulur. Yargıtay kararları bu tür durumlarda, aracı kullanan kişinin kusurunun belirlenmesi ve sorumluluğun ona yüklenmesi gerektiğini vurgular. Sigorta poliçeleri bu kapsamda devreye girer.

Araba Benim Üzerime Ama Başkası Kullanıyor
Araba Benim Üzerime Ama Başkası Kullanıyor
Araba sizin üzerinize kayıtlı olabilir, ancak başkası kullanıyorsa, kazaya karışıldığında hem sizin hem de sürücünün sorumluluğu vardır. Sürücü, kazadaki kusurundan dolayı cezai ve hukuki olarak sorumludur. Siz ise, arabanın maliki olarak tazminat sorumluluğu taşırsınız. Bu durumda sigorta poliçesi devreye girer ve zarar karşılanır.
Ölümlü Kazada Ruhsat Sahibinin Sorumluluğu
Ölümlü kazalarda maddi tazminat, trafik sigortasının teminat limitlerini aşabilir. Bu durumda, ruhsat sahibinin sorumluluğu doğar ve kalan tazminat bedelini karşılaması gerekir. Ayrıca manevi tazminat talepleri de oldukça yüksek olabilir, bu da ruhsat sahibinin üstlendiği riski artırır. Sigorta şirketi teminat limitine kadar ödeme yapar, ancak aşan kısımlar için ruhsat sahibi doğrudan muhatap alınır. Dolayısıyla, bu tür kazalarda ruhsat sahibinin maddi ve manevi zararlardan sorumlu tutulma riski ciddi boyutlara ulaşmaktadır.
Maddi Hasarlı Trafik Kazasında Araç Sahibinin Sorumluluğu
Karayolları Trafik Kanunu 85/5, ‘araç sahibinin, aracın sürücüsünün ve ya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur’ demektedir. Emanete verilen aracın maddi hasarlı trafik kazasına karışması sonucunda sürücü kadar araç sahibi de sorumludur. Maddi hasarlı trafik kazalarında araç mahrumiyet bedeli, ticari kazanç kaybı tazminatından araç sahibi ve sürücüsü sorumludur.

Trafik Kazasında Araç Sahibinin Cezai Sorumluluğu
Trafik Kazasında Araç Sahibinin Cezai Sorumluluğu
Türk Ceza Kanunu madde 20 de cezai sorumluluk şahsi olduğu belirtilmektedir. Başkasına ait araçla gerçekleşen kazadan dolayı malik sorumlu tutulamaz. İlgili kanun maddesinde yer alan ifadeler: ‘Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz’ şeklindedir.

Çalıntı Araçla Trafik Kazası
Çalıntı Araçla Trafik Kazası
Çalıntı araçla kaza yapılması durumunda araç sahibinin çalınma ve ya gasp eylemlerinde kusuru bulunmadığını ispat etmek zorundadır. İspatın gerçekleşmediği durumlarda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 107. maddesine göre çalınan ve ya gasp edilen araçlar araç sahibinin sorumluluğunda olduğu belirtilmektedir. 107/1 maddesine göre ise kusursuzluk ispatlanmazsa üçüncü kişinin uğradığı zararlarda araç sahibiun sorumluluğu devam etmektedir.
Aracın çalınması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 85. maddesine göre araç sahibinin kusursuz sorumluluğu ispat edilemezse meydana gelen zararlardan araç sahibi sorumludur. Bu durumda zararlar araç sahibinin sigorta şirketi sorumluluğundadır. Ancak üçüncü kişinin zararlarını ödeyen sigorta şirketleri Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartları B. 4. maddesinin g bendine göre rücu hakkına sahiptir.
Emanet Araba Vermek Suç Mu?
Emanet araba vermek tek başına suç değildir. Ancak, aracı emanet ettiğiniz kişinin ehliyetsiz olması veya alkollü araç kullanması durumunda, sürücüyle birlikte malike de trafik para cezası uygulanır.
Başkasının Arabasını Kullanmak Cezası
Başkasını aracını kullanmak diğer bir ifadeyle emaneten araba kullanmanın herhangi bir cezası bulunmamaktadır. Cezası bulunmayan bu durumun aracın trafik kazasına karışması durumunda yükümlülükleri bulunmaktadır.
Kazaya sebebiyet veren sürücünün cezai yaptırımları ve tazminat yükümlülükleri bulunmaktadır.
Sürücünün yanı sıra araç sahibi de sürücü kadar sorumludur. Kazaya karışan aracın sebebiyet verdiği yaralanmaların gerçekleşmesi durumunda kazazede araç sahibine manevi tazminat davası açabilmektedir. Türk Ceza Kanunu’na göre ise kimse başkasının fiilinden dolayı yargılanamaz. Bu madde gereğince araç sahibinin cezai sorumluluğu yoktur.
Trafik Sigortası Araç Sahibine Mi Yapılır?
Trafik sigorta poliçesi, aracı yeni alan kişinin kendi adına yaptırması gerekmektedir. Ancak yüksek sigorta primi ödemek istemeyen araç sahipleri eşleri veya yakınlarının adına yaptırarak daha az prim ödemektedir.
Trafik sigortası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereği trafiğe çıkacak olan her araca zorunlu kılınmıştır. Trafik sigortası kaza anında aracınızı diğer araçlara ve ya üçüncü kişilere karşı korumaktadır. Kaza sonrasında ise kazadaki kusur dağılımına göre ödeme yapmaktadır.

Kaskolu Aracı Kim Kullanabilir?
Kaskolu Aracı Kim Kullanabilir?
Kaskolu bir aracı, sigorta poliçesinde belirtilen şartlar dahilinde araç sahibi veya araç sahibinin izniyle başkası kullanabilir. Ancak, kasko poliçesi kapsamında aracı kullanacak kişinin geçerli bir sürücü belgesine sahip olması ve alkollü veya uyuşturucu madde etkisinde olmaması gibi şartlar vardır. Bu şartlara uyulmadığı takdirde kasko sigortası, hasar masraflarını karşılamama veya ödenen tutarı geri talep etme hakkına sahiptir.
Kaskolu Aracı Sahibinden Başkası Kullanırsa
Kaskolu aracı sahibinden başkası kullanırsa, araç sahibinin izniyle ve poliçe şartlarına uygun şekilde kullanıldığı sürece kasko sigortası geçerliliğini korur. Ancak, aracı kullanan kişi geçerli bir sürücü belgesine sahip olmalı ve alkollü ya da uyuşturucu etkisinde olmamalıdır. Aksi takdirde, kasko sigortası hasar tazminatını karşılamayabilir veya ödenen bedeli rücu edebilir.

Araç Sahibinin Kusurlu Sürücüye Rücu Hakkı
Araç Sahibinin Kusurlu Sürücüye Rücu Hakkı
Araç sahibi, aracını başkasına kullandırdığı ve sürücü kusurlu olduğu takdirde, kazadan doğan tazminatı ödemek zorunda kalırsa, bu tutarı kusurlu sürücüden talep etme yani rücu hakkına sahiptir. Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi ve Yargıtay içtihatlarına göre, kusurlu sürücünün verdiği zararı üstlenen araç sahibi, ödediği tazminatı sürücüden geri alabilir.
Kaza sonrası hasar alarak bakım ve onarıma giren aracın işlem görmesi sebebiyle kullanılamaması durumunda günlük ikame araç bedeli ödenmektedir. Günlük ikame bedeli, kusurlu araç sürücüsünden talep edilebilmektedir.
Örneği 2026 Trafik Sigortası Araç Başına Teminat Limiti 400.000 TL’dir. Gerçekleşen kaza sonucu hasarın 430.000 TL olması durumunda trafik sigorta şirketi %100 haklı olmanız durumunda size 400.000 TL ödeme yapacaktır. Kalan 30.000 kusurlu sürücüden istenebilmektedir.
Aracı Başkası Kullanırsa Trafik Sigortası
Aracı başkası kullanırken trafik kazası meydana gelirse, zorunlu trafik sigortası devreye girer ve üçüncü kişilere verilen zararları karşılar. Sigorta poliçesinde, aracı kimin kullandığına bakılmaksızın, aracın sigortalı olması sigorta kapsamında olduğu anlamına gelir. Ancak, kaza yapan sürücünün, ehliyetsiz olması, alkollü olması veya benzeri bir kusur durumu varsa sigorta şirketi ödemiş olduğu tazminat için sürücüye rücu edebilir.
Trafik Kazasında Araç Sahibinin Manevi Tazminattan Sorumluluğu
Trafik kazasında araç sahibinin manevi tazminattan sorumluluğu bulunmaktadır. Bu sorumluluğa müteselsilen sorumluluk denilmektedir. Kazada mağdur tarafın manevi tazminat davası açabileceği isimler arasında araç sahibi de bulunmaktadır.
Başkası Ait Araçla Trafik Kazası Hakkında Sıkça Sorulan Sosular
Başkası adına araç kullanırken kaza yapmam halinde trafik sigortası geçerli olur mu?
Evet, araç sigortası aracı kimin kullandığından bağımsız olarak geçerlidir. Ancak sürücünün ehliyetsiz veya alkollü olması durumunda sigortanın rücu hakkı söz konusu olur.
Başkası adına kayıtlı araçla kaza yaparsam ceza bana mı kesilir?
Evet, kazayı yapan sürücü olarak trafik cezaları ve sorumluluklar size aittir.
Kaza yaptığım araç benim değilse tazminat ödemek zorunda mıyım?
Eğer kazada kusurlu iseniz, zarar gören üçüncü kişilere karşı tazminat ödeme yükümlülüğünüz doğar.
Başkası adına kayıtlı bir araçla kaza yaparsam, araç sahibi sorumlu tutulur mu?
Araç sahibi, üçüncü kişilere verilen zararlar için “Kusursuz Sorumluluk İlkesi” kapsamında sorumlu olur. Ancak, araç sahibi daha sonra sürücüye rücu edebilir.
Başkasının aracını kullanırken kaza yaparsam araç sahibi mağduriyet yaşar mı?
Eğer kasko ve zorunlu trafik sigortası mevcutsa, zararların büyük bir kısmı sigorta tarafından karşılanır. Ancak, araç sahibi sigortanın karşılamadığı masraflar için mağduriyet yaşayabilir.
Aracın sahibi kaza sonrasında benden tazminat talep edebilir mi?
Evet, araç sahibi, kazadan doğan zararlar için ödemek zorunda kaldığı tazminatı sizden rücu yoluyla talep edebilir.
Şirket Aracıyla Yapılan Kazayı Kim Öder?
Şirket aracıyla yapılan kazada, sürücü kusurluysa üçüncü kişilere verilen zararlar zorunlu trafik sigortası tarafından karşılanır. Ancak, sürücünün kusuru nedeniyle sigorta kapsamı dışında kalan masraflar veya şirketin uğradığı zararlar, sürücüye rücu edilebilir.
E SINIFI SÜRÜCÜ BELGESİNE SAHİP BİR KİŞİ LTD ŞTİ NE AİT BİR ARACI KULLANIRKEN KAZA YAPMIŞ KAZA SUÇ ORANI YARI YARIYA VERİLMİŞ İKİ TARAFADA.YALNIZ E SINIFI SÜRÜCÜ BELGESİNE SAHİP OLAN KİŞİ SÜRÜCÜ BELGESİNİN KIRBEŞGÜN VİZESİNİN GEÇTİGİNİN HABERİ YOK ÇALIŞTIGI ŞİRKETİNDE İKAZI VEYA HABERİ YOK BU DURUMDA SÜRÜCÜ YANİ ÜÇÜNCÜ KİŞİ ŞİRKET SAHİBİNE VEYA SİGORTA ŞİRKETİNE PARA ÖDERMİ ÖDERSE ARANI YÜZDE KAÇ OLUR T.Ş.K LER
Cezalar şahsidir. Araç işletenine ve sürücüsüne ayrı ayrı cezalar kesilecektir. Karşı tarafından araç hasarını da sigorta şirketiniz karşılayacaktır ancak araç sahibi ve sürücüsüne rücu ettirecektir.
merhabalar hocam benim abim /ma/ misafir plakalı kendi aracım ile kaza geçirdi 2022 ‘de tutanak tutuldu taraflar arasında ama sigorta ehliyet ruhsat ve muayene vardı herhangi bir eksiklik yoktu bizim100 /100 kusurlu çıktı kaza sonucunda ondan sonra bizim sigorta şirket/ Nippon/ abim hakkında ve benim hâkimda dava açtı sürücü alkollü diye icra dairesinde bizi aradılar özel bir avukatlık bürosunden biz şaşırdık nasıl alkollü olabiliriz ne dayanarak? trafik gelmedi test yapılmadı falan filan onlar hatasını anıldılar yanlız davasını çekmediler nedeni değiştirerek geri ödeme emri çıkardılar sürücü ehliyetsizdi diye yeni konuştuk aradık ehliyet resimleri gönderdim o zaman başka bir nedeni bulmaya çalıştılar . araç Benim üstümde ve kaza anında abim tarafından kullanıldığı için ehliyeti geçersiz sayılır diye neyse çok uzatmadan anlaşalım bir dedik avukat tuttum karşı tarafı ile anlaştı yaklaşık 9 bin TL verdik dava kapandı. ama geçen sene yine aynı kaza aynı sebeple dava açtılar geriden aynı miktarda ödeme emri çıkarmışlar bende şaşırdım tebliğ gelince direk bizim avukatla konuştum pek ilgilenmedi itiraz süresi geçince bizim abimle bütün varlıklarmizi haciz işlemi başlatılmış! ne yapabilirim?
Naim Bey, anlattığınız durumda sigorta şirketi “rücu davası” açmış. Bu davalar, sigorta şirketinin yaptığı ödemeyi, sigortalıya veya sürücüye geri almak amacıyla açılır. İlk davanın kapanmasına rağmen aynı kazadan dolayı yeniden icra takibi başlatılması aynı alacak için ikinci takip anlamına gelir ve hukuken geçersizdir. Bu nedenle öncelikle “kesinleşmiş dosya nedeniyle mükerrer takip” itirazı yapılmalıdır.
İcra müdürlüğüne süresi içinde yapılmayan itirazlarda, haciz işlemleri başlar. Ancak sizde olduğu gibi itiraz süresi kaçırılmışsa, avukatınız “eski hale getirme” veya “menfi tespit davası” yoluna gidebilir. Bu dava, borcun gerçekte bulunmadığının tespiti içindir.
Ayrıca sigorta şirketi, sürücünün alkollü veya ehliyetsiz olduğunu ispatlamakla yükümlüdür. Test yapılmadıysa veya delil yoksa, rücu hakkı doğmaz. Elinizdeki tutanak, ehliyet ve diğer belgeleri dosyaya sunarak yeniden değerlendirme talep edilmesi gerekir.
Bu aşamada mutlaka sigorta hukuku alanında deneyimli bir avukat aracılığıyla dosyanızın yeniden incelenmesini sağlamanızda yarar vardır.
Merhaba arkadaşlar benim başıma bir olay geldi 2024 de aricimi bakım için bir tamir servisine verdim aracımı tamir servis çalışanları geri geri giderken resmi araca çarpmış ve sigortamla yaptirmislar sigorta bir kısmını karşılamış bir kısmın karşılamış ve bu sebebden dolayı Hacize vermişler ve biz takip etmedimiz itiraz etmedimiz için haciz gelmiş biz bu hacizi tabi ödeyerek kaldırdık peki bu olayda kendimizi nasıl savunabiliriz ne kaza yeri ile alakalı nede araç sürücüsü ile alakalı değiliz nasıl bir yol ilerlemiz gerikir
Bu durumda kazayı sen yapmadığın için sorumluluk tamir servisine aittir. Aracı servise teslim ettiğin andan itibaren “emanet” ve “iş görme” sorumluluğu onlara geçer (Türk Borçlar Kanunu m.471 ve m.506).
Yapman gerekenler:
Servise noter ihtarnamesi göndererek zararın kendi hatalarından kaynaklandığını bildir.
Ödediğin tutar için rücu davası açabilirsin.
Sigorta ve haciz belgelerini, ödeme dekontlarını delil olarak sakla.
Haciz nedeniyle zarar oluştuysa, ayrıca maddi tazminat da talep edebilirsin.
Bu tür olaylarda, araç sahibinin kazayla ilgisi yoksa hukuki sorumluluk servise aittir.
Benim üzerime olan Araç ile babam kaza yaptı çarptığı Araç porhse
Kusur oranı 75 babama çıktı haksız yani
Davalar. Mahkeme felan 3 milyon masraf çıktı
Babam emekli bişey olmadı
Ben çalışan işçiyim şuan maaşımdan 4te 1 kesinti yapılıyor
Bu durumdan kurtulma imkanım varmıdır
Hani başkasının işlediği suçtan, başkası sorumlu tutulamazdı
Merhaba Erdoğan Bey.
Sizin maaşınızdan kesinti yapılmasının sebebi “başkasının suçundan ceza” değil. Bu dosya ceza değil, trafik kazasından doğan tazminat borcu. Araç sizin üzerinizde olduğu için kanun sizi “işleten/araç sahibi” sayıyor ve sürücü ile birlikte müteselsil sorumluluk yüklüyor. Yani direksiyonda babanız olsa bile, zarar gören araç (Porsche) alacağını sizden de isteyebiliyor. Bu yüzden “başkasının suçundan sorumlu tutulmaz” cümlesi burada birebir uygulanmıyor; bu kural ceza hukukunda farklı çalışır, trafik tazminatı özel bir sorumluluk türüdür.
Kurtulma kısmı, dosyanın aşamasına bağlı:
Karar kesinleştiyse ve icra kesinleşmişse
Maaş haczi kural olarak 1/4 uygulanır; bu yasal sınırdır. “Kesintiyi tamamen kaldırma” genelde mümkün olmaz. Ama şu yollar olur:
Borcun “faiz/harç/vekalet” kalemlerinde hata varsa icra dosyasında itiraz/şikâyetle düzelttirme.
Ödeme gücüne göre icra dosyasında taksit/ödeme planı (alacaklı kabul ederse).
Babanızın sorumluluğu kapsamında siz ödediğiniz her tutarı babanıza rücu edebilirsiniz; bu iç ilişki hakkıdır. Babanız emekli olsa bile haczedilemeyen kısım dışında malvarlığı varsa rücu çalışır.
Kusur oranı “haksız” diyorsunuz
Eğer yargılama devam ediyorsa veya karar kesinleşmediyse, asıl çözüm kusur oranına itiraz / bilirkişi raporuna itiraz / istinaf–temyiz üzerinden kusuru düşürmektir. Kusur düşerse tazminat da düşer. Ama karar kesinleştiyse kusuru yeniden tartışma imkânı çok daralır.
En kritik soru
Bu 3 milyon TL “mahkeme kararıyla kesinleşmiş tazminat” mı, yoksa sigorta/karşı tarafın talep ettiği bir rakam mı? Ayrıca sizin aracın trafik sigortası/kaskosu bu kazada ödeme yaptı mı, limit aşıldı mı?
Bu iki bilgi netleşirse, “maaş haczini azaltma / borcu düşürme / hangi kalemlere itiraz edilir” kısmını nokta atışı söylerim.
Merhabalar babamın arabasıyla arkadaşım kaza yaptı. 100de 100 bizim araç kusurlu. Vurduğumuz araç kiralık araçmış. Şindi babama ve arkadışıma aracın yattığı gün kadar icra dosyası açılmış. Babamın bu durumdan hiç bir kusuru yokken sadece araç sahibi olduğu için icra açılıyor suçlu şoförken. Bu durumdan babamı nasıl kurtarabiliriz
Merhabalar babamın arabasıyla arkadaşım kaza yaptı. 100de 100 bizim araç kusurlu. Vurduğumuz araç kiralık araçmış. Şindi babama ve arkadışıma aracın yattığı gün kadar icra dosyası açılmış. Babamın bu durumdan hiç bir kusuru yokken sadece araç sahibi olduğu için icra açılıyor suçlu şoförken. Bu durumdan babamı nasıl kurtarabiliriz
Merhaba Hakan Bey.
Babanıza da icra çıkmasının sebebi şu: Trafik kazalarında 2918 sayılı Kanun’da “işleten (araç sahibi/fiilen işleten)” sorumluluğu var. Araç sahibi, direksiyonda olmasa bile kazanın verdiği zarardan sürücüyle birlikte sorumlu tutulur. Bu yüzden alacaklılar icrayı hem şoföre hem araç sahibine yöneltebilir.
Ama “kiralık araç yattı, şu kadar gün ticari kazanç kaybı” talebi otomatik kabul edilmez. Karşı tarafın;
aracın kaç gün trafikten kaldığını,
bu sürenin makul onarım süresi olduğunu,
günlük kazanç/kira bedelini,
gerçekten kazanç kaybı doğduğunu
belgeyle ispat etmesi gerekir. İkame araç verilmişse ya da filo araçla iş yürütülmüşse, “yatış” iddiası zayıflar. Fahiş günlük bedel de doğrudan reddedilir.
Tebligat geldiyse, ilamsız icrada 7 gün içinde itiraz edilirse takip durur; karşı taraf alacağını dava ile ispatlamak zorunda kalır. Babanız ödeme yapmak zorunda kalırsa, iç ilişkide kusurlu sürücüye rücu hakkı da vardır.
Bilgi için teşekkür ederim
Elimize tebligat gelnedi sadece uyap bildiriminden farkettik. İcra dosyası açılalı 3 ay olmuş ve faiz işletilmiş.
10.01.2026 da aracımı annemin iş arkadaşına vermiştim ve kaza oldu tutanak tutuldu %100 emanet verdiğim arkadaş kusurlu çıktı bende maddi kaybımın ödenmesini istedim lakin anlaşamadık kendinin suçlu olmadığını ve ödeme yapmıcağını söyledi Bende hukuki süreç başlatcağımı söyledim ve şimdi noterden ihtar mı göndersem yoksa ilamsız takip mi başlatsam diye arada kaldım nasıl bir yol izlemeliyim ?
Araç tahsisi durumu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 379 kapsamında ariyet (kullanım ödüncü) sözleşmesi hükümlerine tabidir. İlgili kanun maddesi uyarınca ariyet alan kişi, aracın mutat kullanımından doğan olağan eskimeler haricinde, %100 kusurlu olarak karıştığı trafik kazası sonucunda araca verdiği tüm maddi zararlardan hukuken sorumludur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2016/11559 Esas, 2018/1423 Karar sayılı ilamına göre; ariyet alanın aracı teslim aldığı gibi hasarsız iade borcu bulunur. Resmi kaza tespit tutanağı ile kusur oranı sabit olan sürücü, meydana gelen araç hasar onarım bedeli ve araç değer kaybı tazminatı kalemlerinden araç malikine karşı tam sorumludur.
Alacağın tahsili sürecinde izlenecek hukuki adımlar 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) ile TBK çerçevesinde belirlenmiştir. Noter kanalıyla gönderilecek ihtarname, TBK Madde 117 uyarınca borçluyu temerrüde düşürür ve maddi tazminat talebine işletilecek yasal faizin başlangıç tarihini hukuken sabitler. İlamsız icra takibi ise İİK Madde 42 uyarınca mahkeme kararı (ilam) aranmaksızın başlatılan doğrudan bir tahsil yoludur. İİK Madde 62 gereğince, borçlunun ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde borca itiraz etmesi durumunda ilamsız icra takibi kanunen durur. Duran icra takibinin devamı ve trafik kazası kaynaklı maddi zararın tahsili için İİK Madde 67 uyarınca görevli mahkemede itirazın iptali davası ikame edilir. Bu davada itirazın haksız ve kötü niyetli bulunması durumunda, asıl alacağa ek olarak borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilir.
Merhabalar arabamı sanayide servise bıraktım servisteki ehliyetsiz çırak arabamla kaza yapip kacti arabamı polis otoparka çekti ifadeye çağrıldım ve usta servisteki usta ben karışmam çırak benden habersiz arabayı aldı istende kovdum dedi hasarı karşılamak nasıl bir yol cizebilirim
Merhaba. Bu olayda sadece çırağa değil, servise karşı da talepte bulunabilirsiniz. Aracı servise bıraktığınız anda servis, aracı tamir etme yanında koruma ve gözetim yükümlülüğü de üstlenir. Türk Borçlar Kanunu’na göre borçlu, yanında çalışan yardımcı kişilerin işi yürütürken verdiği zarardan sorumludur. Ayrıca adam çalıştıran da, çalışanın işin görülmesi sırasında verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Bu nedenle ‘çırak benden habersiz aldı, karışmam’ savunması tek başına servisi otomatik olarak kurtarmaz.
İzlemeniz gereken yol şudur: Kaza tespit evrakını, polis otopark ve çekici belgelerini, servis teslim kaydını, WhatsApp yazışmalarını, kamera kaydını ve hasar tespitini toplayın. Sonra ehliyetsiz çırak ile servis sahibine birlikte noter ihtarı gönderin ve zarar kalemlerini açıkça yazın. Noter ihtarı zorunlu bir ön şart değildir; ama delil açısından faydalıdır. Borçlar Kanunu’nda haksız fiilde temerrüt, fiilin işlendiği tarihte başlar.
Aracınızı kişisel kullanım için servise bıraktıysanız bu ilişki tüketici işlemi niteliği taşır. 6502 sayılı Kanun, ücret karşılığı sunulan hizmetleri tüketici işlemi kapsamında kabul eder. 2026 yılında uyuşmazlık değeri 186.000 TL’nin altındaysa Tüketici Hakem Heyeti’ne, üzerindeyse Tüketici Mahkemesi’ne başvurulur. Servis şimdiden sorumluluğu inkâr ettiği için, doğrudan ilamsız takip başlatmak çoğu dosyada itirazla durur. Bu nedenle bu olayda en sağlam yol, noter ihtarı sonrası tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi üzerinden servis ve sürücüye karşı zarar talebinde bulunmaktır.
Merhaba arabamı 3 ay önce iş arkadaşıma emanet verdim iki gün önce beni bir avukat aradı 3 ay önce aracımın kaza yaptığını kullanan kişiye ulaşanadığını plakadan bana ulaşmışlar kaza tutanağı kaza yerinde çekilen fotoğraflar ve eksper raporunu gönderdiler karşı taraf arabasını yaptırmış eğer masrafları ödemezisem icra takibi başlatacağını söyledi avukat kazadan haberim yok arkadaş bana söylemedi o yüzden sigorta şirketine bildirilmedi birincisi bu konuda kim sorumlu araç sahibi mı kazayı yapan kişi mı ikincisi kaza oyun gibi kaza yapılan yer otopark karşı tarafın aracında baya hasar var benim araçta çizik yok üç ay bekenmesi kazadan sonra haber vermemsi telefon ile arıyorum açmaması muhtemelen bu ikisi tanıdık kazalı aracı ve benim aracı yan yana getirip kaza yapmış gibi fotoğraf çekmiş olabilir benim ne yapmam gerekiyor
Merhaba. Bu dosyada iki ayrı mesele var. Birincisi, dışarıya karşı trafik kazası nedeniyle maddi hasardan kimin sorumlu olduğu meselesi. İkincisi ise bu kazanın gerçekten sizin emanet verdiğiniz araçla olup olmadığı, yani sahte kaza veya sonradan kurgulanmış hasar ihtimali bulunup bulunmadığı meselesi. Aracı iş arkadaşınıza kendi rızanızla verdiğiniz için, karşı taraf bakımından siz araç işleteni olarak tamamen devre dışı kalmış sayılmazsınız. Karayolları Trafik Kanunu’na göre bir motorlu aracın işletilmesi bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten sorumlu olur; ayrıca işleten, sürücünün kusurundan da kendi kusuru gibi sorumlu tutulur. Zorunlu trafik sigortası da bu sorumluluğu karşılamak için yapılır. Bu nedenle dışarıya karşı yalnız sürücü sorumludur, araç sahibi hiç sorumlu değildir demek doğru olmaz. Aracı fiilen kullanan kişi kusuru oranında, siz de işleten sıfatıyla muhatap olabilirsiniz.
Ama bu, telefonda arayan avukat ne gönderirse hemen ödeme yapmanız gerektiği anlamına gelmez. Tam tersine, şu aşamada yapmanız gereken ilk şey borcu kabul etmemek, telefonda uzlaşma beyanı vermemek ve tüm süreci yazılı delil üzerinden yürütmektir. Kaza tutanağı, kaza yeri fotoğrafları ve eksper raporu gönderilmiş olması tek başına dosyanın tartışmasız olduğu anlamına gelmez. Özellikle sizin anlattığınız gibi karşı aracın hasarı ağır görünüyor, sizin araçta ise belirgin hasar görünmüyorsa, hasar uyumluluğu ayrıca incelenmelidir. Bunun yanında kaza üç ay önce olmuş, size hiç haber verilmemiş, araç sürücüsüne ulaşılamadığı söylenmiş, sigorta şirketine de zamanında başvuru yapılmamışsa bu dosya normal bir maddi hasar dosyası gibi değil, dikkatli incelenmesi gereken bir dosya gibi durur. Otopark da kamuya açık bir alan ise Karayolları Trafik Kanunu o alanda da uygulanır; fakat kamuya açık olmayan kapalı ve özel bir alan söz konusuysa delil değerlendirmesi daha da önem kazanır.
Bu nedenle bence hemen kendi trafik sigortanıza yazılı ihbar yapın. Zorunlu trafik sigortası genel şartlarına göre sigorta ettiren, sorumluluğunu gerektirecek olayı haberdar olduğu andan itibaren beş gün içinde sigortacıya bildirmek zorundadır. Siz kazayı şimdi öğrendiğinizi söylüyorsunuz; o halde bugünden itibaren vakit kaybetmeden sigortanıza e-posta, online hasar başvurusu veya noter ihtarı ile bildirim yapın. Avukatın gönderdiği tutanak, fotoğraf ve eksper raporunu da ekleyin. Aynı genel şartlara göre sigortacı üçüncü kişilerle doğrudan temas kurabilir ve sigortalının sigortacının yazılı izni olmadan tazminat talebini kabul etmemesi gerekir. Yani siz bu aşamada borcu kabul edip ödeme sözü vermeyin; dosyayı sigorta şirketi üzerinden yürütün. Geç bildirim, zarar görene karşı her zaman ileri sürülemez; sigortacı bazı hâllerde önce zarar görene ödeme yapıp sonra kendi sigortalısına dönebilir. Bu yüzden sigortaya hiç başvurmamak en büyük hata olur.
İkinci başlık sahte kaza şüphesidir. Burada yapılacak şey soyut olarak bu iş oyun demek değil, somut delil toplamak olmalıdır. Kaza tutanağındaki tarih, saat ve yer bilgisini kontrol edin. Tutanakta sizin aracınızı kullandığı yazılan kişinin imzası var mı, olay anlatımı ne, kusur değerlendirmesi nasıl yapılmış, fotoğraflar gerçekten aynı olay anına mı ait, eksper raporunda sizin aracınızla karşı araç arasındaki temas uyumluluğu açıklanmış mı, bunları tek tek inceleyin. Mümkünse kaza yerinin otopark kamera kaydı, giriş-çıkış kayıtları, güvenlik görevlisi bilgileri ve çevredeki işyerlerinin görüntüleri istenmelidir. Karşı taraf aracı onartmışsa servis faturası, değişen parçalar, onarım tarihi ve hasar fotoğraflarının tamamı da görülmelidir. Eğer sizde ciddi bir kurgu şüphesi oluşursa, bunu sigorta şirketine açıkça yazın ve dosyada hasar uyumluluğu ile sahte kaza incelemesi talep edin. Gerekirse savcılığa suç duyurusuna gidilmesi de gündeme gelir; ama önce sigorta dosyasını ve evrak zincirini görmek daha sağlıklı olur. Bu dosyada en kritik kelime ödeme değil, incelemedir.
İcra takibi tehdidi bakımından da şunu net söyleyeyim: Telefonda söylenen icra başlatırım cümlesi sizi hemen borçlu yapmaz. Ama gerçekten ilamsız icra takibi başlatılır ve ödeme emri size tebliğ edilirse, buna yedi gün içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir. Bu nedenle resmi tebligat gelirse süreyi kaçırmayın. İtirazda hem borca hem de imzaya ve olaya dayanak belgelere açıkça itiraz edilmesi gerekebilir. Sizde kaza haberinin üç ay sonra gelmesi, olayın size hiç bildirilmemesi, aracın emanet verildiği kişinin size haber vermemesi ve hasarın uyumluluğuna dair şüphe bulunması nedeniyle doğrudan ödeme değil, itiraz ve inceleme hattı daha doğru görünür. Özetle benim kanaatim şu: Bu aşamada önce sigortaya derhal ihbar yapın, borcu kabul etmeyin, tüm evrakı yazılı isteyin, hasar uyumluluğu incelemesi talep edin, resmi icra tebligatı gelirse yedi günlük süreyi kaçırmayın. Karşı taraf bakımından araç işleteni olarak tamamen dışarıda değilsiniz; ama sahte kaza şüphesi varsa ödeme yapmadan önce dosya sonuna kadar incelenmelidir.