Trafik Kazası
Çalınan veya Gasp Edilen Araçların Trafik Kazalarına Karışması Hakkında 2026 Rehberi
🧠 Yapay Zeka ile Özetle:

Çalınan veya gasp edilen araçların trafik kazalarına karışması, hem mağdur olan üçüncü kişiler hem de araç sahipleri açısından ciddi hukuki ve mali sonuçlar doğuran özel bir durumdur. Böyle bir olayda kimin sorumlu olduğu, zararın kimden ve hangi yollarla tahsil edileceği, sigorta şirketlerinin devreye girip girmeyeceği detaylı bir hukuki analiz gerektirir.

Özellikle çalınan araçla yapılan trafik kazası veya gasp edilen araçla yapılan trafik kazası gibi olaylarda hak ve yükümlülüklerin doğru tespiti büyük önem taşır. Çözüm Avukatlık ve Arabuluculuk Ofisi, trafik ve sigorta hukuku alanındaki bilgi ve tecrübesiyle bu karmaşık sürecin her aşamasında müvekkillerine profesyonel destek sunmayı amaçlamaktadır.

Çalınan veya Gasp Edilen Araçların Trafik Kazalarına Karışması Ne Anlama Gelir?

Çalınan veya Gasp Edilen Araçların Trafik Kazalarına Karışması Ne Anlama Gelir?

Çalınan veya Gasp Edilen Araçların Trafik Kazalarına Karışması Ne Anlama Gelir?

Çalınan veya gasp edilen araçların trafik kazalarına karışması, aracın malikinin veya işleteninin rızası dışında bir kişi tarafından kullanılması ve bu kullanım sırasında üçüncü kişilere zarar verilmesi hâlini ifade eder. Böyle bir durumda, ilk bakışta sorumluluğun tamamen aracı çalan kişiye ait olduğu düşünülse de, hukuki sistemde araç sahibi, işleten, sürücü ve sigorta şirketleri arasındaki sorumluluk paylaşımı daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Özellikle çalıntı araçla trafik kazası meydana geldiğinde, olayın oluş şekli, alınan güvenlik tedbirleri ve resmi bildirimler ayrıntılı şekilde incelenir.

Olayın Hukuki Çerçevesinin Belirlenmesi

Çalıntı veya gasp edilmiş bir aracın kazaya karıştığı durumlarda hukuki çerçevenin belirlenmesi, sorumlunun tespiti için ilk adımdır. Aracın kim tarafından kullanıldığı, çalınma veya gaspın nasıl gerçekleştiği ve bu olayın ne zaman resmi makamlara bildirildiği gibi unsurlar, sorumluluk rejimini doğrudan etkiler.

İşleten Kavramının Önemi

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işleten, aracı fiilen sevk ve idare eden ya da ettiren kişi olarak kabul edilir. Çalınma veya gasp hâlinde, aracı fiilen kullanan kişi işleten sayılabildiği gibi, araç sahibi de belirli şartlarda sorumluluktan tümüyle kurtulamayabilir.

Mağdurun Korunmasına Yönelik Yaklaşım

Hukuki düzenlemelerde öncelikli amaç, kazada zarar gören mağdurun korunmasıdır. Bu nedenle, çalınan araçların sigorta sorumluluğu ve tazminat mekanizmaları, mağdurun zararlarının mümkün olduğunca hızlı ve eksiksiz giderilmesini hedefler.

Araç Sahibinin Hangi Hallerde Sorumluluğu Devam Eder?

Araç Sahibinin Hangi Hallerde Sorumluluğu Devam Eder?

Araç Sahibinin Hangi Hallerde Sorumluluğu Devam Eder?

Çalınan veya gasp edilen aracın karıştığı kazalarda her olayın kendi içerisinde değerlendirilmesi gerekir. Araç sahibinin, aracı koruma ve güvenlik tedbirlerini alma konusunda üzerine düşeni yapıp yapmadığı, sorumluluğun devam edip etmediğini belirleyen temel kriterdir. Buna ek olarak, yardımcı odak niteliğindeki gasp edilen araçla yapılan trafik kazası olaylarında da aynı prensipler geçerlidir.

Gerekli Özen Yükümlülüğünün İhlali

Araç anahtarının araç üzerinde bırakılması, kapıların kilitlenmemesi veya aracın güvenlik açısından riskli bir bölgede tedbirsiz biçimde park edilmesi, araç sahibi bakımından ihmal olarak değerlendirilebilir. Bu durumda çalınma olayı tamamen dışsal bir sebebe bağlanamaz ve sorumluluk paylaşılabilir.

Öngörülebilirlik ve Kusur Değerlendirmesi

Hukuk düzeni, makul bir araç sahibinin alması beklenen tedbirleri dikkate alır. Bu çerçevede, çalınma riskinin yüksek olduğu bilinen alanlarda daha sıkı güvenlik önlemlerinin alınmaması, kusur oranını artırabilir. Dolayısıyla her dosyada somut olayın özellikleri ayrıntılı olarak analiz edilmelidir.

Resmî Bildirimlerin Zamanında Yapılması

Aracın çalındığının tespit edilmesinden hemen sonra Emniyet Genel Müdürlüğü veya ilgili kolluk birimine vakit kaybetmeden başvuru yapılması, hem soruşturmanın etkin yürütülmesi hem de araç sahibinin kusursuzluğunu ispat açısından önemlidir. Geç bildirim, bazı durumlarda kusur değerlendirmesinde aleyhe yorumlanabilir.

Sigorta Şirketlerinin Sorumluluğu Nasıl Ortaya Çıkar?

Sigorta Şirketlerinin Sorumluluğu Nasıl Ortaya Çıkar?

Sigorta Şirketlerinin Sorumluluğu Nasıl Ortaya Çıkar?

Çalınan veya gasp edilen araçların trafik kazalarına karışması hâlinde sigorta şirketlerinin sorumluluğu, zorunlu mali sorumluluk sigortasının hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Zorunlu trafik sigortası, üçüncü kişilere verilen zararları belirli limitler dâhilinde güvence altına alır. Ancak çalıntı veya gasp olgusunun varlığı, sigorta şirketlerinin sorumluluğunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz; olayın tamamı bütüncül bir bakış açısıyla incelenir.

Zorunlu Trafik Sigortasının Kapsamı

Zorunlu trafik sigortası, kural olarak araç işleteninin hukuki sorumluluğunu teminat altına alır. Çalıntı araçla meydana gelen kazalarda, işleten sıfatının kimde olduğu ve araç sahibinin kusursuzluğunu ispat edip edemediği, sigorta şirketinin ödeme yapıp yapmayacağını doğrudan etkiler.

Rücu (Geri Alma) Hakkının Kullanılması

Sigorta şirketi, mağdura tazminat ödedikten sonra, kusurlu olan araç sürücüsüne, hırsıza veya gasp eden kişiye karşı rücu davası açabilir. Böylece, yapılan ödemenin asıl sorumlu kişiden geri alınması sağlanır ve sistemin dengesi korunur.

Ödeme Reddine Yol Açan Durumlar

Sigorta şirketleri; sahte kaza senaryoları, hileli bildirimler veya aracın çalınması ile kaza arasında tutarsızlıklar tespit edildiğinde ödeme yapmaktan kaçınabilir. Bu gibi hâllerde, belgelerin güvenilirliği ve olayın kronolojisi, hukuki süreçte temel tartışma konusunu oluşturur.

Mağdurların Tazminat Hakları Nelerdir?

Mağdurların Tazminat Hakları Nelerdir?

Mağdurların Tazminat Hakları Nelerdir?

Çalınan veya gasp edilen araçların trafik kazalarına karışması sonucunda zarar gören üçüncü kişilerin, maddi ve manevi tazminat talep etme hakları bulunmaktadır. Bu noktada zarar kalemlerinin doğru tespit edilmesi, istenebilecek tutarların hukuka uygun şekilde hesaplanması ve sürecin usul kurallarına uygun yürütülmesi önem taşır.

Maddi Zarar Kalemlerinin Belirlenmesi

Araç tamir masrafları, ikame araç giderleri, çekici ve kurtarma ücretleri gibi kalemler maddi zarar kapsamında talep edilebilir. Ayrıca çalışma gücünün kaybı veya gelir kaybı söz konusuysa, bu zararlar da hesaplamaya dâhil edilir.

Araç Değer Kaybı Talebi

Kaza sonrasında onarılan aracın ikinci el piyasasındaki değer düşüşü, çalıntı araçla trafik kazası yaşansa dahi talep edilebilen bir tazminat türüdür. Değer kaybı hesaplaması, aracın yaşı, kilometresi, hasarın niteliği ve piyasa rayiçleri dikkate alınarak yapılır.

Manevi Tazminat İmkânı

Olayın mağdur üzerindeki psikolojik etkileri, yaşanan korku ve stres gibi unsurlar da hukuken dikkate alınır. Uygun şartların varlığı hâlinde, manevi tazminat talebiyle kişinin yaşadığı manevi zarar kısmen de olsa giderilmeye çalışılır.

Çalınan veya Gasp Edilen Araçla Kaza Olduğunda İzlenmesi Gereken Adımlar

Çalınan veya Gasp Edilen Araçla Kaza Olduğunda İzlenmesi Gereken Adımlar

Çalınan veya Gasp Edilen Araçla Kaza Olduğunda İzlenmesi Gereken Adımlar

Hem araç sahibinin hem de kazada zarar gören mağdurların, çatışmayı azaltan ve hak kaybını önleyen adımları zamanında atması büyük önem taşır. Sürecin başında yapılacak doğru işlemler, ileride açılacak davalar ve tazminat talepleri bakımından belirleyicidir.

Yapılması Gereken İşlem Açıklama
Olay yerinin güvenliğini sağlamak Araçları mümkünse hareket ettirmeden beklemek ve çevre güvenliğini almak.
Yetkili kolluğa haber vermek Polis veya jandarma birimlerine derhal bilgi verilmesi gerekir.
Kaza tespit tutanağını doldurmak Tutanağın eksiksiz ve doğru bilgilerle doldurulması önemlidir.
Fotoğraf ve video almak Kaza anına ilişkin açıları gösteren görseller alınmalıdır.
Tanık bilgilerini kaydetmek Tanıkların isim, soyisim ve iletişim bilgileri not edilmelidir.
Sigortaya hasar ihbarı yapmak Sürenin geçmemesi için en kısa sürede sigorta şirketine bildirim yapılmalıdır.

Olay yerinin güvenliğini sağlamak

Araçları mümkünse hareket ettirmeden beklemek ve çevre güvenliğini almak.

Yetkili kolluğa haber vermek

Polis veya jandarma birimlerine derhal bilgi verilmesi gerekir.

Kaza tespit tutanağını doldurmak

Tutanağın eksiksiz ve doğru bilgilerle doldurulması önemlidir.

Fotoğraf ve video almak

Kaza anına ilişkin açıları gösteren görseller alınmalıdır.

Tanık bilgilerini kaydetmek

Tanıkların isim, soyisim ve iletişim bilgileri not edilmelidir.

Sigortaya hasar ihbarı yapmak

Sürenin geçmemesi için en kısa sürede sigorta şirketine bildirim yapılmalıdır.

Bu adımların eksiksiz şekilde uygulanması, hem olayın ispatı hem de sigorta ve tazminat süreçlerinin sağlıklı ilerleyebilmesi açısından hayati önem taşır.

Çözüm Avukatlık ve Arabuluculuk Ofisi Bu Süreçlerde Nasıl Destek Sağlar?

Çalınan veya gasp edilen araçların trafik kazalarına karışması gibi karmaşık olaylarda, hukuki sürecin tek başına yönetilmesi çoğu zaman güçtür. Çözüm Avukatlık ve Arabuluculuk Ofisi, hem araç sahipleri hem de kazada zarar gören üçüncü kişiler için kapsamlı bir hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunar. Böylece, çalınan araçların sigorta sorumluluğu ve tazminat imkânları tüm hukuki boyutlarıyla değerlendirilir.

Delil ve Dosya Yönetimi

Kaza tespit tutanakları, polis raporları, kamera kayıtları ve tanık beyanları gibi deliller, dosyanın temelini oluşturur. Bu delillerin doğru şekilde toplanması ve hukuka uygun değerlendirilmesi, sorumluluğun isabetli belirlenmesini sağlar.

Sigorta ve Tazminat Süreçlerinin Takibi

Zorunlu trafik sigortası, kasko sigortası ve diğer ilgili sigorta türleri bakımından yapılacak başvurular, sürelere riayet edilerek titizlikle yürütülmelidir. Eksik veya hatalı başvurular, tazminatın gecikmesine ya da hiç ödenmemesine yol açabilir.

Dava ve Arabuluculuk Stratejisinin Belirlenmesi

Her olayın kendine özgü koşulları vardır ve bu nedenle standart bir yaklaşım çoğu zaman yetersiz kalır. Çözüm Avukatlık ve Arabuluculuk Ofisi, somut olayın özelliklerine göre dava veya arabuluculuk stratejisi belirleyerek hak kayıplarının önüne geçmeye çalışır.

Yargıtay Kararları

Yargıtay Hukuk Dairesi
2014/20445 E., 2014/16711 K.
Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Hasarı – KTK m.107 – İşletenin Sorumluluktan Kurtulması
İŞLETENİN SORUMLULUKTAN KURTULMASI İÇİN ÇALMANIN ÖNLENMESİ İÇİN MAKUL TÜM ÖNLEMLERİN ALINDIĞINI İSPAT ETMESİ GEREKMEKTEDİR.

Kararda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca, aracın yalnızca çalındığının ispatının işletenin sorumluluktan kurtulması için yeterli olmadığı, bunun yanında çalmanın önlenmesi bakımından olağan, makul ve uygulanabilir tüm önlemlerin alındığının da kanıtlanması gerektiği vurgulanmaktadır.

Karar Metnini Görüntüle

Hukuk Dairesi 2014/20445 E., 2014/16711 K.

“Dava trafik kazasından kaynaklanan araç hasarının tahsili istemine ilişkindir.

2918 Sayılı KTK’nun 107. maddesinde, “Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasbedilmiş olduğunu bilen veya gereken özen gösterildiği takdirde öğrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. ZMSS Genel şartlarının A.3-J maddesi gereği, çalınan veya gasbedilen araçların sebep oldukları ve KTK’na göre işletenin sorumlu olmadığı zararlar ile aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülecek talep ile çalan ve gasbeden kişilerin talepleri, teminat dışındadır.

Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, 2918 sayılı KTK’nun 107. maddesi uyarınca, işletenin sorumluluktan kurtulabilmesi için aracın sadece çalındığını kanıtlaması yetmemekte, bununla birlikte çalmanın önlenmesi bakımından olağan, makul, uygulanabilir türden gerekli tüm önlemlerin yerine getirildiği hâlde, çalmanın önüne geçilemediğini de kanıtlaması gerekmektedir.

Davalılar davacıya ait aracın hasar görmesine neden olan aracın kayıt maliki ile zorunlu mali mesuliyet sigortacısıdır.

Somut olayda, davaya konu kaza 27.01.2013 tarihinde saat 22.20 sıralarında meydana gelmiş, davalı araç maliki, aracın aynı tarih ve saatlerde çalındığını iddia etmiş, ancak 28.01.2013 saat 00.36 tarihinde karakola müracaat etmiştir. Araçta düz kontak yapılmadığı, tespit edilen parmak izlerinin davalının çalışanlarına ait olduğu tespit edilmiştir. Gerçek işleten ancak, çalma ve gasp eyleminin gerçekleşmesinde kendisi veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin kusuru bulunmadığını ispat etmesi hâlinde sorumluluktan kurtulabilecektir. Aksi takdirde gerçek işleten ile farazi işleten (hırsız ve gasp eden) müteselsilen sorumlu olacaktır.

İşletenin kusurlu sayılmaması için, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin aracın gözetimi yönünden gerekli tedbirleri almış olması gerekir. İşleten ve fiillerinden sorumlu olduğu kişiler tarafından aracın kapı ve camlarının kapatılmış olması, kontak anahtarının araç üzerinde veya kolayca elde edilebilecek bir yerde bırakılmaması, sürücü ve yardımcıları seçmede, talimat vermede, denetlemede, her türlü özeni gösterdiği hususlarının ispat edilmesi gerekmektedir. Bu hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.”

Sık Sorulan Sorular- Çalınan veya Gasp Edilen Araçların Trafik Kazalarına Karışması

Sık Sorulan Sorular- Çalınan veya Gasp Edilen Araçların Trafik Kazalarına Karışması

Sık Sorulan Sorular- Çalınan veya Gasp Edilen Araçların Trafik Kazalarına Karışması

Çalınan veya gasp edilen araçların trafik kazalarına karışması hâlinde en sık yöneltilen sorulara kısa ve anlaşılır yanıtlar verilerek sürecin daha net anlaşılması amaçlanmaktadır. Sorular, hem araç sahiplerinin hem de mağdurların pratikte karşılaşabileceği tereddütlere ışık tutacak şekilde hazırlanmıştır.

Çalınan Araçla Yapılan Kazada Sorumluluk Kimdedir?

Çalınan araçla yapılan kazada esas sorumluluk, aracı izinsiz şekilde kullanan hırsız veya gasp eden kişiye aittir. Ancak araç sahibinin gerekli güvenlik tedbirlerini alıp almadığı ve çalınma olayını zamanında bildirmesi de ayrıca incelenir. Araç sahibinin ağır ihmali tespit edilirse, belirli oranlarda sorumluluk paylaşımı gündeme gelebilir.

Sigorta Şirketi Çalıntı Araçla Meydana Gelen Kazalarda Tazminat Öder mi?

Sigorta şirketi, somut olayın şartlarına göre değerlendirme yaparak, zorunlu trafik sigortası kapsamında mağdurun zararını karşılayabilir. Ancak işletenin kusursuzluğunun ispatlanması, çalınma olayının gerçekliği ve resmi bildirimlerin zamanında yapılması gibi hususlar önemlidir. Şüpheli veya çelişkili durumlarda sigorta şirketi ödeme talebini reddedebilir.

Mağdur Üçüncü Kişiler Hangi Zarar Kalemlerini Talep Edebilir?

Mağdurlar, araç hasarı, değer kaybı, tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı ve gelir kaybı gibi maddi zarar kalemlerini talep edebilir. Uygun koşulların bulunması hâlinde, yaşanan travma ve psikolojik etkiler nedeniyle manevi tazminat talebi de gündeme gelebilir. Tüm bu kalemlerin doğru belgelenmesi, talebin kabulü açısından kritik önemdedir.

Aracım Çalındıktan Sonra Kaza Yapıldıysa Hemen Ne Yapmalıyım?

Öncelikle çalınma olayını derhal kolluk birimlerine bildirmeniz, ardından sigorta şirketinize hasar ihbarında bulunmanız gerekir. Olayla ilgili tutulan tutanakları, kamera görüntülerini ve tanık beyanlarını mümkün olduğunca erken temin etmek, ileride açılacak davalar açısından lehinize olacaktır. Uzman bir hukuk bürosundan destek almanız, hatalı işlemlerden kaynaklı hak kayıplarını azaltır.

Bu Tür Olaylarda Avukat Desteği Almak Neden Önemlidir?

Çalınan veya gasp edilen araçlarla meydana gelen kazalarda sorumluluk ilişkisi, sigorta hükümleri ve tazminat hesaplamaları oldukça teknik bir alandır. Yanlış veya eksik başvuru, hak kaybına yol açabilir ve sürecin uzamasına sebep olur. Bu nedenle, sürecin başından itibaren alanında tecrübeli bir avukatla çalışmak, hem haklarınızın tam olarak korunması hem de sürecin daha hızlı ilerlemesi bakımından büyük avantaj sağlar.

Trafik Kazasında Hangi Durumda Tazminat Alınır?

Trafik kazasında tazminat alınabilmesi için öncelikle kazanın hukuka aykırı bir fiil sonucu meydana gelmiş olması ve bu olay nedeniyle maddi veya manevi bir zarar doğmuş olması gerekir. Zarar gören kişi kusursuz veya daha az kusurlu taraf ise tazminat alma hakkı doğar. Araç hasarı, değer kaybı, tedavi giderleri veya gelir kaybı gibi zararların belgelenmesi sürecin sağlıklı ilerlemesini sağlar.

Trafik Kazası Sonrası Ne Kadar Tazminat Alırım?

Trafik kazasından sonra alınabilecek tazminat miktarı; aracın hasar durumu, değer kaybı, tedavi masrafları, çalışma gücü kaybı ve gelir kaybı gibi somut kriterlere göre belirlenir. Kusur oranları ve sigorta poliçe limitleri de hesaplamada etkili unsurlardır. Her olayın kendine özgü koşulları bulunduğu için tazminat miktarı dosyaya göre değişiklik gösterebilir.

Trafik Kazası Manevi Tazminatı Ne Kadar Olur?

Manevi tazminat, kazanın kişide yarattığı elem, üzüntü, korku ve psikolojik etkilerin giderilmesi amacıyla ödenen tazminat türüdür. Miktarı kesin bir tarifeye bağlı olmayıp hâkim tarafından olayın ağırlığı, yaralanmanın niteliği ve kişisel etkiler dikkate alınarak belirlenir. Kazanın mağdur üzerinde ciddi travmatik sonuçlar doğurması hâlinde miktar artabilir.

Bir Trafik Kazasına Karıştınız Ne Yapmakla Yükümlü?

Trafik kazasına karışan sürücüler öncelikle olay yerinin güvenliğini sağlamak ve gerekli durumlarda kolluk birimlerine haber vermekle yükümlüdür. Kaza tespit tutanağı düzenlemek, araçları hareket ettirmeden delil niteliğindeki görüntüleri kaydetmek ve sigorta şirketine süresi içinde ihbarda bulunmak da temel yükümlülükler arasındadır. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hak kaybına yol açabilir.

Trafik Kazasında Karşı Taraf Suçlu ise Ne Yapmalı?

Karşı tarafın kusurlu olduğu kazalarda öncelikle tutanak düzenlenmeli ve mümkünse fotoğraf veya video ile olay belgelenmelidir. Sigorta şirketine ihbar yapılmalı ve kusur oranının doğru belirlenmesi için deliller eksiksiz sunulmalıdır. Gerekli hâllerde hukuki destek alınarak tazminat süreci profesyonelce yürütülebilir.

Kazada %100 Kusurlu Olunca Ne Olur?

%100 kusurlu taraf, meydana gelen tüm zararlardan hukuken sorumlu tutulur ve karşı tarafın maddi zararlarını karşılamakla yükümlüdür. Manevi tazminat taleplerinde de kusurun ağırlığı dikkate alınır ve tazminat sorumluluğu genişleyebilir. Bu durum sigorta teminatları çerçevesinde değerlendirilerek ödeme sigorta şirketi tarafından yapılabilir; ancak sigorta şirketi bazı durumlarda rücu yoluna gidebilir.

Trafik Sigortası Kazada Ne Kadar Tazminat Öder?

Zorunlu trafik sigortası yalnızca üçüncü kişilerin zararlarını poliçe limitleri dâhilinde karşılar. Ödenecek tazminat miktarı, hasarın boyutuna, kişinin kusur durumuna ve poliçe limitlerine göre hesaplanır. Limitlerin üzerindeki zararlar için ek sigorta türleri veya kusurlu tarafın kişisel sorumluluğu gündeme gelir.

Asli Kusurlu Tazminat İsteyebilir mi?

Asli kusurlu olan kişi, kazada tamamen sorumlu tutulduğu durumlarda karşı taraftan tazminat talep edemez. Ancak kusur paylaşımı söz konusuysa, yani kazada karşı tarafın da kusuru varsa, kendi kusuru oranını aşmayan miktarlarda tazminat talep hakkı doğabilir. Bu nedenle kusur oranının doğru belirlenmesi kritiktir.

Trafik Kazasında Suç Oranı Nasıl Belirlenir?

Trafik kazasında suç oranı, kaza tespit tutanağı, kamera kayıtları, tanık beyanları ve olayın oluş şekline ilişkin teknik veriler değerlendirilerek belirlenir. Trafik kurallarına aykırılık, hız, kavşak önceliği ve şerit ihlali gibi unsurlar suç oranının hesaplanmasında belirleyici rol oynar. Sigorta şirketleri ve bilirkişiler bu değerlendirmeyi objektif kriterlere göre yapar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir