İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
Ölümlü İş Kazası Tazminat - Ceza - Hesaplama
🧠 Yapay Zeka ile Özetle:

Ölümlü iş kazası, çalışanın iş kazası sonucunda yaşamını kaybettiği durumu ifade eder. Hukuk sisteminde iş kazası; sigortalının işyerinde bulunduğu sırada veya işin yürütülmesi sebebiyle, işverenin denetimi altındayken aniden ve dış etkiler sonucu bedensel ya da ruhsal zarara uğramasına neden olan olay olarak tanımlanır. Olay sonucunda çalışanın hayatını kaybetmesi ölümlü iş kazası olarak adlandırılır.

Ölümle Sonuçlanan İş Kazasında Yapılması Gerekenler

Ölümle Sonuçlanan İş Kazasında Yapılması Gerekenler

Ölümle Sonuçlanan İş Kazasında Yapılması Gerekenler

  • Kazanın hemen ardından, 112 Acil Servis ekiplerine haber verilmelidir.
  • Olay yeri, tanıklar ve deliller (fotoğraf, video) korunmalı, herhangi bir değişiklikten kaçınılmalıdır.
  • İşveren, kazayı öğrenir öğrenmez 48 saat içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yazılı bildirimde bulunmalıdır.
  • Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) ölüm bildirimi, iş kazası formu ile en geç 10 iş günü içinde yapılmalıdır.
  • Cumhuriyet Savcılığı’na iş kazası ihbar edilerek soruşturma başlatılmalıdır.
  • Otopsi raporu ve olay yeri inceleme tutanağı, soruşturmanın temel delilleri olarak temin edilmelidir.
  • Ölen çalışanın yakınları, SGK’dan ölüm geliri ve cenaze ödeneği talep etmelidir.
  • Zorunlu iş kazası sigortası ve varsa özel sigortalar üzerinden tazminat başvurusu yapılmalıdır.
  • İşveren veya sorumlu üçüncü şahıslara karşı hukuk davası açılmalıdır.

Ölümle sonuçlanan iş kazaları, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında düzenlenir. Olay yerindeki delillerin korunması ve resmi bildirimlerin zamanında yapılması zorunludur. SGK ve adli süreçler, tazminat haklarının temini için gereklidir.

Hayatını kaybeden işçinin hak sahipleri, SGK’ya başvurarak ölüm geliri, cenaze yardımı ve maddi tazminat gibi sosyal güvenlik haklarından yararlanabilirler.

Ölümlü İş Kazası Tazminat Davası

Ölümlü İş Kazası Tazminat Davası

Ölümlü İş Kazası Tazminat Davası 

Ölümlü iş kazası tazminatı, çalışanın iş ilişkisi kapsamında yaşamını kaybetmesi durumunda, sorumlu işverene karşı, ölenin hak sahipleri tarafından maddi ve manevi tazminat talebiyle açılan dava türüdür.

İş kazası tazminat davası, doğrudan işverene yöneltilebileceği gibi, işin taşeronlara devredildiği durumlarda tüm alt işverenlere karşı da açılmaktadır. Örneğin, ana yüklenici A şirketi inşaat işinde elektrik tesisatını taşeron B şirketine devretmiş, B şirketi de işi C şirketiyle birlikte yürütmüşse; C şirketi çalışanının kazada ölmesi halinde, A, B ve C şirketleri müteselsilen ve müştereken sorumlu tutulur. Bu durumda hak sahipleri tüm şirketlere karşı maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir.

Ölümlü İş Kazasında Maddi Tazminat

Ölümlü iş kazalarında maddi tazminatın kapsamı, Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi ile düzenlenmiştir. Kanuna göre ölüm hâlinde istenebilecek maddi zararlar aşağıda açıkça belirtilmiştir:

  • Cenaze masrafları,
  • Ölüm gecikmeli gerçekleşmişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından veya tamamen kaybından doğan ekonomik zararlar,
  • Destek kaybı nedeniyle ölenin yakınlarının uğradığı maddi zararlar.

Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen kişinin sağladığı maddi desteğin ölüm sonucu sona ermesi nedeniyle; eş, çocuk, anne ve baba tarafından talep edilebilen tazminattır.

Ölümlü İş Kazasında Manevi Tazminat

Ölümlü İş Kazasında Manevi Tazminat

Ölümlü İş Kazasında Manevi Tazminat

İş kazası nedeniyle maddi tazminatın yanında, manevi zararlar için de tazminat talep edilmesi mümkündür. Ağır bedensel zarar ya da ölüm gerçekleştiğinde, işveren zarar gören kişi veya ölenin yakınları lehine mahkeme tarafından manevi tazminata hükmedilmektedir (BK m.56/2).

Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde ise teknik hesaplama yöntemi bulunmamaktadır. Borçlar Kanunu’nun 47. maddesinde, hâkimin göz önünde bulundurması gereken kriterler:

  • Somut olayın niteliği ve özel koşulları,
  • Tarafların ekonomik durumları,
  • Tarafların kusur oranları,
  • Manevi zararın ağırlığı (ölüm, bedensel zarar gibi durumlar),
  • Olay tarihindeki paranın alım gücü.

Mahkeme, belirleyeceği manevi tazminat miktarının; ne ödeyeni fakirleştirmesine ne de alacaklıyı haksız kazanç elde edecek şekilde zenginleştirmesine izin verir.

İş Kazası Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?

Ölümlü iş kazasında destekten yoksun kalma tazminatı, hayatını kaybeden çalışanın hayattayken düzenli olarak sağladığı maddi ve manevi desteğin sona ermesi nedeniyle yakınlarının uğradığı zararların karşılanmasına yönelik tazminat türüdür.

Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen kişinin yaşarken sağladığı para, hizmet, bakım, barınma gibi sürekli desteklerin ölümle birlikte kesilmesi nedeniyle oluşan maddi kayıpları karşılamaya yöneliktir. Tazminat miktarı, destek süresi, ölenin gelir düzeyi ve destekten yoksun kalanların yaşam koşulları dikkate alınarak hesaplanır.

Ölümlü İş Kazasında Tazminat Miktarını Etkileyen Faktörler

Tazminat hesaplama süreci, hem hukuki yükümlülükler hem de ekonomik kriterler dikkate alınarak hesaplanır. Mahkemeler değerlendirme yaparken kazanın oluş şekli, tarafların kusur oranları ve ölen işçinin yakınlarının mali durumu gibi unsurları dikkate alır.

Tazminatı hesaplama aşamasında tazminat miktarını doğrudan etkileyen en önemli unsur kusur oranıdır. İşverenin sorumluluğu arttıkça, ödemesi gereken tazminat miktarı da artar. Ölen işçinin kendi kusurunun bulunması hâlinde ise tazminat miktarında indirim yapılır.

Ayrıca, ölen işçinin yaşı, düzenli geliri ve ekonomik destek sağladığı kişilerin varlığı da hesaplamada etkili olur. Genç ve yüksek gelirli işçinin hayatını kaybetmesi hâlinde, destekten yoksun kalan kişilerin sayısı ve destek süresinin uzunluğu tazminat miktarını yükseltir.

İşverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine riayet edip etmediği de tazminat hesabını etkiler. Zorunlu önlemlerin alınmaması ya da ihmalkârlık tespit edilmesi hâlinde, işverenin sorumluluğu artar ve tazminat tutarı yükseltir.

İşverenin Kusur Durumu Tazminatı Nasıl Etkiler?

İş kazası davalarında tazminat miktarını belirleyen en temel unsur, işverenin kusur düzeyidir. Kazanın oluşmasında işverenin ihmali, denetim eksikliği veya iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uymaması kusurlu davranış olarak kabul edilir. Kusur oranı arttıkça, işverenin ödemekle yükümlü olduğu tazminat tutarı da aynı oranda yükselir.

Ölümlü iş kazalarında, işverenin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği; mahkeme tarafından atanan bilirkişi heyetinin yaptığı teknik inceleme ile netleştirilir. Rapor doğrultusunda kusur oranı belirlenir ve tazminat hesaplaması bu orana göre yapılır.

Bilirkişi Raporu Tazminat Davasında Ne Kadar Etkilidir?

İş kazasına bağlı tazminat davalarında bilirkişi raporu, karar sürecinde belirleyici rol oynar. Kusur oranlarının belirlenmesi ve tazminat tutarının teknik hesaplamalarla ortaya konması, bilirkişiler tarafından hazırlanan raporlarla sağlanır.

Bilirkişi raporları, hâkimin karar verirken dayandığı temel teknik belge niteliğindedir. Kusur değerlendirmeleri, gelir düzeyi, destek süresi ve zarar gören kişilerin ekonomik kayıpları bilirkişi tarafından bilimsel ve objektif verilerle hesaplanır.

Tazminat Davasında İspat Yükü Kimdedir?

İş kazası kaynaklı tazminat davalarında ispat yükü, temel olarak davacıya aittir. Zarar gören işçi veya ölen işçinin hak sahipleri, kazanın meydana geldiğini, kazanın iş kazası niteliği taşıdığını, zararın oluştuğunu ve işverenin bu zarardan hukuken sorumlu olduğunu açık ve somut delillerle kanıtlamak zorundadır.

İşveren ise kendi kusursuzluğunu ya da zarar ile kaza arasındaki illiyet bağının kesildiğini ileri sürüyorsa, savunmasını destekleyecek şekilde yazılı ve geçerli belgeler sunmalıdır. İspat yükü her iki taraf açısından da usule uygun delil sunulmasıyla yerine getirilmelidir.

Ölümlü İş Kazası Zamanaşımı

Ölümlü İş Kazası Zamanaşımı

Ölümlü İş Kazası Tazminat Zamanaşımı Süresi

İş kazasına dayalı tazminat davalarında zamanaşımı süresi, olayın gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıl olarak belirlenmiştir (Borçlar Kanunu m.146). Kazanın ölüm ya da yaralanmayla sonuçlanması, genel zamanaşımı süresini değiştirmez.

Ancak olay ceza hukuku kapsamında da değerlendirilmişse ve ceza davası açılmışsa, bu durumda ceza davası için öngörülen daha uzun zamanaşımı süresi tazminat davası için de uygulanır. Örneğin, iki kişinin hayatını kaybettiği taksirle ölüme neden olma suçunda ceza davası zamanaşımı süresi 15 yıldır ve tazminat talebi de 15 yıllık süre içerisinde yapılmalıdır.

Buna karşılık iki kişinin yaralanması hâlinde ceza davası zamanaşımı süresi 8 yıldır. Zamanaşımı süresi, genel tazminat zamanaşımı süresinden kısa olduğu için 10 yıllık genel süre esas alınır.

Ölümlü İş Kazası Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?

İş kazası tazminatı davasının süresi, iş kazasının ölümle mi yoksa yaralanma ile mi sonuçlandığına göre değişiklik gösterir. Yaralanmalı iş kazalarında dava süreci, maluliyetin tespiti ve bilirkişi raporlarının alınması nedeniyle 5-6 yılı bulmaktadır. Ölümlü iş kazalarında ise maluliyet oranı gibi teknik ihtilaflar bulunmadığı için dava süreci daha hızlı ilerler ve yaklaşık 2-3 yıl içinde sonuçlandırılır.

Ölümlü İş Kazası Arabuluculuk

Ölümlü İş Kazası Arabuluculuk

Ölümlü İş Kazalarında Arabuluculuk Zorunlu mudur?

Ölümlü iş kazalarına ilişkin arabuluculuk, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi çerçevesinde düzenlenmiştir. İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında arabuluculuk, dava şartı olarak zorunlu değildir. Ölümlü iş kazaları kapsamında, eğer kamu davası (örneğin, taksirle ölüme sebebiyet verme suçu) açılmışsa, arabuluculuk ceza soruşturması ile bağlantılı tazminat talepleri için zorunlu değildir. Yargıtay içtihatları, arabuluculuğun öncelikle tarafların uzlaşmasını teşvik ettiğini, ancak mahkeme süreci başlamadan önce tamamlanması gerektiğini belirtir.

Ölümlü İş Kazası Tazminat Hesaplama

Ölümle Sonuçlanan İş Kazalarında Tazminat Hesabı Nasıl Yapılır?

Ölümlü iş kazalarında tazminat hesabı, destekten yoksun kalanların uğradığı zararın belirlenmesine dayanır. Hesaplama esasları şunlardır:

  • Destek süresi ve bakiye ömür belirlenir. TRH 2010 yaşam tablosu kullanılır.
  • Ölenin geliri esas alınır. Net maaş üzerinden hesaplama yapılır (örneğin 2025 için 22.104,67 TL).
  • Destek oranı (çocuklar için %25, eş için %50 gibi) belirlenir.
  • Hesaplanan destek tutarı, peşin sermaye değerine çevrilir.
  • İşçinin kusur oranı, varsa desteğin kusuru dikkate alınır.
  • Hesaplama progresif rant yöntemiyle yapılır.

Örnek hesaplama: Ölen çalışanın yakınlarının (eş, çocuk, anne-baba) maddi kaybı, ölenin aylık geliri, çalışma süresi ve beklenen yaşam süresi dikkate alınarak hesaplanır. Örneğin, aylık gelir 20.000 TL, 30 yaşında ve 65 yaşına kadar çalışacağı varsayılırsa, 35 yıl için 20.000 TL x 12 x 35 = 8.400.000 TL (iskonto oranıyla düşülebilir).

Hesaplanacak Tazminat Kalemleri

  • Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
  • Cenaze Giderleri
  • Manevi Tazminat
  • Sağlık Harcamaları (ölmeden önce harcama yapıldıysa)

Ölümlü İş Kazasında Asgari Tazminat Miktarı Ne Kadar?

Ölümlü iş kazalarında ödenecek tazminat için mevzuatta sabit alt sınır bulunmaz. Ancak uygulamada tazminat miktarının belirlenmesinde bazı hesaplama ölçütleri esas alınır. Bu hesaplamalarda ölen işçinin gelir düzeyi, yaşı, destek verdiği kişilerin sayısı ve destek süresi dikkate alınır. İş kazası durumunda ödenecek toplam tazminat, çeşitli unsurların birleşimine bağlı olarak belirlenir.

Ölümlü İş Kazası SGK

Ölümlü İş Kazası SGK

Ölümlü İş Kazasında SGK’nın Rücu Hakkı

SGK, ölümlü iş kazası nedeniyle ölen işçinin yakınlarına yaptığı ödemeleri, kazanın meydana gelmesinde işverenin kusurunun bulunması hâlinde işverene rücu etme hakkına sahiptir. Bu kapsamda SGK’nın; ölüm geliri, cenaze ödeneği ve diğer ödemeleri işverenin kusur oranı kadar geri alma hakkı bulunur. SGK’nın açacağı rücu davasında ise işverenin kazadaki sorumluluğu ve ihmal düzeyi esas alınır.

Sigortasız İşçinin Ölümle Sonuçlanan İş Kazası Hakkında SGK Süreci

Sigortasız çalıştırılan işçinin ölümle sonuçlanan iş kazasında SGK süreci, kazanın tespiti ile başlar. Bu süreçte işverenin sigortasız çalıştırma fiili nedeniyle ağır idari ve hukuki sorumluluğu doğar. SGK ise iş kazası olduğunu tespit ettiğinde, işverenin kusuru varsa yaptığı tüm ödemeleri rücu eder. Ayrıca, sigortasız işçinin yakınları, sigortalı işçi gibi tazminat ve diğer haklarını talep etme hakkına sahiptir. Sigortasız çalıştıran işverene ise her sigortasız çalışan için asgari ücretin 38 katı idari para cezası uygulanır.

İş Kazasında Ölen Kişinin Ailesinin Hakları

İş Kazasında Ölen Kişinin Ailesinin Hakları

İş Kazasında Ölen Kişinin Ailesinin Hakları

  • Destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı.
  • Cenaze ve defin giderlerini talep etme hakkı.
  • Manevi tazminat davası açma hakkı.
  • Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan ölüm geliri alma hakkı (5510 sayılı Kanun m. 32).
  • Bakmakla yükümlü çocuklar için yetim aylığı bağlatma hakkı.
  • Dul eş için dul aylığı bağlatma hakkı.
  • SGK’ya iş kazası bildirimi yapılmadıysa, idari şikayet hakkı.
  • Kusurlu kişilerin ceza alması için şikayet hakkı.

Dava sürecinin karmaşıklığı ve yoruculuğu nedeniyle, avukat yardımı alınması önerilmektedir. Dolayısıyla siz de Çözüm Avukatlık internet sitesi üzerinden bizimle iletişime geçebilir ve dava sürecini detaylı şekilde takip edebilirsiniz.

Eşin Tazminat Hakkı

İş kazası sonucunda yaşamını yitiren işçinin eşinin, destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talep etmesi mümkündür. Örneğin eş, işçinin ölümünden sonra maddi desteğini kaybetmişse maddi tazminat, ölüm nedeniyle yaşadığı duygusal çöküntü ve acı için manevi tazminat hakkı bulunmaktadır.

Çocukların Tazminat Hakkı

Ölen işçinin çocukları da hem destekten yoksun kalma tazminatı hem de manevi tazminat talep etme hakkına sahiptir. Özellikle küçük yaşta olan çocuklar için, ölen ebeveynin maddi desteğinden mahrum kalmaları nedeniyle maddi tazminat hakkı doğar. Manevi tazminat taleplerinde çocukların yaşı, eğitim durumu ve ölümün oluşturduğu psikolojik etkiler dikkate alınır.

Anne-Babanın Tazminat Hakkı

İşçinin kendi ailesi gibi ölen çalışanın anne ve babasının da, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat hakkı bulunur. İşçi bekârsa veya ekonomik destek sağladığı kişiler anne ve babaysa, tazminat hakları daha fazla önem kazanır. Tazminat talebinde bulunulabilmesi için, ölenin yaşamı boyunca anne ve babaya düzenli maddi katkı sağladığı belgelenmelidir. Yargıtay içtihatlarına göre anne ve babanın hak talepleri kabul edilmektedir.

İş Kazası Cezai Sorumluluk (Ölümlü)

İş Kazası Cezai Sorumluluk (Ölümlü)

Ölümlü İş Kazalarında İşverenin Cezai Sorumluluğu

İş kazası ölümle sonuçlanırsa işverenin alacağı ceza, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 85. maddesi uyarınca belirlenir. İlgili madde şöyledir:

  • TCK m. 85/1: Taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet veren kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Eğer birden fazla kişinin ölümü veya bir kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanması söz konusuysa, ceza iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına çıkabilir (TCK m. 85/2).

İş kazalarında işverenin cezai sorumluluğu, iş güvenliği yükümlülüklerini ihmal edip etmediğine göre değerlendirilir. Ağır kusur veya bilinçli taksir durumunda ceza artırılır. Ayrıca TCK m. 22/3 uyarınca bilinçli taksir halinde verilecek ceza, taksirli suçlara ilişkin üst sınırın yarısına kadar artırılır. Dolayısıyla ceza miktarı somut olayın koşullarına, ölen kişinin sayısına ve işverenin kusur derecesine bağlıdır.

Ceza Davasında Alınabilecek Cezalar

İş kazası sonucu ölüm meydana gelmişse, işveren veya işveren vekilleri hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 85. maddesi uyarınca “taksirle ölüme neden olma” suçundan ceza uygulanır. Taksirle ölüme neden olma suçu için öngörülen hapis cezası 2 yıl ile 6 yıl arasında değişir.

Eğer kazada bilinçli taksir veya olası kast unsurları mevcutsa, ceza miktarı artar. Ceza mahkemeleri, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin ihlali nedeniyle işverenin sorumluluğunu tespit eder ve hapis cezası ya da adli para cezası uygular.

İş Güvenliği Önlemlerinin Alınmaması Halinde Sorumluluk

İşveren, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca işyerinde gerekli güvenlik önlemlerini almakla yükümlüdür. Güvenlik yükümlülüğünün ihlali sonucu gerçekleşen ölümlü iş kazalarında işverenin hem hukuki hem de cezai sorumluluğu oluşur.

İşveren, güvenlik tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz ve tedbirlerin alınmaması gözetim yükümlülüğüne aykırılık oluşturur ve ölümle sonuçlanan kaza meydana geldiğinde işverenin cezai sorumluluğu kaçınılmaz hale gelir.

Ceza Davası ile Tazminat Davası Arasındaki Farklar

Ceza davası, işverenin suçlu olup olmadığını ve ceza alıp almayacağını belirlemeyi amaçlar. Buna karşılık tazminat davası, kazada hayatını kaybeden işçinin yakınlarının uğradığı maddi ve manevi zararların karşılanmasını hedefler. Ceza davasında kamu düzeni gözetilirken, tazminat davasında zarar görenlerin hakları esas alınır..

İş Kazası Yargıtay Kararları (ölümlü)

İş Kazası Yargıtay Kararları (ölümlü)

Ölümlü İş Kazası Yargıtay Kararları ve İçtihatlar

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 2013/12101 E., 2014/3189 K. sayılı kararında, iş kazasının tanımı geniş yorumlanmıştır. Kararda, sigortalının işveren tarafından görevlendirildiği süre içinde işyerinde veya işyeri sayılan alanlarda yaşanan ani olayların iş kazası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca işçiye görev verilen alanlarda yaşanan kazalar da iş kazası olarak kabul edilmiştir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2019/3643 E., 2020/2180 K. sayılı kararında ise, kazanın işverenin yürüttüğü işle bağlantılı olması durumunda iş kazası sayılmasının zorunluluğu vurgulanmıştır. Mahkeme, iş kazasının unsurları arasında yer alan “ani olay” kriterine dikkat çekmiş ve fiziksel ya da ruhsal zararların da iş kazası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca kararda işverenin iş kazasını gecikmeden SGK’ya bildirmesi gerektiği belirtilmiştir.

SGK İstatistiklerine Göre Ölümlü İş Kazalarının Sektörel Dağılımı

SGK tarafından yayımlanan istatistiklere göre, Türkiye’de en fazla ölümlü iş kazası inşaat sektöründe meydana gelmektedir. İnşaat sektörünü ise tarım ve taşımacılık sektörleri takip etmektedir. İnşaat alanında yaşanan ölümler genellikle yüksekten düşme, ezilme, göçük ve elektrik çarpması gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır.

İş Kazasında Tutanakların ve Tanıkların Delil Niteliği

İş kazalarına ilişkin davalarda, tutanaklar ve tanık beyanları somut delil niteliği taşır. Bu belgeler kazanın meydana geliş şeklini, tarafların kusur durumunu ve olayın iş kazası olup olmadığını belirlemek için kullanılır. Mahkeme, delilleri dikkate alarak sorumluluğu değerlendirir ve tazminat yükümlülüğünü belirler.

Ölümlü İş Kazası Nedeniyle Açılabilecek Diğer Davalar

Ölümlü iş kazası meydana geldiğinde, birden fazla hukuki süreç devreye girer. Bu süreçlerden ilki ceza soruşturması ve ardından açılabilecek ceza davasıdır. Bu kapsamda işverenin cezai sorumluluğu değerlendirilir; iş kazasında kusurlu bulunduğu takdirde hakkında hapis veya adli para cezası verilir.

Diğer yandan, ölen işçinin yakınları maddi ve manevi tazminat davası açarak uğradıkları zararların giderilmesini talep etme hakkına sahiptir. Ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu, iş kazası nedeniyle hak sahiplerine yaptığı ödemeleri, kazada kusuru bulunan işverenden tahsil etmek amacıyla rücu davası açar.

Ölümlü İş Kazası Hakkında Sık Sorulan Sorular

İş kazası ölümle sonuçlanırsa işveren ne kadar ceza alır?

İşveren taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile yargılanır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir